DÜNYA l BÖLGEBalıkesir&ÇanakkaleHedef dünya markası olmak
4 l BÖLGE lBALIKESİR&ÇANAKKALETR 22 adı ile aynı Kalkınma Bölgesi’nde yer alan Balıkesir ve Çanakkale, ortak kalkınmanın gücünü sektörlere yansıtıyor. Doğal, tarihi ve kültürel varlıklarını kaybetmeden dünya ile rekabet edebilen bir yapıyı hedef seçen iki il, bu rekabeti değere dönüştürerek, sektörleri ile dünya markası olma yolunda emin adımlarla ilerliyorBalıkesirveÇanakkale,sektörleriyle dünyamarkasıolmahedefindeKalkınma Bakanlığı’nın TR 22 adı ile aynı Kalkınma Bölgesi’nde yer alan iki ili Balıkesir ve Çanakkale ortak kalkınmanın gücünü sektörlere yansıtıyor. Bölge, turizm, hayvancılık, tarım, tarıma dayalı sanayi ve sanayi kolları ile iç ve dış piyasada adını duyuruyor. Böylece 31 ilçe ve 87 belediyenin kendine özgü kültürü ve ürünleri ile ön plana çıkıyor. Doğal, tarihi ve kültürel varlıklarını kaybetmeden dünya ile rekabet edebilen ve bu rekabeti değere dönüştürebilen bir yapıyı hedef seçen iki il, sektörleri ile dünya markası olmak istiyor. Türkiye’nin iki boğazından birine sahip olan Çanakkale ve kumsalları ile ülkenin turizm merkezlerinden Balıkesir için turizm sektörü büyük önem taşıyor. Yaz turizminin ağırlıklı olduğu Edremit Körfezi’ne bağlı beldeler ve ilçeler, yaz turizmi ile birlikte jeotermal kaynakları ile sağlık turizmine de hizmet ediyor. Sörfçülerin uğrak yeri olan Gökçeada ve Bozcada aynı zamanda şarap kültürünün de merkezi sayılıyor. 250 bin şehidin verildiği ve dünyada başka bir eşi daha olmayan Çanakkale Zaferi ise sadece Türkiye’nin değil, dünyanın sayılı kültürel zenginlikleri arasında yer alıyor. Devlet Planlama Teşkilatı’nın verilerine göre, ekonomik gelişmişlikte 15’inci sırada yer alan Balıkesir ve 24’üncü sırada yer alan Çanakkale, iller arası rekabetçilik endeksine göre de aynı sıralarda yer alıyor. Balıkesir’in 26’ncı ve Çanakkale’nin 27’nci sırada yer aldığı istatistikler her iki ilin benzer niteliklerini gün yüzüne çıkarıyor. Dünyanın en büyük dördüncü zeytinyağı üreticisi konumundaki Türkiye’nin zeytinyağı üretiminin yüzde 13’ünü karşılayan Balıkesir ve Çanakkale bu yönü ile ön plana çıkıyor. Coğrafi işaretli Ayvalık zeytinyağına, Edremit Körfezi’ndeki üretimin de eklenmesi sektöre genişlik kazandırıyor. Meyve ve sebze yetiştiriciliği ile markalaşan Çanakkale ise, aldığı destek ve teşviklerle özellikle domateste markalaşma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Her iki ilin tarımdaki gelişmişliği istatistiklere de yansıyor. Şehirleşme oranı yüzde 58 olan bölge, Türkiye ortalamasının çok altında kalarak tarıma olan ilgisini gösteriyor. Balıkesir’de sekiz ticaret , bir sanayi odası, beş ticaret borsası bulunuyor. Üretilen ürünlerin çoğu yurtiçinde tüketilirken, bir kısmı da Bandırma Limanı’ndan ihraç ediliyor. Gümrüklerin de aralarında; kimyasal maddeler, elektrikli araçlar, sentetik, çuval, gıda ,madencilik ve mermer gibi ürünlerin de bulunduğu ihracatta 50, ithalatta 32 ayrı ürün çeşidi yer alıyor. 2010 yılında 379 milyon dolar ihracat yapan Balıkesir, buna karşılık 343 milyon dolar ithalat gerçekleştirdi. Çanakkale’de toplam 5 bin 393 adet ticari işletme faaliyet gösteriyor. Bu işletmelerin 283 adedi anonim şirket, bin 844 adedi limited şirket, 3 bin 266 adedi de şahıs işletmesi statüsünde bulunuyor. İlde sanayi siciline kayıtlı 325 sanayi işletmesi bulunuyor. Türkiye geneline bakıldığında Çanakkale’de diğer illerle kıyaslanamayacak bir potansiyel görülüyor. İlde, yerüstü zenginliklerin çokluğu ile tarım ve tarıma bağlı sanayi ve diğer sektörler içinde her türlü hammadde yer alıyor. 2010 yılında 136 milyon dolar ihracat yapan Çanakkale, buna karşılık 64 milyon dolar ithalat gerçekleştirdi. Başta Bandırma’da bulunan Türkiye’nin en büyük beyaz et üreticileri kanatlı hayvancılık sektörünün lokomotifi olarak öne çıkarken, son yıllarda büyükbaş hayvancılıkta ithalatı ile de hayvan varlığında önemli bir artış yaşanıyor. Hayvan varlığının çokluğu süt üretiminde de kendisini gösteriyor. Balıkesir ve Çanakkale’nin hemen hemen tüm illerinde üretilen süt, Gönen ve Biga ilçelerinde yoğunluk kazanırken, Türkiye’nin birçok önemli markası bu bölgeden aldığı süt ile üretimlerini gerçekleştiriyor. Türkiye’nin Rüzgar Enerji Santral (RES) kurulumlarında pilot bölge olan Balıkesir ve en çok rüzgara sahip illerinden biri olan Çanakkale’de son yıllarda başta RES olmak üzere yenilenebilir enerjide ciddi yatırımlara imza atılıyor. Balıkesir ve Çanakkale; Sabancı Holding, Ağaoğlu Enerji, Doğtaş Enerji, Yırcalı Grubu, Alarko Holding gibi Türkiye’nin önde gelen kuruluşlarının RES, doğalgaz geri dönüşüm santrali ve hidroelektrik santrali yatırımlarının merkezi oldu. Bununla birlikte sektörün yan sanayisi de yeni yatırımlarla ivme kazanmış oldu. Balıkesir ve Çanakkale yakın dönemde ‘yenilenebilir enerji’ üretim üssü olma yolunda ilerliyor. Balıkesir ve Çanakkale illeri sektöründe öncü sanayi kuruluşlarını da bünyesinde barındırıyor. Yüzde 99’u ihraç edilen bor maddesi ile adını duyuran Eti Bor Maden İşletmeleri, Türkiye’nin en büyük ve Avrupa’nın sayılı seramik fabrikaları arasında olan Kale Seramik, Türkiye ve dünyanın demir-çelik devi İçdaş bu bölgede bulunuyor. Ayrıca mobilyada kalite ile ismini duyuran Doğtaş, balık denilince akla gelen Kocaman Balıkçılık ve Dardanel, beyaz et sektörünün öncü kuruluşları Banvit, Şeker Piliç ve Bu Piliç, enerji sektöründe Balıkesir Elektromekanik Sanayi bu bölgede yer alan firmalardan sadece bazılarını oluşturuyor. Çanakkale, Türkiye’de hiçbir kentte bulunmayan bir artı değer taşıyor. 2015 yılında Çanakkale Savaşları’nın 100’üncü yıl etkinliği düzenlenecek ve bu durum 100 binlerce turisti bu kente çekecek. Son olarak 80 milyon lira maliyetle Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nca yaptırılan Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi de 100’üncü yıl hazırlıklarının ilki olarak göze çarpıyor. Etkinliğin, 2015 yılında Türkiye Cumhuriyeti’nin ev sahipliğinde Yeni Zelanda hükümeti ve Avustralya hükümeti ile ortak olarak düzenlenmesi bekleniyor. Şüphesiz ki bu etkinlikler Troya Antik Kenti’nin ardından Çanakkale’nin adını dünyaya duyuracak.HAZİRAN 2012Dünya Süper Veb Ofset AŞ adına imtiyaz sahibiAraştırma Servisi Müdürü: Gürhan DEMİRBAŞ Danışman: Talip AKTAŞ Araştırma Servisi Şefi: Yıldız BARS Editörler: Betül TOPAKLI- Müyesser ÜNAL Tasarım ve Uygulama: Çağatay ÖZEN G Hazırlayan: Balıkesir Bölge Temsilcisi Esra Sultan AZİZOĞLU - Hilmi Aykut KONYA - Arzu GÜLER - Bahadır DEMİRÇEVİREN G Reklam Müdürü: Meral ÖGAT Reklam Planlama Müdürü: Barbaros DARUGA G Merkez: “Globus” Dünya Basınevi, Balamir Sokak No:7 34810 Kavacık-Beykoz-İSTANBUL Telefon: (0216) 681 18 00 Fax: (0216) 680 39 75 e-posta: dunya@dunya.com web: www.dunya.com Dizgi ve Baskı: Dünya Süper Veb Ofset A.Ş. 100. Yıl Mah. 34440 Bağcılar-İSTANBUL Araştırma Servisi (0216) 681 19 40-681 18 66 arastirma@dunya.com G Balıkesir Bölge Temsilciliği (0266) 244 84 61 - 245 18 80 balikesir@dunya.com G Ücretsiz Danışma Hattı: 0 800 219 20 24-25BÖLGEBALIKESİR ÇANAKKALEDidem DEMİRKENTGenel Yayın Yönetmeni Hakan GÜLDAĞ
6 l BÖLGE lBALIKESİR&ÇANAKKALEBandırmaLimanı,Balıkesir içinbüyükönemtaşıyorBalıkesir’de üretilen ürünlerin çoğu yurtiçinde tüketilirken, bir kısmı da Bandırma Limanı’ndan ihraç ediliyor. İlin gümrüklerinde; aralarında kimyasal maddeler, elektrikli araçlar ve sentetik çuval gibi ürünlerin de bulunduğu ihracatta 50, ithalatta 32 ayrı ürün çeşidi bulunuyor. Bandırma Limanı, tüm Balıkesir’in ihracat ve ithalatının yüzde 90’ını gerçekleştiriyorBalıkesir Valisi Balıkesir’in başlıca geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Ekonomik faaliyetler içinde tarımın payı sanayiye göre az olup yüzde 49’dur. Çalışan nüfusun ise yüzde 56.7’si tarım ile uğraşmaktadır. İlin tarım yapılan arazisi 510 bin 456 hektardır. İlde genel olarak yetiştirilen tarım ürünleri; tahıl ürünleri, susam, haşhaş, ayçiçeği, tütün, şeker pancarı, domates ve kavundur. Yetiştirilen diğer önemli ürünler tütün, taze fasulye, börülce, şeftali, elma ve mandalinadır. İlin 71 dekarlık alanında seracılık da yapılmakta olup, buralarda domates, salatalık ve taze fasulye üretilmektedir. Balıkesir’de pamuk üretimi de yapılmakta olup, Marmara Bölgesi’nde Bursa ili ile birlikte en çok pamuk üretilen ildir. İlin sahil kesiminde zeytincilik yapılmaktadır. İl sınırları için 10 milyon kadar zeytin ağacı bulunmaktadır. İldeki zeytin üretimi, ülkedeki toplam zeytin üretiminin yüzde 8’i kadardır. İlde yapılan sanayi işlerinin payı yüzde 51’dir. Sanayinin oranı tarımdan yüksek olsaBALIKESİR’DE 10 MİLYON KADAR ZEYTİN AĞACI BULUNUYORBalıkesir’in sahil kesiminde zeytincilik yapılıyor. İl sınırları içinde 10 milyon kadar zeytin ağacı bulunuyor. İldeki zeytin üretimi, ülkedeki toplam zeytin üretiminin yüzde 8’i kadar.da diğer illerde bu rakam çok daha yukarılardadır. İlin başlıca geçim kaynağı tarım olduğu için de tarıma dayalı endüstri gelişmiştir. İlin iç kesimlerinde tarıma da-yalı sanayi egemendir. Ayrıca buralarda şeker, un, yem, döküm, tarım alet ve makineleri, transformatör, floresan-aydınlatma, pamuklu dokuma, kağıt, mobilya, sentetik dokuma ve elektrik teçhizatları üretimi de yapılmaktadır. Körfez yöresinde konserve, sabun, bitki çayı ve zeytinyağı üretimi yaygındır. Bandırma taraflarında; kimyasal madde, şarap ve gübre sanayii gelişmiş, Dursunbey taraflarında ise, kereste sanayii gelişmiştir. İlde kolonyacılık sektörü de gelişmiş durumdadır. İmalat sanayi ise toplam GSYİH’nın yüzde 17’sini oluşturmaktadır. Sındırgı ve Bigadiç’te ise çok miktarda halı tezgahı vardır. Balıkesir’de üretilen ürünlerin çoğu yurtiçinde tüketilmekte, bir kısmı da Bandırma Limanı’ndan ihraç edilmektedir. Gümrüklerinde, aralarında kimyasal maddeler, elektrikli araçlar, sentetik çuval, gıda, madencilik ve mermer gibi ürünlerin de bulunduğu ihracatta 50, ithalatta 32 ayrı ürün çeşidi yer almaktadır. İlin dış ticaret merkezi olan Bandırma Limanı, tüm Balıkesir’in ihracat ve ithalatının yüzde 90’ını gerçekleştirmektedir.Üçüncü teşvik kapsamına alınan Balıkesir, daha çok yatırım çekecekBalıkesir Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Türkiye ekonomisi geçen yıl yüzde 8.5 büyüdü ve dünyada Çin’den sonra en yüksek büyümeyi gerçekleştiren ülkelerden biri oldu. Euro bölgesi krizine rağmen bu yıl da Türkiye ekonomisinin yüzde 5 civarlarında büyüyeceğini tahmin ediyoruz. Yeni çıkarılan teşvik yasasıda orta ve uzun vadede cari açığın azaltmasına ve işsizlik rakamlarının düşmesine yardımcı olacak. Balıkesir Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) 298 hektar alan içinde satılmamış parsel kalmamıştır. 127 parselde faal olarak 59 firma üretim yapmaktadır. 61 firma proje inşaat aşamasındadır. Balıkesir OSB’de arsa fiyatları 13 dolar/metrekareden satılmaktadır ve Türkiye’de en ucuz arsa fiyatı olan OSB’dir. Doluluk oranı yüzde 45 seviyelerindedir. Türkiye’deki OSB’lerde ortalama doluluk oranı yüzde 30 seviyelerindedir. Bu doluluk oranı yüzde 70’in üzerine çıkamadığından OSB uygulama yönetmeliğine göre, ikinci OSB kurulmasını imkansız kılmaktadır. Buna rağmen bin 168 dönüm alan içinde yeni parseller için kamulaştırma işlemleri devam etmektedir. Balıkesir OSB’nin doğalgazı, arıtma tesisi ve enerji indirme merkezi ile kendi elektrik hattı mevcuttur. Sanayicilere daha ucuz elektrik satma imkanına sahiptir. Tüm altyapı çalışmaları ve kilit taş yol çalışmaları bitirilmiştir. Bilindiği gibi bu yıl çıkarılan yeni teşvik yasası ile Balıkesir üçüncü bölge teşvik kapsamına alınmıştır. Yeni teşvik yasası birçok vergi avantajı getirmektedir. Dolayısıyla Balıkesir daha çok yatırım çekecektir. Bunun yanı sıra 2004 yılından bu yana Balıkesir OSB’de yapılan yatırımlarla, Balıkesir sanayi yelpazesini genişletti. Yani Organize Sanayi Bölgesi, Balıkesir sanayisine ivme kazandırdı. Gökköy Lojistik Köy yatırımının 2013 yılında bitirilmesi planlanmaktadır. Böylece sanayicilerin lojistik maliyetlerinde önemli azalmalar olacaktır. OSB içinde OSB Müdürlüğü ve Balıkesir Sanayi Odası hizmet binası bulunuyor. Odanın içinde TSE Müdürlüğü’de faaliyet göstermektedir. Sanayi odası olarak üyelerimizin vizyonunu genişletmek ve Balıkesir ihracatını artırmak için, Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü uzmanlarıyla birlikte seminerler düzenliyoruz. Balıkesir coğrafi konumu itibarıyla Ege Denizi ve Marmara Denizi’ne kıyıları olan bir ildir. Metropollere olan yakınlığı önemli bir avantajdır. İstanbul-İzmir otobanının bitirilmesiyle İstanbul’a olan mesafesi iki buçuk saate inecektir. Limanlara olan yakınlığı ile ithalat ve ihracat işlemlerinde lojistik avantajları sunmaktadır. Balıkesir OSB’nin hızla doluluk oranını yüzde 70 seviyelerine çekmesi gerekmektedir. Yeni satılacak parsel satışlarıyla da OSB’de önemli yatırımlar devreye girmiş olacaktır. Balıkesir’de nitelikli iş gücü kapasitesi önemli bir avantajdır. Bu avantajımızı iyi kullandığımız takdirde eğitimli insan göçünü yani beyin göçünü önlemiş olacağız. Balıkesir’e teknokent kurulması için odalar ve üniversitenin çalışmaları devam etmektedir. Bu teknokentin kurulmasıyla sanayicilerimizin Ar-Ge ihtiyaçları karşılanmış olacaktır. Bu durum üniversite-sanayi işbirliğini de hızlandıracaktır. Balıkesir yenilenebilir enerji kaynaklarından rüzgar enerjisi yatırımlarıyla dikkat çekmektedir. Enerji verimliliği açısından Balıkesir yüzde 35 seviyelerindedir ve Türkiye’nin en verimli illerinden biridir. Balıkesir jeotermal kaynaklarıyla da birçok yeni yatırımlar almaktadır. Jeotermal otellerinin sayılarının artmasıyla sağlık turizmi çok gelişecektir. Aynı zamanda Balıkesir sosyo-ekonomik ve kültürel açıdan yaşam standardını yükseltmiştir ve yıldızı parlayan iller arasında konumunu sürdürmeye devam edecektir.TÜRKİYE’DE EN UCUZ ARSA BALIKESİR OSB’DEBalıkesir Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) 298 hektar alan içinde satılmamış parsel kalmadı. 127 parselde faal olarak 59 firma üretim yapıyor. 61 firma proje inşaat aşamasında bulunuyor. Balıkesir OSB’de arsa fiyatları 13 dolar/metrekareden satılıyor ve Türkiye’de en ucuz arsa fiyatı olan OSB olarak biliniyor. Bölgenin doluluk oranı yüzde 45 seviyelerinde bulunuyor.
8 l BÖLGE lBALIKESİR&ÇANAKKALEÇanakkale-Balıkesirbölgesinde işsizlikoranıçokdüşükTürkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından geçen yıl açıklanan işsizlik verilerine göre, Çanakkale-Balıkesir bölgesinde işsizlik oranı yüzde 5.3 oldu. En düşük işsizlik oranları sıralamasına göre, Çanakkale-Balıkesir bölgesi 26 bölge arasında ikinci sırada yer aldı. Çanakkale-Balıkesir, Marmara Bölgesi’nde ise en düşük işsizlik oranına sahip bölge olduÇanakkale Valisi Çanakkale ekonomisinde tarım en önemli faaliyet olmakla beraber son yıllarda tarıma dayalı sanayi kolları da gelişme gösteriyor. Buna bağlı olarak ekonomide sanayinin payı artıyor. Geçen yıl Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Çanakkale-Balıkesir bölgesinde istihdam edilen 575 bin kişinin yüzde 39.7’si tarım, yüzde 18.6’sı sanayi ve yüzde 41.7’si hizmetler sektöründe çalışmaktadır. TÜİK tarafından geçen yıl açıklanan işsizlik verilerine göre, Çanakkale-Balıkesir bölgesinde işsizlik oranı yüzde 5.3’tür. En düşük işsizlik oranları sıralamasına göre, Çanakkale-Balıkesir bölgesi 26 bölge arasında ikinci sırada yer almakta olup, Marmara Bölgesi’nde ise en düşük işsizlik oranına sahiptir. TÜİK tarafından istatistiki bölge birimleri sınıflaması ikinci düzeye karşılık gelen 26 bölge için yapılan Gayri Safi Katma Değer Hesabı (GSKD) çalışmaları sonuçlarına göre, Balıkesir Çanakkale bölgesinde 2008 yılında GSKD 18 milyar 453 milyon 821 bin TL, kişi başına gayri safi katma değer de 11 bin 528 TL (9 bin dolar) olarak hesaplanmıştır. Şehrin yüzölçümünün yüzde 54’ünü ormanlar, yüzde 33’ünü tarım yapılan arazi, yüzde 3’ünü çayır ve meralar, yüzde 10’unu kültür dışı araziler kaplamaktadır. Tarım arazisinin yüzde 79’u tarla arazisi, yüzde 6’sı sebze, yüzde 4’ü meyve, yüzde 2’si bağ, yüzde 9’u zeytinliktir. İlin toplam tarım alanı 330 bin 337 hektar olup, 177 bin 953 hektar alanı sulanabilir arazidir. Toplam 8 80 bin 141 hektar (yüzde 45) alan sulanmakta olup, bu-ÇANAKKALE KÖYLÜSÜNÜN EN ÖNEMLİ GEÇİM KAYNAĞI HAYVANCILIKÇanakkale köylüsünün önemli geçim kaynaklarının başında hayvancılık geliyor. İlde 200 bin 804 adet büyükbaş hayvan, 577 bin 361 adet küçükbaş hayvan var. Hayvancılıkta süt üretimi önemli bir yer tutarken, geçen yıl 506 bin 360 ton süt üretimi gerçekleştirildi.nun 72 bin 390 hektarlık kısmı (yüzde 90) devlet tarafından gerçekleştirilmektedir. Türkiye toplam şeftali üretiminin yüzde 16’sı, salçalık biber üretiminin yüzde 16’sı, çeltik üretiminin yüzde 11’i, kanola üretiminin yüzde 8’i, zeytin üretiminin yüzde 7.3’ü, domates üretiminin yüzde 5.7’si, elma üretiminin yüzde 4.5’i ve bakla üretiminin yüzde 3’ü ilimizde gerçekleştirilmektedir. Çanakkale köylüsünün önemli geçim kaynaklarının başında hayvancılık gelmekte olup, ilde 200 bin 804 adet büyükbaş hayvan, 577 bin 361 adet küçükbaş hayvan vardır. Hayvancılıkta süt üretimi önemli bir yer tutmakta olup, geçen yıl 506 bin 360 ton süt üretimi gerçekleştirilmiştir. Ayrıca kümes hayvancılığı ve arıcılık ta önemli geçim kaynakları arasındadır. Çanakkale ilinde geçen yıl içinde 10 bin 760 ton deniz balığı, 27 ton tatlı su balığı, 206 ton kültür balığı, 545 ton diğer deniz canlıları olmak üzere 11 bin 538 ton su ürünü üretimi gerçekleştirilmiştir. Çanakkale ve Biga’da olmaküzere iki adet Organize Sanayi Bölgesi bulunmaktadır. Ayrıca ilimiz genelinde yer alan yedi adet küçük sanayi sitesinde toplam 913 işyeri faaliyetine devam etmektedir. Ekonomi Bakanlığı’nca düzenlenen teşvik belgeleri kapsamında geçen yıl ilimizde yapılan yatırımlar için toplam yatırım tutarı 617 milyon 863 bin 490 TL olurken, 26 adet yatırım teşvik belgesi düzenlenmiştir. İlimizde 411 anonim şirket, 2 bin 900 limited şirket, 38 kollektif şirket vardır. Bu şirketlerden 27 adedi yabancı sermayelidir. İl genelinde 26 adedi kamu, 32 adedi özel, 10 adedi yabancı banka olmak üzere toplam 68 adet banka şubesi bulunmaktadır. Bunlardan altı adedi kamu, 14 adedi özel olmak üzere 20 adet banka şubesi merkez ilçededir. Çanakkale Gümrük Müdürlüğü verilerine göre, geçen yıl sonu itibarıyla ihracatımız 1 milyar 354 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. En çok ihraç edilen ürünler ise, inşaat demiri, gemi, seramik, karo fayans, çimento ve dondurulmuş gıdadır. Çanakkale Gümrük Müdürlüğü’nden alınan verilere göre, geçen yılın sonu itibarıyla ithalatımız 2 milyar 66 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Hurda demir, kütük demir, cüruf, seramik malzemesi, dondurulmuş balık ve taş kömürü, buğday, mısır, gübre, ayçiçeği tohumu en çok ithal edilen mallar arasındadır. Geçen yıl sonu itibarıyla ilimiz genelinde toplam 963 milyon 170 bin TL gelir tahakkuk etmiş olup, bunun 715 milyon 206 bin TL’si tahsil edilmiştir. Buna göre tahakkuk / tahsil oranı yüzde 74 olarak gerçekleşmiştir. Aynı tarih itibarıyla ilimizin toplam giderleri 781 milyon 741 bin TL olup bütçe gelirlerinin giderlerini karşılama oranı yüzde 91’dir.Çanakkale, talihini değiştirmek için gözünü denize çevirmeliÇanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Üç tarafı denizle çevrili ülkemizde denize sahili olan şanslı illerden biri de Çanakkale. Ülke sıralamasında 671 kilometre sahil şeridi boyuyla ikinci olan Çanakkale Denizi, ekonomiye ve turizme katkısı konusunda olması gereken yerde değil. Geçmişte birçok üretici Kamu İktisadi Teşebbüsü’nün kapanmasıyla ekonomisinde kan kaybeden Çanakkale’nin talihini değiştirmek için, gözünü denize çevirmeli. Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) olarak, turizm sektöründe temel altyapı eksikliklerimize çözüm sağlamak için çok yönlü çalışmalar başlattık. Bu projelerden kısaca bahsetmek gerekirse; Ayvacık Turizm İskelesi: Çanakkale ilinin güney sahilinde hudut kapısı ve ulaşım iskelesi bulunmuyor. Ulaştırma Bakanlığı’nca bu eksikliği gidermek ve aynı zamanda Körfez trafiğine alternatif yaratmak için altı yıl önce bir proje geliştirilmişti. Proje kapsamında Ayvacık-Midilli arasında turistik günü birlik turlar yapılması da amaçlanıyor. Nüfusu yazın 1 milyonu aşan Midilli’nin güney sahilimizin ekonomisine katkı sunmasının yanı sıra Alexandra Troya, Apollon-Smintheiion ve Assos gibi çok önemli turistik bölgelerimizin cazibesini de artıracak olan bu proje, Ayvalık İskelesi ile eş zamanlı başladı. Ayvalık İskelesi yapıldı ve Midilli ile günübirlik gemi seferleri başladı. Ayvacık projesi ise sözde çevreci bir grubun engellemeleri ile bir arpa boyu yol alamadı. Çanakkale TSO olarak Ayvacık Turizm İskelesi’ne gerekli desteği verip sonuçlandırmak istiyoruz. Bozcaada Kruvaziyer Yanaşma Yeri: Çanakkale Valiliği ve Gestaş Deniz Ulaşım’ın geliştirdiği proje ise, Çanakkale Boğazı girişinde kruvaziyer gemilerinin Bozcaada yakınında güvenle demir atabilmesini ve bekleme yapabilmesine olanak verecek. Bu sürede Bozcaada’ya olan ilgiyi ve turizmi artıracak. Bozcaada turizminin nimetlerinden gerçek anlamda yararlanıyoruz. Bu proje ile daha yoğun turist ağırlanacak. Lapseki Balıkçı Barınağı: Lapseki Balıkçı Barınağı, 95 bin metrekare deniz alanına sahip ve sığlıktan dolayı yıllardır atıl durumda bulunuyor. Barınağı, hem turizm hem de su ürünleri sektörüne kazandırmak için ilk adımları attık. Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası (ÇTSO) ile Lapseki Su Ürünleri Kooperatifi arasında ön protokol imzalandı. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na başvuruda bulunduk ve olumlu cevap aldık. Yapılan planlama barınağın 200 balıkçı teknesine ve 300 yata aynı anda ev sahipliği yapması. Ayrıca 200 yatlık bir yat otel tesisinin gerçekleştirilmesini içeriyor. ÇTSO olarak projenin yürütücüsü ve takipçisiyiz. Proje gerçekleştiğinde turizm ve su ürünleri sektöründe Lapseki-Çanakkale ekonomisine katkısı 5-7 milyon lira civarında olacak. Çanakkale Yat Limanı: Bu projeyle 608 yat bağlama kapasitesine sahip Çanakkale’yi yat turizminin uğrak noktası yapmayı hedefliyoruz. Türkiye’deki 15 bin adet yatın 5 bini İstanbul marinalarında bağlı. Proje bu yatların Ege’ye ve Akdeniz’e inişlerinde Çanakkale Yat Limanı’na uğramalarını ve rotalarında Çanakkale’yi konaklama için cazip hale getirmeyi amaçlıyor. Ayrıca ülkemize uğrayan 16 bin yabancı yat içinde 2 bin adedinin Çanakkale’ye dümen kırması, beklentilerimiz arasında bulunuyor. Çanakkale Yat Limanı’nın Çanakkale’de yat bakım, işletme ve kaptanlık gibi mesleklerinin gelişimine kapı açmasını ve kente yılda 7-10 milyon lira katkı sunmasını hedefliyoruz. Çanakkale Kruvaziyer İskelesi: Çanakkale TSO olarak, kendini turizm kenti olmayı vizyon seçen Çanakkale’yi bu amacına yaklaştıracak en önemli projenin Çanakkale Kruvaziyer İskelesi olduğunu düşünüyorum. İskele, turizm ve deniz altyapısı için Çanakkale’nin olmazsa olmazı. Bu konuda İzmir örneği ibret verici. 10 yıl önce Çanakkale ve İzmir’e de 5 bin kişi turist olarak geldi. Yani rakamlar eşit. Bu yıl Çanakkale’ye gemiyle yine 5 bin turist gelirken, İzmir’e gemiyle gelen turist sayısı 550 bin kişiye ulaştı. Farkı yaratan durum ise, İzmir Ticaret Odası’nın kruvaziyer limanını ve kruvaziyer turizmini kente kazandırma çalışması ve bu konuda bütün kent dinamiklerinin işbirliği. Çanakkale’ye yılda gemiyle 500 bin turist gelmesi demek, kent esnafına yılda doğrudan 100 milyon dolarlık kazanç sağlamak demek. Bu rakam Çanakkale’yi uçurur. İşin ilginç yanı projenin maliyeti. Böylesi büyük kazanç kapısı açacak Kruvaziyer İskelesi’nin maliyet çalışmasını ÇTSO olarak yaptırdık. Gördüğümüz sonuç ise, tüm donanımıyla 18 milyon lira. Yani tam 10 kilometrelik duble yol maliyeti. Bu proje ile, Çanakkale turizmi dünyaya açılacak, Troya’yı dünya ile buluşturacak ve kente her gün binlerce turist getirecek. Çanakkale Kruvaziyer İskelesi için, 10 kilometre yol bedeline bu yatırımı Çanakkale’ye kazandırmak için bütün çabamızı göstereceğiz.
10 l BÖLGE lBALIKESİR&ÇANAKKALETemizsanayi,GüneyMarmara’yı gıdaveturizmmerkeziyapacakZaman içinde ülkemizde sayısı 131’e ulaşan organize sanayi bölgelerinden Balıkesir’de beş, Çanakkale’de iki tane bulunuyor. Bölgenin gelişiminin dinamosunu oluşturan temiz sanayi, bölgemizin gıda ve turizm merkezi olmasına da katkı sağlayacakGüney Marmara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Sanayi ülkemizde ve bölgemizde gelişimin ve kalkınmanın lokomotifi olarak görüldü ve her zaman öne çıkarıldı. Özellikle Türkiye’nin başlattığı sanayi hamleleri her yönetim tarafından desteklendi. Bu desteklerle de günümüzde artan bir ivmeyle büyümeye devam ediyor. Türkiye sanayisinin gelişmesindeki en büyük faktör, organize sanayi bölgesi düşüncesidir. Ülkemizde Sanayi Bakanlığı eliyle başlatılan ve yaygınlaştırılan Organize Sanayi Bölgeleri (OSB), sanayinin belirli bir program çerçevesinde bir arada üretim yapmasına olanak sağlayacak şekilde örgütlenme sağlamaktadır. Bunun yanı sıra bu bölgeler, kentleşme, altyapı, atık tesisleri ve sanayileşme ilişkilerini düzenleyen merkezlerdir. Bu açıdan bakıldığında sanayi tesislerinin bir arada olmasının getireceği birçok avantaj OSB’lerin niteliğini de artırmaktadır. Ülkemizde ilk OSB, Güney Marmara’da Balıkesir’in komşu ili olan Bursa’da kurulmuş ve bu ilin kalkınmasında ve bugünlere gelmesinde çok önemli roller üstlenmiştir. Zaman içinde ülkemizde sayısı 131’e ulaşan OSB’lerden bölgemiz Balıkesir’de beş, Çanakkale’de iki tane kurulmuştur. Bugün Balıkesir OSB’de, orman ürünleri, gıda, mermer, ambalaj, metal ve elektrik sektörleri faaliyet göstermektedir ve 3 bin 300’ün üzerinde kişiye de istihdam sağlanmaktadır. Balıkesir II. Kısım OSB Savaştepe Karayolu’nun 10’uncu kilometresinde 80 hektar büyüklüğünde bir arazide bulunmakta ve mevcut yatırımcılarının yanında yeni yatırımcılarını beklemektedir. Balıkesir’in Bandırma’da bulunan OSB’si de 1995 yılında 150 ha büyüklüğünde bir arazide kurulan ve bölgemizin önemli bir sanayi bölgesidir. Ayrıca Balıkesir’de Burhaniye Zeytincilik ve Gönen Deri olmak üzere de iki adet ihtisas organize sanayi bölgesi yer almaktadır. Bu durum, özellikle açıklanan son teşvik paketiyle bölgemizde uzmanlaşmak isteyen sanayi kolları için önemli bir avantajdır. Güney Marmara’nın bir diğer ili olan Çanakkale’nin merkezde bulunan OSB’si ise 2000 yılında 100 hektar büyüklüğünde bir arazide kuruldu. OSB, 67 adet sanayi parselinden oluşmaktadır. Ağırlıklı olarak gıda ve orman sektörlerinin öne çıktığı OSB’de 2010 yılı rakamlarına göre bin 100 kişi istihdam edilmektedir. Çanakkale’de bulunan diğer OSB olan Biga OSB, 1995 yılında 85 hektar büyüklüğünde bir arazide kuruldu. OSB, 55 adet sanayi parselinden oluşmaktadır. Burada da ağırlıklı olarak demir-çelik, gıda ve süt ürünleri sektörleri bulunuyor. Görüldüğü gibi bölgemizdeki organize sanayi bölgelerinde sanayi faaliyetlerinin önemli bir bölümünün kümelendiği ve birçoğunda da işletmelerin faaliyetlerini sürdürdüğü görülüyor. Özellikle yeni teşvik sistemi, İstanbul sanayisinin desantralizasyonu ve yeni yatırım alanlarına yönelmesi bölgemizi, sanayileşmenin merkezinde yükselen ve tercih edilen bir yer haline getirecektir. Türkiye’nin ciddi bir gıda deposu haline gelen bölgemiz, et ve sütte kayda değer bir üretim yapıyor. Bölgemiz, aynı zamanda tarım, turizm ve alternatif turizm kaynaklarıyla da hızla gelişmekte ve bu değerlerini de korumaktadır. Her zaman dediğimiz gibi, bölgemizin gıda ve turizm merkezi olmasına katkı sağlayacak temiz sanayi, Güney Marmara’nın gelişiminin dinamosudur ve bölgemizin dokusuna uygundur.
BALIKESİR&ÇANAKKALE 27 FUAR 9İsko Plastik, ihracata ağırlık verdiÇanakkale Organize Sanayi Bölgesi’nde üretimde bulunan İsko Plastik ve Kalıp Sanayi, Sunstream markası ile ürettiği damlama sulama borusu ve aksesuarlarını yurtiçi pazarların yanı sıra yurtdışı pazarda da satışa sunuyor. Bu yıl yurtdışı pazarlara ağırlık veren firma, üretiminin yüzde 35’ini ihracat ile değerlendiriyor. İsko Plastik Yönetim Kurulu Başkanı Kayhan Öçal, sunstream markası ile ürettikleri damlama sulama sistemleri ve yan aksesuarlarının tarım sektörü açısından büyük önem arz ettiğini söyledi. Kayhan Öçal, fabrikanın kapalı alanını 10 dönüm daha artırmak için çalışma yaptıklarını ifade ederek, “Kapalı alanımız 20 dönüme ulaştığı zaman İstanbul’daki bazı birimleri de Çanakkale’ye taşımayı düşünüyoruz. Satışlarımız yurtiçi ve yurtdışında devam ediyor. Ürünlerimizin yüzde 65’ini yurtiçinde, yüzde 35’ini de yurtdışında değerlendiriyoruz. Başta İran, Brezilya ve YunanistanKepez Meyvecilik ihracata başlayacakÇanakkale’de meyve üretimi ve pazarlaması üzerine faaliyet yürüten Kepez Meyvecilik’in firma ortağı Murat Üzden, geçen yıla göre depolama kapasitesini yüzde 100 artırdıklarını belirterek, yıl içinde ihracata başlamayı düşündüklerini ifade etti. Kepez Meyvecilik’in Çanakkale’nin Kepez beldesinde 2004 yılında beş ortak tarafından kurulduğunu aktaran Üzden, yaptıkları çalışma ile 2 bin ton olan depolama kapasitesini 4 bin ton civarına çıkardıklarını söyledi. Üzden, “Kendi tesisimizde son teknoloji depolama sistemleri kullanarak paketlediğimiz meyveleri Kepez Meyve markası ile pazara sevk ediyoruz. İthal elmalar ile rekabet ederek bu sayede ülkemize olan elma ithalatını azaltmaktayız. Bu vizyon ile üretimden son tüketiciye kadar kaliteden ödün vermeden faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Firmamız ‘İyi Tarım Uygulamaları’ grup üretici kapsamında İTU standartlarına uygun olarak üretim, depolama ve pazarlama yapıyor” diye konuştu. Başlıca ürünlerinin karpuz, şeftali, erik ve elma olduğunu söyleyen Üzden, geçen yıl 2 bin 700 ton elma, bin 500 ton da şeftali, armut, nektarin ve kayısı üretimi yaptıklarını söyledi. Ürünlerini DiaSa, Kipa veile iş yapıyoruz. Ayrıca, Rusya, Ukrayna, Yunanistan, Kosova, Gürcistan, Azerbaycan, Kazakistan, Brezilya, Lübnan, Kıbrıs ve Nijerya ile de çalışıyoruz” dedi. Firmanın Çanakkale’de 45, genelde ise 200 personel istihdam ettiği bilgisini veren Kayhan Öçal, 2012’nin ilk beş ayında Sunstream markası ile ortalama ayda 15 milyon metre yassı boru, 3 milyon metre yuvarlak damlama sulama borusu satışı gerçekleştirdiklerini söyledi.Metro gibi büyük marketlere ve Ankara ile İstanbul hallerine verdiklerini ifade eden Üzden, “Bu yıl ihracata başlamayı planlıyoruz. Ayrıca 2 bin 100 metrekare olan kapalı alanımızı çalışmalarla 3 bin 500 metrekareye çıkartacağız” dedi. Bilinçsiz şekilde uygulanan zirai ilaçlama konusuna değinen Murat Üzden, şunları söyledi: “Meyve üretimi yapan çiftçilerin bilinçsiz şekilde zirai ilaç kullanması ve hasat dönemine dikkat etmemesi nedeniyle meyve üzerinde ilaç kalıntıları kalmaktadır.” Üzden, sektördeki diğer önemli sorununun ise kalitesiz meyvelerin ucuz fiyata ithal edilmesi olduğunu söyledi.
28 l BÖLGE lBALIKESİR&ÇANAKKALEHelsan,yenifabrikasıylaüretim kapasitesiniyüzde30artıracakYeni Sanayi Sitesi’nde dar bir alanda faaliyet göstermeleri nedeniyle bu yıl sonunda Balıkesir Organize Sanayi Bölgesi’ndeki yeni fabrikalarına taşınacaklarını belirten M. Niyazi Eğinlioğlu, yeni yerlerinde üretim kapasitelerini en az yüzde 30 artıracaklarını açıkladıBalıkesir Yeni Sanayi Sitesi’nde faaliyetlerini sürdüren Helsan Helezon Sanayii, bu yılın sonunda yatırımına devam ettiği Balıkesir Organize Sanayi Bölgesi’ndeki yeni fabrikasına taşınacak. Firma, taşınmayla üretim kapasitesini en az yüzde 30 artırmayı hedefliyor. 1973 yılında kurulan firmalarının 1994 yılında şirketleştiğini ve Helsan Helezon adı ile hizmet vermeye başladığını anlatan firma Genel Müdürü M. Niyazi Eğinlioğlu, helezon taşıyıcılar, bantlı taşıyıcılar, dökme yem tankerleri, kovalı ve zincirli elevatörler ile toprak delici burgular başta olmak üzere müşterilerinin istekleri doğrultusunda her türlü ihtiyaca cevap verdiklerini dile getirdi. Geçen yıl inşaatına başladıkları Balıkesir Organize Sanayi Bölgesi’ndeki yeni yerlerine bu yılın sonunda taşınacaklarını duyuran Eğinlioğlu, “Balıkesir Yeni Sanayi Sitesi’ndeki iş yerinde dar bir alanda faaliyet gösteriyoruz. İmalatı yapılan ürünler hammaddeden mamul hale gelinceye ve sonrasında da stok halde tutulma sürecine kadar büyük alan ve hacim kaplıyor. Bu durum da geniş alanda çalışma gereğini ortaya koyuyor” dedi. Eğinlioğlu, 4 bin metrekaresi kapalı olmak üzere toplamda 15 bin metrekarelik yeni fabrikalarına bu yılın sonunda taşınacaklarını bildirdi. Mevcut makine parkını yenilemek ve geliştirmek için teknolojiye uyumlu tezgah ve teçhizat yatırımları yaptıklarını anlatan Niyazi Eğinlioğlu, taşıyıcı ürünlerin yanı sıra mühendislik ve taahhüt işlerini gerçekleştirdiklerini dile getirdi. Eğinlioğlu, yurtiçinden ve yurtdışından gelecek taleplere cevap vermek üzere gerekli donanıma sahip olduklarını söyledi. Firmalarının ihracata büyük önem verdiğini aktaran Niyazi Eğinlioğlu, Fransa, Cezayir, Bulgaristan, Libya, Ürdün, Özbekistan ve Kazakistan’a“TEKNOLOJİK TEZGÂH VE TEÇHİZAT YATIRIMI YAPTIK”Mevcut makine parkını yenilemek ve geliştirmek için teknolojiye uyumlu tezgah ve teçhizat yatırımları yaptıklarını anlatan Niyazi Eğinlioğlu, taşıyıcı ürünlerin yanı sıra mühendislik ve taahhüt işlerini gerçekleştirdiklerini dile getirdi.ihracat gerçekleştirdiğini belirtti. Yeni Sanayi Sitesi’nde bulunan işyerlerinin değişik yerlerde olmasının üretim kapasitelerini olumsuz etkilediğini ifade eden Eğinlioğlu, şöyle konuştu: “Organize Sanayi Bölgesi’ne yapılacak taşınma neticesinde tüm işlerin tek çatı altında toplanması, üretim kapasitesini en az yüzde 30 artıracak. Firmamız için en önemli öncelik 39 yıldır olduğu gibi müşteri memnuniyetini ön planda tutarak, kaliteli, sağlam ve güvenli mamuller üretmek.”
BALIKESİR&ÇANAKKALE 29 FUAR 11Bursa’dansonraİstanbul’aşube açanTeknosav,pazarınıgenişletiyorBursa’dan sonra İstanbul Dolapdere’de açtıkları şubede ilk etapta iki mühendis ve bir teknik eleman ile nisan ayının son haftasından itibaren satış hizmeti vermeye başladıklarını anlatan Ertuğrul Savaş, İstanbul Anadolu yakası ve Bodrum’a da bayilik verdiklerini söylediSoğutma sektöründe 30 yılı geride bırakan Savaşlar Teknosav, Bursa’dan sonra İstanbul’ da şube açarak sektörel pazarını genişletiyor. Savaşlar Teknosav Soğutma Ticaret yöneticisi Ertuğrul Savaş, 2016 yılında endüstriyel soğutma sektöründe yüzde 5 pazar payına sahip olmayı amaçladıklarını söyledi. İstanbul Dolapdere’de ilk etapta iki mühendis ve bir teknik eleman ile nisan ayının son haftasından itibaren satış hizmeti vermeye başladıklarını anlatan Ertuğrul Savaş, İstanbul Anadolu yakası ve Bodrum’a da bayilik verdiklerini söyledi. Ertuğrul Savaş, 1981 yılında kurulan şirketin ticari buzdolapları ve soğuk hava depoları için soğutucu ünite ve kapı üretimi gerçekleştirdiğini anlattı. 1991 yılında ticari buzdolabı üretimini durdurduklarını ve soğuk hava depoları teçhizatları ve taahhütlerini ihtisas alanı olarak seçtiklerini vurgulayan Savaş, “Balıkesir ve çevre illerden gelen talepler üzerine üretim faaliyetlerimizi geliştirdik ve kendi mühendislik tecrübelerimizle pazarın önemli oyuncuları arasında yerimizi aldık. Geçmişimizde çok başarılı 30 yıl bıraktık” dedi. Son 15 yıl içinde Ar-Ge çalışmalarına hız vererek planlı bir şekilde büyüdüklerini ifade eden Savaş, 1999 yılında poliüretan panel üretimine başladıklarını kaydetti. 2005 yılında ise İzmir karayolu üzerinde 20 bin metrekare arazi üzerine 3 bin metrekare kapalı alanda kurulu fabrikalarına taşındıkları bilgisini veren Ertuğrul Savaş, “Burada poliüretan panel, çarpma ve sürgülü soğuk depo kapıları, paket ve endüstriyel tip soğuk depo cihazları, pano klimaları ve chiller gruplarını ‘Teknosav’ markası altında üretmeye başladık” şeklinde konuştu. Yurtdışı pazarlarına yönelik de bilgi veren Savaş, başta, İn-HEDEF, YÜZDE 5 PAZAR PAYIElde ettikleri başarının devamı için sektördeki son teknolojik gelişmeleri iyi takip etmeleri gerektiğine değinen, bu yüzden gerek personel gerekse teknolojik ekipman yatırımlarını devam ettirdiklerini ifade eden Ertuğrul Savaş, “Sektörde firma olarak 35’inci yılımız olan 2016 yılında pazardan yüzde 5 pay almayı hedefliyoruz” dedi.giltere, Fransa, Almanya, İsveç, Yunanistan, Karadağ, Kuzey Irak, Özbekistan, Gürcistan, Ermenistan, Cezayir, Mali ve Azerbaycan’a poliüretan panel, çarpma ve sürgülü soğuk oda kapıları, soğuk hava depo cihazları ve özel soğuk odalar ihraç ettiklerini anlattı.
30 l BÖLGE lBALIKESİR&ÇANAKKALESarıkız,paketet,sosisve salamüretimiilebüyüyecekÜretim aşamasında ürün yelpazesini genişletmeyi planladıklarını ifade eden Yönetim Kurulu Üyesi Adnan Atacan, yakın zamanda Sarıkız markasıyla sucuğun yanı sıra sosis, salam ve özellikle paket et satışı yapmayı hedeflediklerini söylediKesimhane ile kırmızı et alanında hizmet veren Sarıkız Et Entegre, sucuğun ardından paket et, paket sosis ve salam üretimine geçmeye hazırlanıyor. Kırmızı et sektöründe gelecek yıllarda paket et satışından oldukça umutlu olduğunu belirten Sarıkız Et Entegre Yönetim Kurulu Üyesi Adnan Atacan, “Bu nedenle Sarıkız markası ile sucuk üretimimizin ardından sosis ve salam üretimine de geçerek büyümeyi hedefliyoruz“ dedi. Belediyelerin mezbahalarda yeteri kadar denetim gerçekleştirmediğini ifade eden Adnan Atacan, “Kesimhane konusunda özel sektör geri planda kaldı. Bunun ardından da kesimhanelerde belli kuralların dışına çıkıldı. Belediyelerin mezbahaları şahıslara kiraya verdiği dönemlerde yaşanan sıkıntılar oldu. Bu da bizim yatırımlarımızı engelledi“ şeklinde konuştu. Sarıkız Et Entegre olarak ayda 500 büyükbaş ve bin civarında küçükbaş hayvan kesimi gerçekleştirdikleri bilgisini veren Atacan, ithal kuzuların gelmesiyle yerli kuzuların fiyatlarında düşüş yaşandığını belirtti. Şirket olarak sadece kesim hizmeti sunan Sarıkız Et Entegre’nin bir buçuk yıldan bu yana sucuk üretmeye başladığını anlatan Adnan Atacan, yüzde 100 dana etinden ürettikleri sucuklar için pazarlama firmasıyla satış ağı oluşturduklarını söyledi. Atacan, “Sucuklarımızda hiç bir katkı maddesi kullanmadan üretim gerçekleştiriyoruz. Sürekli denetimlerden geçiyoruz. Bütün denetimlerden başarılı bir şekilde çıkıyoruz. Bu da bizi gururlandırıyor” açıklamasını yaptı. Yeni üretimle çalışan sayısı artacak Üretim aşamasında ürün yelpazesini genişletmeyi planladıklarını ifade eden Atacan, yakın zamanda Sarıkız markasıyla sosis, salam ve özellikle paket et satışı yapmayı hedeflediklerini söyledi.“ANAÇ İTHAL HAYVANLAR GELMELİ”Anaç ithal hayvanların Türkiye’ye gelmesi gerektiğini savunan Adnan Atacan, “İthal karkas et geldiği taktirde üreticilerin işi zorlaştığı gibi deri, sakatat, bağırsak, mezbaha ve yem sektörü de sekteye uğruyor” şeklinde konuştu.Atacan, bunun için piyasaların biraz oturmasını beklemeyi doğru bulduklarını kaydetti. 14 dönüm arazi üzerinde 3 bin 200 metrekare kapalı alanda faaliyet gösterdiklerini belirten Atacan, iş yoğunluğuna bağlı olarak çalışan sayısının 18-25 kişi arasında değiştiğini dile getirdi. Atacan, planladıkları gibi üretime geçildiği takdirde çalışan sayısının artacağını duyurdu. Sektörde müstahsillerin desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Atacan, şunları söyledi: “Üreticilerin maliyetlerinin altında kesim olduğu için sıkıntılar çok oluyor. Hayvan sayısı belli bir sayıya ulaşmadığı için sıkıntılar devam edecektir. Bizlerin bu duruma gelmesi Türkiye için bir zuldür. Hayvancılığın gelişmesi için üreticilerin kâr payının cebinde olması lazım. Maliyetler üreticileri her anlamda zorluyor. Bunun ölçülü bir seviyeye inmesi ve teşviklerin artması gerekiyor.”
BALIKESİR&ÇANAKKALE 13 FUAR 31Onpen’den, 10 yıl garantili pencere satışıKüçük Sanayi Sitesi’nde hizmet veren Onaks Pencere ve Kapı Sistemleri, bu yıl Onpen markası ile 10 yıl garantili pencere satışı başlattı. Onaks Pencere ve Kapı Sistemleri firma sahibi Zeki Uçar, Balıkesir’in plaka kodu olan 10 rakamı ile garanti sürecini eşleştirdiklerini ve müşterilerin de bu uygulamadan memnuniyet duyduğunu söyledi. Türkiye’de daha önce kimsenin böyle bir satışta bulunmadığını ifade eden Uçar, tüketicideki şikayetleri garanti altına almak için böyle bir markayla yola çıktıklarını kaydetti. Uçar, Onpen olarak profili pen haline getirerek PVC sektörüne satışa sunacaklarını ve bu sayede talep gelen tüm bölgelere de satış yapma imkanlarının olacağını dile getirdi. 2009 yılında kurulan Onaks’ın aynı sektörde 6’ncı yılını doldurduğunu söyleyen Uçar, “Balıkesir ve Ege Bölgesi’nde pencere, kapı üzerine iş yapan firmalar ile çalışıyoruz. Pencere, kapı sistemleri ve yan sanayii ve aksesuarları üzerine ürünlerimiz var. Destek profilleri, plastik profillerin iskeletleri ve lambri üretiyoruz. Halen Balıkesir’de tek lambri üreticisiyiz. Bir süreYaşık, mobilya üretim makinesi üretiyorYaşık Makine, mobilya üretim makineleri imalatına başladı. Türkiye’nin mobilya sektöründe öncü markalarından olan Doğtaş ile çalışmaya başladıklarını belirten Yaşık Makine firma sahibi Mehmet Yaşık, “Strafor kesme, temizlik, ambalaj, koltuk kılıfı geçirme, yatak kılıfı geçirme ve dikme üzerine imal ettiğimiz makineler mobilya sektöründe kullanılıyor” dedi. 2006 yılından bu yana faaliyet gösteren firmalarının Türkiye için ilk ve özgün birçok makine üretimi yaptığını kaydeden Yaşık, “Firma ilk ürettiği makine olan Kırlangıç Kuyruğu Profil Kanalı Açma Makinesi 120 X 60cm ve 60 X 60 cm seramik ve granit mermer dış cephe kaplamaları için yaptığı makineyi, geliştirerek satışa sundu. Geçen yıl Azerbaycan ve Rusya’ya ihracat gerçekleştirdik. Düz kesme ve pah kırma makinesi sanayi dünyasında büyük ilgi gördü” şeklinde konuştu. Bu makineyle, büyük boyutlu seramik ürünlerin üretiminde az kusurlu olanların dönüşümünün sağlandığını söyleyen Mehmet Yaşık, seramik baskı kalıp bağlama yataklarında oluşan dezenformasyonu düzelten özel freze tezgahının ise firmanın birönce 100 bin TL’lik bir yatırım ile lambri üretimine girdik. Balıkesir’de bu açıdan bir eksiklik vardı ve bunu giderdik” dedi. “Yüzde 50 kapasite ile çalışıyoruz” Destek profillerinde yıllık bin ton kapasite ile çalışan firmanın yüzde 50 kapasite ile çalıştığını ifade eden Zeki Uçar, lambri üretiminde de yılda 100 bin metrelik bir üretim kapasiteleri olduğunu belirtti. Üretim kapasitelerinin düşüklüğünü pazar ve nitelikli personel sıkıntısına bağlayan Zeki Uçar, sektörde bir fiyat standardının olmadığını kaydetti.başka ürünü olduğunu aktardı. Geçen yıl 600 bin TL’lik bir ciro elde ettiklerini açıklayan Yaşık, bu yıl yeni ürünleri ile bu ciroyu daha da artırmayı hedeflediklerini dile getirdi. Yaşık, “İstihdam ettiğimiz dört personelle belki de dünyada tek olan fayans ve yer karosu preslerinin kalıp bağlama durumuna bağlı deformasyonunu yüzde 5 milimetre işleme tabi tutuyoruz. Bu makinenin işlem yöntem patenti de Yaşık Makine’ye ait” ifadesini kullandı.
32 l BÖLGE lBALIKESİR&ÇANAKKALEYağcıoğlu Orman Ürünleri, Çanakkale OSB’ye taşındıFaaliyetlerini uzun yıllar Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde sürdüren Yağcıoğlu Orman Ürünleri, Çanakkale Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) yaklaşık 2 milyon TL’lik yatırım yaparak, faaliyetine başladı. Çanakkale OSB’de 5 bin 500 metrekare kapalı, bin 500 metrekare açık alanı bulunan firma, üretimini İstanbul, Ayvacık, Ezine ve Edremit Körfezi’nde değerlendiriyor. Yağcıoğlu Orman Ürünleri firma sahibi Mehmet Yağcı, aylık 500 metreküp civarında orman ürünü imalatları olduğunu ifade ederek, “Kerestelerimiz genelde inşaat ve mobilya sektöründe kullanılıyor. Yaklaşık 2 milyon TL civarındaki yatırım ile Çanakkale OSB’de yeni faaliyetimize başladık. İlk yılımızda kendimize koyduğumuz bazı hedeflerimiz var. 2012 yılında gerekli planlamaların yapılmasının ardından inşaat sektörüne girmeyi düşünüyoruz” dedi. Firma olarak tomrukları devletten açık artırma usulüne uygun olarak aldıklarını kaydeden Mehmet Yağcı, ithal tomrukların avantajlı olmadığını belirtti. Yağcı, “Özellikle kur dalgalanmaları nedeni ile ithal tomruk alımı yapmak maliyetleri yükseltiyor. Bu nedenle tamamen yerli tomruklarla üretim gerçekleştiriyoruz” şeklinde konuştu.Zafer Madencilik, Yunan pazarına giriyorBalıkesir, Çanakkale ve Eskişehir’de yatırımları ve üretimleri bulunan Zafer Madencilik, geçen yılı 5 milyon TL ciro ile kapattı. Bu yıl 7 milyon lira ciro yapmayı hedeflediklerini bildiren Zafer Madencilik firma sahibi Zafer Temel, Yunanistan ile görüşmelerin sürdüğünü, kısa süre içinde bu pazara gireceklerini kaydetti. Balıkesir başta olmak üzere Çanakkale ve Eskişehir bölgelerindeki yatırımlarıyla büyümeyi planladıklarını söyleyen Zafer Temel, üç bölgede de farklı tip üretimleri olduğunu anlattı. Eskişehir’de yeraltı krom işletmeciliği, Çanakkale’de seramik sektöründe kullanılan hammadde ürünleri ve Balıkesir’de feldspat üretimi yaptıklarını ifade eden Temel, “Yıllık 180 bin ton kapasiteye sahip firmamız üretimlerinin yüzde 75’ini yurtiçi piyasasına ve yüzde 25’ini ihracata yönlendiriyor. İhracatın büyük çoğunluğunu İtalya’ya gönderiyoruz. İhracat yapan firmalarla çalışıyoruz. Dolaylı yollardan da ihracatta bulunuyoruz. Yeni yatırımlarımızdan sonra farklı ülkelerde ihracat çalışmalarına başlayacağız” şeklinde konuştu. Eskişehir’de yeraltı krom işletmeciliğinde bulunan firmanın kromun piyasadaki fiyatının oldukça düşük olmasından dolayı bu bölgede ek bir yatırım yapmayacağı bilgisini veren Zafer Temel, Balıkesir’de dolgu amaçlı beyaz kaolen üretimi yaptıklarını ve bu ürünün genellikle kağıt ve seramik sektöründe kullanıldığını belirtti. Temel, “Bu yıl ürünümüzden 50 bin ton üretim hedefliyoruz. Yeni ruhsatlarla işletmemizi büyütmeyi planlıyoruz. Boya, kağıt, kauçuk gibi sektörlerde dolgu amaçlı kullanılan ürünün yüzde 100’ünün yurtiçi piyasada satışı gerçekleşiyor. Son dönemlerde özellikle Yunanistan ile görüşüyoruz. Kısa sürede ihracata başlama hedefindeyiz” diye konuştu. Geçen yıl 550 bin dolar civarında yeni yatırımla makine alımı gerçekleştirdiklerini ve bu yıl yeni makine alımı ile üretimi artırıp ihracata yönelmeyi düşündüklerini aktaran Zafer Temel, şöyle devam etti: “2.5 milyon TL’lik yatırım yapmayı planlıyoruz. Yatırımlarımız şu anda başlamış durumda. Tesis yatırımı ve iş makinesi alımı ile hızlı bir büyüme göstererek üretimi artırmayı planlıyoruz. Yapacağımız yatırımlarımızla birlikte büyümede yüzde 50 artış planlanıyor” dedi.
BALIKESİR&ÇANAKKALE 33 FUAR 15Özden, kalite belgesi çalışmalarına hız verdiÖzellikle Marmara ve Ege bölgesinde satış ağı bulunan Özden Kuruyemiş, kalite belgelerini almak için çalışmalarına hız verdi. Sağlık açısından ürünlerinin Tarım İl Müdürlükleri ve özel lablatuvarlarda kalite testlerinden geçirildiğini ifade eden Özden Kuruyemiş firma sahibi Cüneyt Özden, gelecek yıl bütün kalite belgelerini almak için çalışmalarına büyük bir hızla devam ettiklerini aktardı. 60 yıllık tecrübe ile çalışan Özden Kuruyemiş, 1970 yılından bu yana üretimini sürdürüyor. Bütün kuruyemiş çeşitleriyle küçük paketler halinde sıcak satış yöntemiyle yerel market zincirleri ve farklı kurumsal firmalara satış yaptığını anlatan Cüneyt Özden, “Yıllık 250 ton üretim yapıyoruz. Şu anda tam kapasitemiz yıllık bin ton. İmalat ve pazarlama sektöründe hizmet veriyoruz. Kendi araç filomuzla Marmara ve Ege Bölgesi‘nde satış yapıyoruz” dedi. Geçen yıl yeni paketleme makinesi ve iki yeni araç yatırımı yaptıkları bilgisini veren Özden, bu yıl da 100 bin euroluk yatırımla iki yeni araç almayı ve makine yatırımı yapmayı planladıklarını kaydetti. Özden, ayrıca satış alanında yaptıkları yatırımlarla daha çok nokta ve firmayaŞahumer, ocak açarak büyümeyi hedefliyorBalıkesir’de mermer sektörünün en eski temsilcilerinden birisi olan Şahumer Mermer, şube açarak tamamladığı 2011 yılının ardından yatırımlarına bu yıl da devam ediyor. Mermer ocağı açmayı hedeflediklerini söyleyen Şahumer Mermer Genel Müdürü Ali Ocaktan, yatırımla birlikte bu yıl 1 milyon TL’lik ciro beklediklerini dile getirdi. Dede mesleği olarak mermercilik yaptıklarını, firmanın kurumsal kimliğini 1996 yılında kazandığını ifade eden Ocaktan, müşterilerin istekleri doğrultusunda özel siparişlere cevap verebildiklerini anlattı. Ocaktan, “Fazla miktarda ürün gamına sahip olan Şahumer Mermer balkon üzeri, iç ve dış kaplama, yer zemin kaplama gibi birçok yerde faaliyet gösteriyor. Blok halinde gelen ürünleri üretim tesislerinde müşteri talebine göre işlemden geçirebiliyoruz. Bunlara ek olarak, montaj isteyen müşterilerimiz için montaj ekibimiz mevcut “ dedi. Geçen yıl 500 bin liralık satış gerçekleştirdiklerinin altını çizen Ali Ocaktan, “2011 yılı için yatırım olarak şube açtık. Bu yılki yatırım hedefimiz maden ocağı açmak. Almak istediğimiz bir kaç yerulaşmayı hedeflediklerini dile getirdi. Sektörde en büyük sorunun merdivenaltı üretim olduğunu aktaran Özden, şöyle devam etti: “Evinin bir odasında bile üretim yapan kişiler var. Sağlıksız ve kalitesiz ürün yaparak fiyatları yarıdan bölen kişiler piyasada haksız rekabet ortamı sağlıyor.“ Özden, Tarım İl Müdürlüğü‘nün gerekli denetimleri yaptığını belirtirken, ancak onların da kendilerine bağlı olan kayıtlı firmaları denetlediğine dikkat çekti. Özden, “Mesela pazarda açık olarak satış yapan kuruyemişçilere ulaşılsa, bu ürünlerin nereden alındığının takibi yapılsa merdivenaltı diye tabir ettiğimiz kişilere ulaşılabilir” şeklinde konuştu.var. Bunların çalışmalarını hızla sürdürüyoruz” açıklamasını yaptı. Bu yıl maden ocağı yatırımlarıyla birlikte ortalama 1 milyon lira ciro hedeflendiğini söyleyen Ocaktan, ayrıca ihracata yöneleceklerini vurguladı. Daha önce Almanya ve Rusya’ya ihracat yaptıklarını ileten Ocaktan, özellikle Ortadoğu ülkelerini ihracatta hedef pazar olarak belirlediklerini kaydetti. Başta Irak olmak üzere birçok ülkeden sipariş aldıklarının altını çizen ve görüşmelerin neticesinde ihracata başlamayı hedeflediklerini aktaran Ocaktan, Balkim Yapı Kimyasalları markasının da Balıkesir ana bayisi olduklarını sözlerine ekledi.
34 l BÖLGE lBALIKESİR&ÇANAKKALEÖzbay Damper’den makine yatırımıMarmara, Ege ve Trakya bölgelerine damper ve dorse satışları ile adından söz ettiren Özbay Damper, bu yıl makine yatırımı yaptı. Balıkesir Yeni Sanayi Sitesi’nde 2 bin 100 metrekarelik alanda 20 kişilik çalışan kadrosu ile damper ve dorse üretimi yapan Özbay Damper’in sahibi Abdülazim Bayan, son dönemde şase kaynak makinesi parçalarının alımını yaptıklarını ve üretim cinsine göre montajını kendilerinin yaptığını söyledi. Satışlarının Marmara, Ege ve Trakya Bölgesi’nde ağırlık kazandığını aktaran Abdülazim Bayan, “Bunun haricinde Türkiye’de özel talebe göre de üretim yapıyoruz” dedi. Arap Baharı nedeni ile bölgede ihracatın azalmasından kaynaklanan bir iş yavaşlığından söz eden Abdülazim Bayan, Kale Maden ve Eczacıbaşı gibi büyük firmaların Sındırgı ilçesinden maden aldığını ancak bunda da bir azalma olduğunu kaydetti. Genel anlamda bu yavaşlamanın işlerine olumsuz yansıdığını söyleyen Abdülazim Bayan, kısa süre içinde sektörün tekrar harekete geçmesini beklediklerini dile getirdi.Fırat İnşaat’tan Çanakkale’ye ‘akıllı ev’ konseptiÇanakkale’nin Dardanos mevkiinde çalışmalarını sürdürdükleri akıllı evler projesi KaleCountry Evleri ile konfor sunmayı amaçladıklarını aktaran Fırat İnşaat firma sahibi Aydın Fırat, “Şu anda ruhsat aşamasında olan akıllı evler projesinin çalışmalarını, 20 ayda tamamlamayı planlıyoruz. Kale Country Evleri ile Çanakkale’de sıra dışı ve farklı bir şeyler yapmak istedik” dedi. Kale Country Evleri’nin 20 dönümlük arazi üzerine yapılacak 47 müstakil daireden oluşacağını aktaran Aydın Fırat, evlerin dışının tamamen seramik kaplama olacağını dile getirdi. Adı Kale Country sitesi olacak binaları, ‘akıllı evler’ olarak adlandırdıklarını söyleyen Fırat, evlerin özellikleri hakkında şu bilgileri verdi: “Farklılık arz eden bu evlerin klimaları internet üzerinden açılabilecek. Panjuru da kendi kendine açılıp kapanacak ve evler temizliğini kendisi yapacak. Kale Country evlerinde merkezi bir elektrik süpürgesi olacak. Bina dışına kurulan sistem aktif hale getirildiği zaman, evin içine döşenen tesisat çalışacak süpürme işlemi başlayacak.” Bankalar Kale Country’ye ilgi gösterdi Avrupa ve Amerikalıların müstakil evlerinin üzerinde araştırma yapma fırsatı bulduğunu belirten Aydın Fırat, farklı bir tasarım ve farklı evler için Dardanos’taki 20 dönümlük alanı değerlendirdiklerini söyledi. Aydın Fırat, şöyle konuştu: “Akıllı evler projesinden söz ettiğimde büyük ilgi çektiğini gördüm. Vatandaşların bu ilgisi de beni fazlasıyla memnun etti. Çanakkale’de şubeleri olan bazı banka yetkilileri de konu ile alakalı olarak ziyaretimize geldi. Kendileri de konu ile ilgili çalışmalar yürütüyorlar ve akıllı evlerprojesi için özel kredi çalışmaları yapacaklar. “Çanakkale’nin önde gelen şirketlerinden Çanakkale Seramik’e dünyanın çeşitli noktalarından gelen kil ve toprak ile hammadde hazırladıklarını vurgulayan Aydın Fırat, Fırat İnşaat olarak hafriyat sektöründe de yer aldıklarına değindi. Aydın Fırat, firmanın beş yükleyici olmak üzere 14 kamyonu bulunduğunu söyledi.
BALIKESİR&ÇANAKKALE 11 FUAR 1Balya,yenidenmadenaçmave fabrikakurmaprojeleriyürütüyorTürkiye’nin elektriğe sahip olan ilk ilçesi olan Balya, maden yatakları sayesinde Roma döneminden bugüne gerek devletleştirme gerekse özelleştirme çalışmaları ile her zaman ön planda oldu. Türkiye’de ilk işçi grevinin yaşandığı ilçenin tarihi ve bugünü madene odaklı olarak şekilleniyor. Balya Belediye Başkanı Dündar Cengiz, ilçede çinko, kurşun, manganez ve linyit yataklarının dünden bugüne Balya için önemine vurgu yaptı. Tarih boyunca madenleri ve maden işçileri ile anılan Balya, dağlık coğrafyasında yapılan hayvancılık faaliyetleri sonucunda tereyağı ile de ün yapmıştır. Balya Belediye Başkanı Dündar Cengiz, bugün 2 binlerde olan nüfusuna rağmen ilçenin geçmişte stratejik bir öneme sahip olduğunu söyledi. Cengiz, “Türkiye’nin elektrik ile tanışan ilk ilçesidir Balya. Son yıllarda nüfusu azalmış olsa da bir zamanlar 36 bin vatandaşın yaşadığı bir maden ilçesiydi burası. Maden başta olmak üzere seramik fabrikalarının kapanması sonucu birçok vatandaş ilçeyi terk etmiştir. Bugün ise geleceğe yatırım olarak tekrar maden ve fabrika kurma projeleri yürütülüyor” dedi. Fransızların eseri olan 100 yıllık maden hastane gibi önemli eserlere sahip Balya’nın Çanakkale ve Balıkesir arasında ulaşımı sağlayan geçiş noktası özelliğine sahip olduğunu söyleyen Cengiz, “Tarihin ilk dönemlerinden bu yana, çinko ve kurşun olmak üzere, manganez ve linyit madenlerinin işletildiği, bu nedenle Balya’nın sürekli bir yerleşim yeri olarak kullanıldığı bilinmektedir. Balya madenlerinin işletilmesi Osmanlı İmparatorluğu zamanında da sürdürülmüş. Osmanlılar döneminde Kadılık olan Balya’nın adının, 1650 yıllarında burada Kadılık yaptığı rivayet edilen Bali Bey’den geldiği de ileri sürülmektedir” diye konuştu. “Balya madenleri bir dönem devletleştirildi” Balya madenlerinin bir dönem devletleştirildiğini anlatan Cengiz, sözlerini şöyle tamamladı: “Adını 1923’ten sonra ‘Balya Karaaydın Maden Şirketi-Türk’ diye değiştiren şirket, hükümetten 200 bin lira yardım alarak faaliyetine devam etti. 1932 yılında faaliyetini durduran şirket yeniden hükümetten yardım aldı. Şirket, 1933-1934 yıllarında üretimini üç kat artırmasına karşın kurşun fiyatlarının dünya piyasasında düşmesi üzerine faaliyetine 1939 yılında son vermek zorunda kaldı. Maden, 8 Şubat 1940’taBALYA, TEREYAĞI İLE DE ÜNLÜDağlık coğrafyasında yapılan hayvancılık faaliyetleri sonucunda tereyağı ile de ünlenen Balya’nın Belediye Başkanı Dündar Cengiz, çinko, kurşun, manganez ve linyit yataklarının dünden bugüne Balya için önemine vurgu yaptı. Bakanlar Kurulu kararıyla devletleştirildi. O tarihten itibaren de Balya’nın kaderi değişti. Yaklaşık 70 yıl boyunca Fransızların işlettiği madenden 400 bin ton kurşunun çıkarılıp Fransa’ya ihraç edildiği tahmin ediliyor. Bunun karşılığında da 4 milyon ton zehirli atık da Balya çevresinde Maden Deresi’nin kıyısında, neredeyse bir asırdır duruyor. 1930’lu yıllarda 36 bine ulaşan nüfus, bugün 2 bin 300. Yaşayanların çoğu da yaşlı ve emekli.”
12 l BÖLGE lBALIKESİR&ÇANAKKALEDoğtaşMobilya,yurtiçivedışında 30mağazaaçmayıplanlıyorYeni pazarlara açılarak, marka bilinirliğini artırmayı hedeflediklerini belirten Doğtaş Mobilya Yönetim Kurulu Başkanı Davut Doğan, bu yıl yurtiçinde 14, yurtdışında 16 olmak üzere toplam 30 mağaza açmayı planladıklarını açıkladıTurquality belgesi ile yurtdışı atılımlarına hız verdiklerini vurgulayan Doğtaş Mobilya Yönetim Kurulu Başkanı Davut Doğan, Doğtaş Mobilya’nın 65 ülke ihracatı, yurtiçi ve dışındaki 200’ü aşkın mağazası bulunduğunu dile getirdi. Bu yıl yurtiçinde 14, yurtdışında 16 toplam 30 mağaza açmayı hedeflediklerini belirten Doğan, her geçen yıl hız kesmeden büyüme gerçekleştirme amacında olduklarını kaydetti. Geçen yıl İstanbul İhracatçı Birlikleri’nden en başarılı ihracatçı ödülünü ve Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından Çanakkale ihracat birincisi ödülünü aldıklarını aktaran Davut Doğan, “İngiltere, Almanya, Irak, İran, Suriye, Libya ve Rusya başlıca ihracat yaptığımız ülkeler arasında yer alıyor. Bu yıl yeni pazarlara açılarak, dünyada yayılmaya devam etmeyi ve Doğtaş markasını dış pazarlarda daha çok duyurmayı planlıyoruz” dedi. Firmalarının 40’ıncı yılını kutladıkları bu yıl hem yurtiçinde hem de yurtdışında yüzde 40 büyüme hedeflediklerini söyleyen Davut Doğan, her geçen yıl hız kesmeden büyümeye devam ettiklerini ifade etti. Büyüme stratejileri ile birlikte yurtdışında yeni pazarlar geliştirme çalışmaları sürdürdüklerini aktaran Doğan, yeni proje ve yatırımlarıyla firmalarının adından söz ettireceklerini kaydetti. Bu yıl Exclusive mağazalaşma süreçlerinin devamlılığını sağlayacak, daha net lokasyon, satış mağazası ve perakende hedefleri-“BU YIL YÜZDE 40 BÜYÜME HEDEFLİYORUZ”Firmalarının 40’ıncı yılını kutladıkları bu yıl hem yurtiçinde, hem de yurtdışında yüzde 40 büyüme hedeflediklerini belirten Davut Doğan, her geçen yıl hız kesmeden büyümeye devam ettiklerini dile getirdi. Büyüme stratejileri ile birlikte yurtdışında yeni pazarlar geliştirme çalışmalarını sürdürdüklerini söyleyen Doğan, yeni projeleri ve yeni yatırımlarıyla firmalarının adından söz ettireceklerini aktardı.ni belirlediklerini aktaran Doğan, “Geçen yıl yaptığımız 15 bin metrekare ek yatırımımızla 100 bin metrekare alana ulaştık. Bu yıl içinde tamamlamayı planladığımız 30 bin metrekare ek yatırımımızla da bölge ekonomisine ciddi katkılar sağlamayı hedefliyoruz” diye konuştu. TOBB Mobilya Sektör Meclisi Başkanlığı görevini de yürüttüğünü söyleyen Davut Doğan, Doğtaş Mobilya’nın aldığı ödüllerin ve kamuoyu araştırmalarının kendilerine doğru yolda olduklarını gösterdiğini dile getirdi. “Özellikle son yıllarda gerçekleştirdiğimiz girişken ve yenilikçi büyüme stratejimizin meyvelerini topluyoruz” diyen Doğan, geçen yılı yaklaşık yüzde 34’lük büyüme ile kapattıklarını aktardı. Türkiye’nin en beğenilen şirketleri araştırmasında sektörünün “En Beğenilen Şirketi” olduklarını anımsatan Doğan, sektördeki güçlerini ve başarılarını bu araştırma sonucuyla pekiştirmiş olduklarını ifade etti. Davut Doğan, “Türkiye’nin en büyük 500 şirketi arasında yer alıyoruz. Mobilya ihracatımız ve ciromuzla sektörde ilk üç içinde yer alan en gözde mobilya markalarından biriyiz. Sektörde takip edilen; kalite ve tasarım anlayışıyla ‘yaşam tarzlarını belirleyen’ bir konumdayız. Bu doğrultuda dünya markası olma yolunda hızlı adımlarla ilerliyoruz” şeklinde konuştu.
BALIKESİR&ÇANAKKALE 13 FUAR 3ŞekerPiliç,ilkçeyrekte ihracatcirosunu%98artırdıŞeker Piliç’in bu yılın ilk üç ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre ihracat cirosunu yaklaşık yüzde 98 artırdığını belirten Emre Bor, yaptıkları yatırımlarla da geçen yıl 85 bin ton olan üretimlerini bu yılın sonunda 100 bin tona çıkarmayı hedeflediklerini kaydettiBeyaz et sektörünün bu yıl ortalama yüzde 10 büyüyeceğini söyleyen Şeker Piliç Genel Müdürü Emre Bor, Ortadoğu’nun beyaz et sektörü için önemli bir pazar olduğunu dile getirdi. Şeker Piliç’in de bu yılın ilk üç ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre ihracat cirosunu yaklaşık yüzde 98 artırdığını belirten Bor, yıl sonunda da ihracatlarını artırmaya devam edeceklerini kaydetti. Geçen yıl tamamladıkları yatırımlarla planladıkları yatırımları gerçekleştirdiklerini aktaran Bor, “Kesimhanemiz son teknoloji ürünü makinelerle donatıldı. İleri işlem tesislerimiz ise tüketici için en sağlıklı ürünleri üretiyor. Tamamladığımız son yatırımlar ile geçen yıl 85 bin ton üretim yaptık. Bu yıl ise hedefimiz 95-100 bin ton üretim yapmak” dedi. Firmalarının en son soslu kanat ürününü piyasaya sunduğunu ve ürünün beklenen ilgiyi gördüğünü söyleyen Bor, Şeker Piliç olarak 50 çeşit ürünü 150 farklı şekilde müşterinin beğenisine sunduklarını dile getirdi. Beyaz et sektörünün son beş yılda ciddi bir büyüme trendine girdiğini aktaran Emre Bor, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 12 büyüme gerçekleştiğini dile getirdi. Bu büyüme hızının bu yıl yüzde 10 civarında olmasını beklediklerini söyleyen Bor, şöyle konuştu: “Ortadoğu sektör olarak çok etkin olduğumuz ve bu etkinliği daha da artırmayı hedeflediğimiz bir pazar. Stratejik olarak Ortadoğu pazarı hedefteki en önemli nokta olarak dikkat çekiyor. Bunun dışında Uzakdoğu ve Türk cumhuriyetleri de ticari ilişkilerimizi geliştirdiğimiz diğer pazarla-50 ÇEŞİT ÜRÜNÜ 150 FARKLI ŞEKİLDE MÜŞTERİYE SUNUYORUZFirmalarının en son soslu kanat ürününü piyasaya sunduğunu ve ürünün beklenen ilgiyi gördüğünü ifade eden Emre Bor, “Şeker Piliç olarak 50 çeşit ürünü 150 farklı şekilde müşterinin beğenisine sunuyoruz” dedi.rı oluşturuyor.” Bor, Ortadoğu pazarının genişlemesi ve yurtiçi tüketimin de artmasıyla geleceğe dönük olarak sürdürülebilir bir büyüme yaşanacağını ifade etti.
14 l BÖLGE lBALIKESİR&ÇANAKKALE‘Banvit,hergeçenyıl ihracatınıartırıyor’Son yıllarda Türkiye’de kişi başına düşen yıllık kanatlı et tüketiminin arttığını belirten Banvit Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Görener, Banvit’in de her yıl ihracatını artırarak sektörün artan potansiyeline eşlik ettiğini söylediTürkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, tavuk eti üretiminin nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 2.5, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 10.9 arttığını söyleyen Banvit Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Görener, Banvit’in de her yıl ihracatını artırarak sektörün artan potansiyeline eşlik ettiğini dile getirdi. TÜİK’in verilerine göre, kesilen tavuk sayısının ise nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 3.3 artarken, bir önceki yılın aynı ayına göre de yüzde 11.4 artış gösterdiğini kaydeden Görener, “Son yıllarda ülkemizde kişi başına düşen yıllık kanatlı eti tüketimi arttı. Ortadoğu ülkelerine yapılan ihracatın da her geçen yıl yükselmesi ile birlikte kanatlı sektöründe de hareketli bir döneme girildi” dedi. Sektörün geçen yıl toplam kanatlı etinde bir önceki yıla göre yüzde 14’lük üretim artışı yakaladığını aktaran Görener, ihracatta ulaşılan artışın ise tonaj bazında yine bir önceki yıla oranla yüzde 64 olduğunu kaydetti. Sektörün tüm kesimleri açısından kısa vadede olmasa da, orta ve uzun vadede kârlılığın artıracağını söyleyen Görener, sektörün yeni yatırımcılar için cazip durumda olduğunu dile getirdi. Kanatlı sektörünün, artan iç tüketim ve ihracat nedeniyle özellikle kümes yatırımı anlamında fırsatlar sunduğunu aktaran Görener, özellikle ihracatın geçmiş yıllara nazaran daha da umut verici sinyaller verdiğini dile getirdi. Banvit’in her yıl ihracat rakamlarını artırdıklarını belirten Görener, geçen yılki cirolarının yüzde 8’inin ihracata ait olduğunu kaydetti. Geçen yıl Türkiye’de kanatlı eti tüketimi 20.7 kilograma ulaştı Gerek Banvit gerekse sektör olarak sadece ihracatta değil, iç tüketimde de önemli talep artışları yaşandığını ifade eden Görener, şöyle konuştu: “Örneğin ülkemizde, 1990 yılında 3.8 kilogram olan kişi başına kanatlı eti tüketimi, geçen yıl 20.7 kilograma ulaştı. Dolayısıyla tüm göstergeler sektörün gelecekte daha iyi konuma ulaşacağını müjdeliyor. Bu anlamda biz sanayici-SEKTÖRDE KÜMES YATIRIMLARINA İHTİYAÇ VARÜretim yaptıkları bölgeye yakın olan Balıkesir, Çanakkale, Bursa ve İzmir illerinin sınırlarında yeni kümes yatırımlarına ihtiyaç olduğunu söyleyen Ömer Görener, sektörün sağlıklı gelişebilmesi için bu alanda da yatırımların devamlılığına ihtiyaç olduğunu ifade etti.ler dışında küçük yatırımcıların da yavaş yavaş sektörümüze yöneleceğini ya da mevcut sözleşmeli kümes sahiplerinin kapasitelerini artıracaklarını düşünüyorum.” Üretim yaptıkları bölgeye yakın olan Balıkesir, Çanakkale, Bursa ve İzmir illerinin sınırlarında yeni kümes yatırımlarına ihtiyaç olduğunu aktaran Görener, sektörün sağlıklı gelişebilmesi için bu alanda da yatırımların devamlılığının gerekliliğine değindi. Son dönemde sektördeki büyümeyi ve bu ihtiyacı gören Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın yapılacak kümes ve diğer yatırımlara T.C. Ziraat Bankası’ndan yüzde 50 faiz indirimli yatırım ve işletme kredisi açmaya başladığını duyuran Görener, “Bu uygulama kısmen yararlı oldu, ancak bu destek son uygulamada yüzde 25’e indi ve şu an istediğimiz oranda uygulanmıyor. Devlet destek ve teşvikinin daha da artırılmasıyla birlikte yeni yatırımcıların sektöre girişinin artacağını düşünüyorum” diye konuştu.Tellioğlu Yem, ihracat portföyünü genişletecekBalıkesir’de un, yem ve kuluçka sektörlerine üretim yapan Tellioğlu Yem Gıda, geçen yılın sonunda 10 milyon TL’lik yeni fabrika yatırımı yaptı. Etlik civciv kuluçka sektörü için yılda 9 milyon civciv üreten firma, yeni fabrika yatırımı ile bu sayıyı yılda 13 milyon 500 bine çıkardı. Firma, ayrıca Yeniköy mevkiindeki fabrikanın haricinde, 500 metrekarelik soğuk hava deposunu da faaliyete geçirdi. Yeni tesis ile birlikte ihracat rakamlarına da artırdıklarını belirten Tellioğlu Yem Gıda firma ortaklarından Levent Tellioğlu, “Ortadoğu ve Türki cumhuriyetlerine ihracat gerçekleştiriyoruz. Geçen yıl bu ülkelere 4 milyon 800 bin dolar değerinde ihracat gerçekleştirdik. Bu yıl ihracat portföyümüzü daha da genişleteceğiz” dedi. 30 bin metrekarelik alanda 27 damızlık kümes ile faaliyetlerini sürdürdüklerini anlatan Levent Tellioğlu, etlik civciv üretimini beyaz et sektöründe faaliyet gösteren büyük ve nitelikli firmalarla değerlendirdiklerini dile getirdi. Firmalarının Balıkesir’de büyük bir aşama kaydettiğini ifade eden Tellioğlu, yeni yatırım ile beraber saatte 650 ton un üretimi de gerçekleştirdiklerini kaydetti. Tellioğlu unlarını başta Ege Bölgesi olmak üzere Türkiye’nin birçok noktasında satışa sunduklarını aktaran Tellioğlu, “Eski fabrikanın kapasitesi ihracat için uygun değildi. Sadece yurtiçi taleplerini karşılayabiliyordu. Un üretim kapasitenin artması ile ihracat verilerimizde de artış oluştu” diye konuştu. Yem sektöründe de bölgenin lider firmaları arasında yer aldıklarını aktaran Tellioğlu, saatte 60 tonluk yem üretim kapasitesi ile hayvancılık sektörüne hizmet verdikleri dile getirdi. Levent Tellioğlu, Balıkesir’in Türkiye’yi doyuran il olarak kamuoyunda bilindiğini belirterek, “Firmamızın yem üretimini, bölgede hızlı seyreden hayvancılık sektörü ile değerlendiriyoruz” dedi.
BALIKESİR&ÇANAKKALE 15 FUAR 5Bupiliç,buyıl40milyondolarlık ihracatyapmayıhedefliyorBu yılın ilk beş ayında geçen yılın aynı dönemine göre ihracatlarını yüzde 67 artırarak, 11 milyon 400 bin dolara çıkardıklarını belirten Genel Müdür Yardımcısı Onur Özkul, “Geçen yıl 25 milyon dolar olan ihracatımızı bu yıl 40 milyon dolara çıkarmayı hedefliyoruz” dediBalıkesir’in Bandırma İlçesi’nde beyaz et sektöründe faaliyet gösteren Bupiliç, bu yıl 40 milyon dolar ihracat yapmayı planlıyor. Yurtiçinin yanı sıra yurtdışında da oldukça faal olduklarını söyleyen Bupiliç Genel Müdür Yardımcısı Onur Özkul, “Geçen yılın ilk beş ayında 6 milyon 800 bin dolar ihracat gerçekleştirdik. Bu rakam bu yılın ilk beş ayında yüzde 67 artışla 11 milyon 400 bin dolar oldu. İhracatta sadece bütün piliç olarak değil, tabaklı ürünlerimizle de Irak beyaz et ihracat pazarının yüzde 10’unu gerçekleştirdik” dedi. Geçen yıl 25 milyon dolar ihracat gerçekleştiren firmalarının bu yılki ihracat hedefini 40 milyon dolar olarak belirlediğini bildiren Onur Özkul, ihracat konusunun firmaları için çok önemli olduğunu belirtti. Ortadoğu pazarının gelişmekte olduğunu ve bu bölgeye sürekli olarak ürün sevkıyatı yaptıklarını bildiren Onur Özkul, “Geçen yıl Irak, İran, Libya, Özbekistan, Tacikistan ve Ürdün’e ihracat gerçekleştirdik. Bu yıl ise Bosna Hersek ve Gürcistan’ı ihracat yaptığımız ülkeler arasına ekledik. Gürcistan ile anlaşmamız sağlandı ve önümüzdeki günlerde ilk ihracatımızı gerçekleştireceğiz” diye konuştu. Gürcistan’a ürün göndermelerinin kendileri için sevindirici olduğunu söyleyen Özkul, Mısır ve Suudi Arabistan için de görüşmelerinin devam ettiğini ve kısa süre içinde ilk ürünlerini göndereceklerini bildirdi. Ürün çeşitliliğini artıracak Firma olarak mevcut pazarı koruyarak, yeni pazarları bünyelerine dahil etmek istediklerini aktaran Onur Özkul, aynı zamanda ürün çeşitliliğini artırıp müşterilere farklı alternatifler sunmak iste-İHRACAT PORTFÖYÜNÜ GENİŞLETTİIrak, İran, Libya, Özbekistan, Tacikistan ve Ürdün’e geçen yıl ihracat yaptıklarını aktaran Onur Özkul, bu yıl ise Bosna Hersek ve Gürcistan’ı ihracat yaptıkları ülkeler arasına eklediklerini dile getirdi. diklerini söyledi. 700 personelle hizmet verdiklerini belirten Onur Özkul, sözlerine şöyle devam etti: “Kuruluşumuzun sekizinci yılında 100 yetiştirici, 200 kümes, 3.5 milyon adet civciv ve saatte 6 bin adet kesim kapasitesi ile hizmet veriyoruz. Kaliteye de önem veriyoruz. Bu amaçla ISO 2200-2005 ISO 9001-2008, BRC Global Gıda Güvenlik Standardı, Fapos Certificate ve son olarak da Helal Gıda Sertifikası’nı aldık.”
16 l BÖLGE lBALIKESİR&ÇANAKKALELiteratürKimya,üretim kapasitesiniartıracakFirmanın geçen yıl kapasitesini yılda bin 500 tona çıkardığını ifade eden Genel Müdür Özgür Sönmez, “2012 yılında yeni projelerimizle hedefimizi yıllık 3 bin ton olarak belirledik. Ciromuzu ise 6 milyon doların üzerine taşımayı amaçlıyoruz” dediBalıkesir’de 2003 yılında sıcak pres kalıplama hamuru üretimi ile sektöre giren Literatür Kimya, geçen yıl yılda bin 500 ton olan üretim kapasitesini bu yıl sonunda 3 bin tona çıkarmayı hedefliyor. Balıkesir Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) bin metrekaresi kapalı, toplamda 10 bin metrekare alanda faaliyet gösteren Literatür Kimya’nın Genel Müdürü Özgür Sönmez, fabrikalarında BMC, SMC ve RTM üretimi ile birlikte pres parkuru ile de müşterilerine bitmiş ürün sağlandığını söyledi. Sönmez, “2009 yılında sıcak pres kalıplama pestili (smc-sheet mouldıng compound) üretimi teknolojisini de portföyümüze ekledik. SMC-BMC bitmiş ürünlerin elektrik ve otomotiv sektörleri ağırlıkta olmak üzere inşaat, makine sanayi ve birçok alanda kullanımı mevcut. Şirketimizin misyonu gereği kompozit sektörüne sadece hammadde tedarikçisi olduğumuz için bitmiş ürünümüz bulunmamaktadır. Fakat, müşterilerimizin talepleri doğrultusunda, kendi logoları altında bünyemizde bulunan pres parkuru ile bitmiş ürün sunulmaktadır” dedi. Firmanın 2010 üretim miktarında geçen yıl kapasite artırımına giderek kapasitesini yılda bin 500 tona çıkardığını ifade eden Özgür Sönmez, “2012 yılında yeni projelerimizle hedefimizi yıllık 3 bin ton olarak belirledik. Ciromuzu ise 6 milyon dolar üzerine taşımayı amaçlıyoruz” şeklinde konuştu. “Ar-Ge eksikliğimizi laboratuvarla geliştirdik” 2009 yılında dünyayı etkileyen global krizden firma olarak etkilendiklerini ancak planlanan yatırımları ertelemediklerini anlatan Özgür Sönmez,ÜRETİM YERİ, BALIKESİR OSB’DEÖzgür Sönmez, Balıkesir Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) bin metrekaresi kapalı, toplamda 10 bin metrekare alanda faaliyet gösteren fabrikalarında BMC, SMC ve RTM üretimi ile birlikte pres parkuru ile de müşterilerine bitmiş ürün sağlandığını söyledi.şunları söyledi: “2011 yılı faaliyetleri içinde öngördüğümüz Ar-Ge eksikliğimizi bünyemize kurduğumuz laboratuvarla geliştirdik. Büyümenin verdiği sıkıntı ile beraber lojistik anlamda müşteri memnuniyetini artırmak için kamyon ve kamyonet olmak üzere iki adet sevkiyat aracı edindik.” Türkiye’de kompozit hammaddenin yeterince tanınmamasından dolayı pazarın büyüyemediğini ve gelişemediğini söyleyen Özgür Sönmez, “Kompozit hammaddemiz hayatın her alanında bulunduğundan otomotiv yan sanayii, elektrik sektörü ve inşaat sektöründe BMC ve SMC hammaddemiz yoğunlukla kullanılıyor. Bu yıl içinde otomotiv ana sanayiine direkt tedarikçi konumuna ulaşmak hedefimiz olduğundan piyasada SMC hammaddemizin ağırlıkla kullanılacağını umut ediyoruz” ifadesini kullandı.Arslanlar Otomotiv, ‘Ford Başkanlık Ödülü’ aldıÇanakkale’de beyaz eşya, motosiklet, sigorta ve otomotiv sektöründe faaliyet gösteren Arslanlar otomotiv, bayisi oldukları Ford markasından ‘Ford Başkanlık Ödülü’nü aldı. Firmanın Genel Müdürü İlyas Arslan; Türkiye genelinde 10 bayiye verilen başkanlık ödülünün Çanakkale’ye gelmesinin gurur verici olduğunu söyledi. Çanakkale’de 2011 yılında 900 adet sıfır, 350 adet civarında da ikinci el araç satımı yapan Arslanlar Otomotiv, bayisi oldukları Ford markasından başarı ödülleri aldı. Ford Avrupa Başkan Yardımcısı Roelant de Waard imzalı sertifika ile ödülü alan Arslanlar Otomotiv Genel Müdürü İlyas Arslan, bölgeye göre satış performansı açısından Türkiye’de ilk 10 bayi arasında yer aldıklarını iletti. 2011 yılında Çanakkale’de en çok Ford marka aracın trafiğe çıktığını anımsatan Arslan, 2012 yılında performansı daha da artırmak istediklerini kaydetti. ‘ ‘Çanakkale yatırım cenneti olabilir’ Çanakkale’nin önde gelen sektörlerini tarım ve turizm olarak gördüğünü ifade eden İlyas Arslan, üniversite öğrencisinin şehrin ekonomisine büyük katkı sağladığını söyledi. Arslan, Çanakkale’nin teşvikli iller kapsamında olacağını ancak farklı nedenlerden dolayı olamadığının altını çizdi. Çanakkale’nin tarıma dayalı sanayide gelişmesi gerektiğini vurgulayan İlyas Arslan, “Turizm sektörü de Çanakkale için çok önemli. Bu konuda da teşvikler var. Özellikle beş yıldızlı otel yapımında devletin teşvik verdiği biliniyor. Bununla beraber şehirde yat limanı projesi var. Bunu muhtemelen özel sektör yapacaktır. Doğuş Grubu’na bakarsak 7-8 yat limanı projesine imza attı. Sonuçta bu iş teşviklere bakar. Yapılacak yat limanının Çanakkale’ye büyük faydası olacaktır” dedi. Çanakkale’nin yaşadığı sorunları aşması halinde yatırım cenneti olabileceğini belirten İlyas Arslan, “Yatırımlarda şehrin birçok avantajı ve dezavantajına bağlı olarak ilerliyor. Ulaşım konusunda şehri sıkıntılar yaşıyor. Tarifeli uçak seferi yok. Çanakkale’ye 365 gün turist gelebilir. Çanakkale bu konuda yatırıma çok açık bir şehir” açıklamasını yaptı.
BALIKESİR&ÇANAKKALE 17 FUAR 7Çelmak,buyıl18milyon liralıkcirohedefliyorTarım makineleri üretimi yapan Çelmak’ın geçen yılı 14 milyon lira ciro ile kapattığını söyleyen firmanın Yönetim Kurulu Başkanı İsa Tamer Çelik, “Bu yıl üretimimizi geçen yıla göre yüzde 25 artırmayı hedefliyoruz. Ciromuzu da 18 milyon liraya çıkarmayı planlıyoruz” dediYaptığı yatırımların meyvesini alan ve geçen yıl 14 milyon liralık ciroya ulaşan Çelmak, bu yıl bu rakamı 18 milyon liraya çıkarmayı hedefliyor. Bu yıl 5 milyon liralık yatırım yapmayı planlayan firma, üretimini de geçen yıla göre yüzde 25 artırmayı istiyor. Firmalarının tamamen yerli üretimle ihracat yaptığını dile getiren Çelmak Tarım Makineleri Yönetim Kurulu Başkanı İsa Tamer Çelik, “Çelmak olarak geçen yıl 12 ülkeye 1 milyon dolar ihracat yaptık. 2008 yılında 1 milyon 200 bin liralık ihracatımız vardı. Krizden sonra düşüş yaşadık. 2011’de tekrar 1 milyon lira dolaylarına yükseldik” dedi. Makedonya, Romanya, Bulgaristan, Yunanistan, Azerbaycan, Gürcistan, Mısır, Tunus, Fas ve Cezayir gibi ülkelerle çalıştıklarını söyleyen Çelik, Mısır’a deniz yolu, Azerbaycan’a karayolu ile ulaştıklarını kaydetti. Yurtdışından özellikle yeni çok sıralı ot silaj makinesi siparişleri aldıklarını belirten Çelik, Irak ve İran gibi ülkelere fazla ihracat gerçekleştirmediklerine değindi. İran ve Irak’ta vade talebinde bulunulduğunu aktaran Çelik, “Bu ülkelerle çalışmalar yaptık, tam bir yerlere geldik, Arap Baharı baş gösterdi. Bu da işlerimizi olumsuz etkiledi” diye konuştu. Tarım makinesi sektöründe İtalya ve Almanya ile rekabet halinde olduklarını ifade eden Çelik, bu ülkelerin 10 yıllık sektörel planlama yaptıklarını söyledi. Firmalarının ürettiği malların en iyisini yapmaya çalıştığını belirten Çelik, geçen yıl Ar-Ge’ye 100 bin dolar harcadıklarını dile getirdi. Çok sıralı silaj makinelerinin Ar-Ge çalışmalarının ürünü olduğunu söyleyen Çelik, şöyle konuştu: “Ürünümüzü ge-AR-GE’YE GEÇEN YIL 100 BİN DOLAR HARCADIFirmalarının büyük önem verdiği ArGe’ye geçen yıl 100 bin dolar harcadığını belirten İsa Tamer Çelik, yurtdışından özellikle talep gören çok sıralı silaj makinelerinin Ar-Ge çalışmalarının ürünü olduğunu dile getirdi.çen yıl piyasaya sürdük. 2010 yılında da onun bir alt modelini piyasaya sürmüştük. Bu ürün özellikle Mısır’dan büyük ilgi gördü. 2011 yılında 14 milyon TL ciro elde ettik. 2012’de 18 milyon TL ciro hedefliyoruz. Bu yıl 5 milyon liralık yatırım yaptık. Üretimde de 2011 yılına göre yüzde 25 artış hedefliyoruz.” Çezete firmasını bünyesine kattı Geçen yıl 50 yıllık Çezete firmasını bünyelerine kattıklarını söyleyen Çelik, Çelmak Tarım’ın yeni yer yatırımları yaptığını aktardı. Çelik, “10 bin metrekarelik arazide yeni tesis yapacağız. Geçen yıl 2 milyon 500 bin liralık yatırım yaptık. Bu yıl da bu rakam 5 milyon lirayı bulacaktır. Yıl sonunda taşınmayı planlıyoruz” şeklinde konuştu.
18 l BÖLGE lBALIKESİR&ÇANAKKALEBeksan,40’tanfazla ülkeyeçivisatıyorYurtiçindeki çivi talebini karşıladıktan sonra ihracata da başladıklarını söyleyen Beksan Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Bekki, bugün 40’ı aşkın ülkeye çivi gönderdiklerini ve bu sayıyı bu yıl daha da artırmayı hedeflediklerini dile getirdiBalıkesir’de çivi ve tel üretimi yapan Beksan, yurtiçindeki talebi karşıladıktan sonra ihracata da başladı. Bugün 40’ı aşkın ülkeye çivi gönderen firma, bu yıl kapasitesini yüzde 40 artırarak, ihracattaki ağırlığını daha da artırmayı hedefliyor. Beksan’ın 2002 yılında kurulduğunu anlatan firma Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Bekki, son yıllarda gerçekleştirdikleri ihracat hamlesi ile 40’dan fazla ülkeye çivi gönderdiklerini dile getirdi. Kuruldukları yıllarda sadece Balkan ülkelerine mal gönderirken, bugün Avrupa ve Ortadoğu ülkelerine de girdiklerini belirten Bekki, ABD başta olmak üzere Amerika kıtasına da ürün gönderdiklerini söyledi. Bu yıl yeni yatırımlarla üretim kapasitelerini yüzde 40 artıracaklarını vurgulayan Hüseyin Bekki, “Buna bağlı olarak istihdamımızda da yüzde 20 artış sağlayacağız. Beksan bugün Balıkesir Organize Sanayi Bölgesi’ndeki fabrikasında üçüncü neslin de katılımı ile faaliyetine devam ediyor” dedi. Teknolojiyi yakından takip ettiklerini ve sürekli kalite ve hizmette artan bir grafik sergilediklerini aktaran Bekki, hızlı üretim yapan ithal makinelerle modern bir tesis kurduklarını dile getirdi. Yaptıkları çalışmalarla Balıkesir ve Türkiye ekonomisine katkı sağladıklarını belirten Bekki, tel, inşaat, beton ve meşe çivilerin üretimini yaptıklarını söyledi. Ayrıca el ile çakılan çivilerin üstüne ikincil, üçüncül işlem gören havalı pnömatik tabancalar için Ring adlı ürünlerinin bulunduğunu aktaran Bekki, helikal ve düz tele dizili çivilerin üretimini de yaptıklarını iletti. Otomatik palet hattı makinelerinde kullanılan Epal adlı ürünü de ürettiklerini kaydeden Bekki, helikal ve düz dökme çiviler gibi sertifikası olan ürünlerinin bulunduğunu dile getirdi. Sektörün ihtiyacı olan farklı ölçü ve özelliklerdeki havalı çivi çakma tabancalarını da temin ederek,ÜRETİM KAPASİTESİNİ YÜZDE 40 ARTIRACAKYapacakları yeni yatırımlarla bu yıl üretim kapasitelerini yüzde 40 artıracaklarını kaydeden Hüseyin Bekki, “Buna bağlı olarak istihdamımızda da yüzde 20 artış sağlayacağız” dedi.müşterilerine hizmet verdiklerini söyleyen Bekki, ISO 9001 sertifikasına sahip olan firmalarının, üretimindeki fire oranlarını azaltmak bilinciyle hareket ettiğini dile getirdi. 3.5 milyon euroluk yatırım yapacak Marka olmanın kolay olmadığını ve marka olduktan sonra onu korumanın ise daha zor olduğunu söyleyen Hüseyin Bekki, fabrika ve şirketin her bölümünde uzman yetkililerin yer aldığını belirtti. Yatırımda yeni bir sürece girdiklerini bildiren Bekki, şöyle konuştu: “Kapalı alanı 16 bin metrekareye çıkartmak, nitelikli ürün çeşitliliğimizi artırmak için yaklaşık 3.5 milyon euro civarında yatırıma başladık. Teknolojik yatırımlarla rekabet gücümüzü artırmaya çalışıyoruz. Logomuzu da yenileyerek kurumumuzda meydana gelen bu değişimleri çevremize yansıtmak istedik.”Susurluk Has Otomotiv bu yıl araç satışlarını artıracakSusurluk Outlet tesislerinde faaliyet gösteren Susurluk Has Otomotiv, geçen yılı 750 araç satarak kapattı. Firma, bu yıl geçen yıla göre araç satışlarını artırmayı hedefliyor. Susurluk Has Otomotiv Genel Müdürü Orhan Karabudak, firmanın satış grafiğini yükseltme hedeflerindeki en büyük avantajının müşteriye güven veren yapısı olduğunu söyledi. Mercedes Benz’in dünya otomotiv sektörünün devleri arasında yer aldığını belirten Karabudak, markanın A sınıfı olarak adlandırılan yeni modelleri ile ailelerin ve gençlerin dikkatini çektiğini dile getirdi. Geçen yıl 750 araç satışı gerçekleştirdiklerini aktaran Karabudak, “Satışlarımız genelde Balıkesir, Ankara ve İstanbul odaklı gerçekleşiyor. Binek araçlarda yoğunluğun yaşandığı bir bölgedeyiz ve bunu da değerlendiriyoruz. Bu yıl da bir önceki yılın satış rakamlarını geçmek istiyoruz” dedi. Sektörde büyük bir rekabet olduğunu belirten Orhan Karabudak, ithal araçlarla beraber sektörde büyük bir rekabet olduğunu söyledi. Yapılan yatırımlarla beraber 2013 yılında daha hızlı gelişen bir otomotiv sektörü oluşacağını dile getiren Karabudak, “Çin malı araçlar da piyasaya girdi ancak pek fazla tutunamadı. Açılan bayilerde kapanmaya başladı. Türkhalkı otomotiv alırken kaliteye önem veriyor, kalitesi düşük araçların sektörde kalması zor olarak gözüküyor” diye konuştu. Has Otomotiv’in kendine özel bir kültürü olduğunu ve bunu bilen müşterilerin de firmaya büyük güven duyduğunu ifade eden Orhan Karabudak, 1994 yılında yaşanan ekonomik krizde müşterilerinin bankalar ile anlaşma yaptığını ancak kriz nedeni ile bu anlaşmaların bozulduğunu kaydetti. Müşterilerin mağdur olmaması için Has Otomotiv olarak devreye girdiklerini ve vadelendirme işlemini kendilerinin yaptıklarını aktaran Karabudak, müşteri memnuniyeti felsefesi ile firmalarını daha üst yerlere taşımayı amaçladıklarını ifade etti.
BALIKESİR&ÇANAKKALE 19 FUAR 9GüvenliBeton,yılda500 bintonhazırbetonüretiyorYılda 500 bin ton hazır beton ürettiklerini aktaran Güvenli Beton Yönetim Kurulu Başkanı Güven Barış Yüksel, Çanakkale’de inşaat sektörüne olan talebin yüksek olduğunu ve kapasitelerini buna göre artıracaklarını dile getirdiÇanakkale’de inşaat sektöründe faaliyet gösteren Güvenli Beton, yılda 500 bin ton hazır beton üretiyor. Güvenli Beton Yönetim Kurulu Başkanı Güven Barış Yüksel, Çanakkale’de inşaat sektörüne olan talebin yüksek olduğunu ve kapasitelerini buna göre artıracaklarını söyledi. Güvenli Beton firmasının yanı sıra Karel Yapı firmasının da yönetim kurulu başkanlığını yürüttüğünü aktaran Yüksel, bu iki firmanın Çanakkale’ye büyük katkı sağladığını dile getirdi. Güvenli Beton firmasının hazır beton ve inşaat makinesi alanında, Karel Yapı firmasının ise yap-sat, inşaat ve taahhüt işlerinde faaliyet gösterdiğini belirten Yüksel, istihdam sayılarının iki firma için 250 kişi olduğunu açıkladı. Güvenli Beton firmasına bağlı iki pompa, sekiz mikser, iki excavator, iki çekici, bir makine taşıma aracı ve iki JCB iş makinesi olduğunu ileten Yüksel, “Güvenli Beton için 6 milyon lira ve Karel Yapı için 20 milyon liralık yatırım yaptık. Güvenli Beton olarak geçtiğimiz yıl tam kapasiteyle çalıştık. Çanakkale’de inşaat sektörüne artan ilgiye göre biz de kapasitemizi artıracağız” dedi. Yüksel, şu anda hazır beton için Çanakkale’de yılda 500 bin ton üretim yaptıklarını açıkladı. “Şehirde inşaat sektörü atağa geçecek” Çanakkale’yi ‘batıya açılan pencere’ olarak tanımlayan Güven Barış Yüksel, şehrin talepkâr ve eğitimli nüfusunun büyük bir avantaj olduğunu dile getirdi. İnşaat sektörünün Çanakkale’de atağa geçeceğini ifade eden Yüksel, şöyle konuştu: “Şehirde en büyük sıkıntı ulaşım. Havaalanının konumu Çanakkale’yi zarara sokuyor. Havaalanı hattı üze-“ÇANAKKALE’DE ULAŞIM BÜYÜK SIKINTI YARATIYOR”Çanakkale’de en büyük sıkıntının ulaşım olduğunu söyleyen Güven Barış Yüksel, “Havaalanının konumu Çanakkale’yi zarara sokuyor. Havaalanı hattı üzerinde bina yapılamıyor” dedi. rinde binalar yapılamıyor. Organize Sanayi Bölgesi’nde bile uçakların yükselme çizgisinin üzerinde kalması nedeniyle bina yapıları genelde kısa kalıyor ve yükseltme imkanı bulunmuyor. Şehirde bulunan havaalanının olduğu yerde değil de, Çanakkale ve Biga arasında olması gerektiğini düşünüyorum.” Çanakkale’ye en yakın zamanda bir deniz lojistik merkezi kurulması gerektiğini de söyleyen Güven Barış Yüksel, şehrin yapılacak limanlara ihtiyacı olduğunu dile getirdi. Çanakkale’ye yabancı yatırımcının gelmediğine de dikkat çeken Yüksel, hükümetten yabancı mülkiyetine izin vermesini beklediklerini söyledi.
20 l BÖLGE lBALIKESİR&ÇANAKKALEKepezLimanı,boğazdantopladığı atıklarıekonomiyekazandırıyorÇanakkale Liman İşletmesi’nin Türkiye’nin en büyük atık kabul merkezi olduğunu belirten Kepez Limanı Müdürü Evren Beceren, ağırlıklı olarak boğazdan topladıkları atıkları işlemden geçirdikten sonra yurtiçine pazarladıklarını söylediTürkiye’nin en büyük atık kabul tesisini içinde barındıran Çanakkale Kepez Liman İşletmesi, Çanakkale Boğazı’ndan geçen ve limana uğrak yapan gemilerden topladığı atıkları, susuzlaştırıp ayrıştırdıktan sonra atık yağ, atık solvent ve diğer atıklar olarak lisanslı geri kazanım tesislerine ve çimento fabrikalarına ticaretini gerçekleştirerek ekonomiye artı değer kazandırıyor. Hudut kapısı özelliği taşıyan Kepez Limanı’nın Müdürü Evren Beceren, 2011 yılında elde edilen 15 milyon TL’lik cironun yüzde 70’inin bu yolla kazanıldığını söyleyerek çevreye olan duyarlılıklarını vurguladı. Türkiye’nin iki boğazından birisi olan Çanakkale Boğazı’nda kurulu olan Çanakkale Liman İşletmesi, ISPS kodu ile akaryakıt tankerinden lüks yolcu gemilerine kadar birçok gemiye ev sahipliği yapıyor. Kepez Liman İşletmesi Müdürü Evren Beceren, “2010 yılında deniz yolu ile gelen toplamda 14 bin yolcuyu ağırladık. 2011 yılında bu rakam biraz düştü. 2012 yılında ise planlı olarak 41 gemi yanaşacak. Bunların yarısından fazlası 200 metre boyundaki gemilerdir. Yolcu sayısı olarak bu istikrarla gidersek 15 binin üzerinde bir rakama ulaşacağız. Nisan ayında 230 metre uzunluğunda bir gemi ağırladık ve bunun da bizim için iyi bir referans olduğunu düşünüyoruz. İleriye dönük mutlaka ki yatırımlarda bulunacağız. Özellikle Çanakkale Savaşları’nın ve Anzak merasimlerinin 100. yılı nedeni ile 2015 yılında buraya büyük bir ilgi olacaktır. Yine bu bölgede olan Truva’ya yönelik yatırımlar olursa biz de işletme olarak bazı ek yatırımlar yapabiliriz. Çünkü limanımıza uğrayan yolcu gemileriyle gelen yabancı turistler Troya Antik kentine çok değer veriyor. Bunu liman olarak mutlaka değerlendireceğiz” dedi. Dünyanın sayılı atık kabul merkezlerinden Çanakkale Liman İşletmesi olarak Türkiye’nin en büyük atık kabul merkezi olduklarını ve Euroshore isimli Avrupa Atık Kabul Tesisleri Birliği üyesi olduklarını vurgulayan Evren Beceren, bu özelliği ile dünyanın ise sayılı limanlarından olduklarını belirtti. Evren Beceren, “Toplamda 20 bin metreküplük 14 tanktan oluşan depolama tesisimiz de bulunuyor. Avrupa Atık Kabul Tesisleri Birliği üyesiyiz. Ağırlıklı olarak boğazdan geçen gemilerin atıklarını topluyoruz. Bunların neredeyse tamamı sıvı atıklar ve yüzde 97’sini slop olarak tabir edilen atıklar oluşturuyor. Örneğin yük değişimi yapan tankerler ya da tersane girişi öncesinde gazdan arındırma işlemi yapan tankerler bu aşamada tank yı-YOLCU SAYISININ 15 BİNİ GEÇMESİ BEKLENİYOREvren Beceren, 2010 yılında deniz yolu ile gelen toplamda 14 bin yolcuyu ağırladıklarını, geçen yıl ise bu rakamın biraz düştüğünü kaydetti. Bu yıl ise limana planlı olarak 41 geminin yaşanacağını dile getiren Beceren, “Bunların yarısından fazlası 200 metre boyundaki gemilerdir. Yolcu sayısı olarak bu istikrarla gidersek 15 binin üzerinde bir rakama ulaşacağız” dedi.kaması yapıyor ve böylece oluşan sulu atıklar slop olarak isimlendiriliyor. İşletmemize bağlı altı gemimiz var. Bunlarında 10 bin ton toplama kapasitesi var. Filomuzun içinde tek başına 6 bin ton kapasiteli atık alım tankerimiz bulunuyor. Aktif olarak manevra yaparak gemilere yanaşma özelliği olan belki de dünyanın en büyük atık kabul tankeri. Toplanan atıklar, susuzlaştırılıyor ve ayrıştırılıyor. Bunlardan da atık ürünler elde ediliyor. Bu ürünleri ise şu anda yurtiçine pazarlıyor ve aynı zamanda ihracat için ise çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Başta atık yağ geri kazanım, solvent geri kazanım tesislerinde ürün elde etmeye yönelik kullanılan bu atık ürünler, gemilerden toplanan sulu atıklardan yüzde 10 oranında geri kazanım yolu ile elde edilmiş oluyor. 2011 yılında elde edilen 15 milyon TL cironun yüzde 80’i bu yolla kazanıldı” dedi.
BALIKESİR&ÇANAKKALE 21 FUAR 11YurtdışındabüyüyenKozatBiga buyılihracatınıikiyekatlayacakÜretiminin hepsini yurtdışına pazarlayan Kozat Biga, bu yıl ihracatını ikiye katlama hedefinde. Geçen yıl 2 milyon dolarlık ihracat yaptıklarını kaydeden Genel Müdür Ejder Arslan, bu yılki hedeflerinin 4 milyon dolar olduğunu söylediBiga Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) 2005 yılından bu yana turşu, közlenmiş patlıcan, közlenmiş biber üretimi ve ihracatı ile faaliyetlerini yürüten Kozat Biga, yurtdışı satışlarına yönelik hedef büyüttü. Geçen yıl 2 milyon dolarlık ihracat yaptıklarını belirten Kozat Biga Genel Müdürü Ejder Arslan, bu yılki hedeflerinin 4 milyon dolar olduğunu söyledi. Arslan, ayrıca bu yıl yurtiçi pazara girmek istediklerini de dile getirdi. Ejder Arslan, firmanın 2 bin 300 metrekare kapalı alanda yaptığı üretiminin hepsini yurtdışına pazarladığını kaydetti. Özellikle ABD, Kanada, Avustralya ve İngiltere’ye satışları olduğunu ifade eden Arslan, toplamda 15 ülkeye ihracat yaptıklarını söyledi. Ürünlerinin hammaddelerini Biga ve yakın çevreden elde ettiklerini söyleyen Arslan, ürün gamı içinde 7-8 çeşit turşu, bütün ve kesilmiş közlenmiş biber ve patlıcan bulunduğunu belirterek “Şirketimiz bünyesinde 25-30 kişi çalışıyor. Sezonda bu sayı 70-80 kişiye kadar çıkıyor. Şirketimizin pazarlama ayağını Yunanistan’da bulunan yetkililer oluşturuyor“ dedi. Ağırlığını iç pazara verecek Yunanistan sermayeli bir şirket olduklarını söyleyen Arslan, bu yıl iç pazara girmek istediklerini ve farklı ürün gamı oluşturduklarını anlattı. Arslan, yurtiçi pazar için meze çeşitleri üretmeyi planladıklarını, bunun için makinelerin Yunanistan’dan hazır geldiğini söyledi. Yeni makine alımı ile üretime geçeceklerini anlatan Arslan, meze işinde sadece yurtiçi piyasasını düşündüklerini ifade etti. Sektördeki sıkıntıları değerlendiren Ejder Arslan, tarlalardan düşük kaliteli ürün çıkmasınınMEZE İLE YURTİÇİ PAZARA GİRECEKYunanistan sermayeli bir şirket olduklarını söyleyen Ejder Arslan, bu yıl iç pazara girmek istediklerini ve farklı ürün gamı oluşturduklarını anlattı. Arslan, yurtiçi pazar için meze çeşitleri üretmeyi planladıklarını, bunun için makinelerin Yunanistan’dan hazır geldiğini söyledi.yaşadıkları sorunların başını çektiğini söyledi. Yurtdışına gönderdikleri her ürünün kimin yetiştirdiğine, hangi tarladan çıktığına kadar kayıt sistemleri olduğunu belirten Arslan, “Devlet ilk başta KDV teşvikinde destek veriyor. Fakat şu anda fazla bir teşvik vermiyor. Yurtdışına çıkan konteynerlerden belirli periyotlarda evraklarımızla birlikte teşvik alıyoruz” şeklinde konuştu. Arslan, yurtiçinde geçerli olan ISO 22000 ve özellikle yurtdışında geçerli olan BRC belgelerine ve üretim izinlerinin hepsine sahip olduklarını vurguladı.
22 l BÖLGE lBALIKESİR&ÇANAKKALEBantaş,buyılcirosunu yüzde35artıracakGünlük yaklaşık 50 bin adet metal kutu üretimi yaptıklarını belirten Bantaş Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Erdan, geçen yıl 18 milyon lira olan cirolarını bu yıl yüzde 35 artırarak, 24 milyon liraya çıkarmayı hedeflediklerini kaydettiMetal kutu üretimlerinin yanı sıra ofset baskı konusunda da faaliyet gösteren Bantaş, geçen yılı 18 milyon liralık ciro ile kapattı. Firma, bu yıl cirosunu yüzde 35 artırarak, 24 milyon liraya çıkarmayı hedefliyor. Yurtiçinde Ege Bölgesi’nden Doğu Anadolu Bölgesi’ne kadar satış gerçekleştirdiklerini dile getiren Bantaş Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Erdan, “İsrail, Belçika, Bulgaristan ve Gürcistan gibi ülkelere ihracat gerçekleştiriyoruz. Cezayir ve Libya gibi ülkelerden de ihracat için teklif alıyoruz” dedi. Aldıkları ihracat tekliflerini değerlendirmeye aldıklarını aktaran Erdan, yaptıkları yatırımlar sonucunda ise üretimlerini artırdıklarını, değerlendirmeye aldıkları ihracat tekliflerinin dönüşlerini ise yapmaya başladıklarını dile getirdi. Bu yılın firmaları için ihracat yılı olacağını belirten Erdan, bir yandan yenilik, diğer yandan da yatırım yaptıklarını ifade etti. Firmalarının toplam 6 bin 500 metrekare kapalı alanda iki ayrı yerde faaliyette bulunduğunu anlatan Erdan, bir tarafta kutu oluşumu ve sevkiyat, diğer tarafta ofset baskı işi yürüttüklerini söyledi. Üretim kapasitelerinin yüzde 85’ini kullandıklarını aktaran Erdan, günlük yaklaşık olarak 50 bin adet üretimlerinin bulunduğunu dile getirdi. Firmalarının kurulduğu günden bugüne toplamda 11 milyon liralık makine yatırımı gerçekleştirdiklerini açıklayan Erdan, geçen yıl ise 1.5 milyon liralık makine yatırımı yaptıklarını, bu yıl da yatırımlarının hızlı bir şekilde devam ettiğini dile getirdi. Makinelerini sürekli yenileyerek teknolojiyi yakından takip ettiklerini belirten Erdan, “Teknoloji değiştiği için ayak uydurmak zorundayız. Yatırımlarımızı genellikle daha hızlı ve daha az maliyetle gerçekleştiriyoruz. Geçen yıl toplamda 18 milyon liralık ciroya ulaştık. Bu yıl iseYATIRIM YAPMAYA BU YIL DA DEVAM EDİYORBantaş’ın kurulduğu günden bugüne toplamda 11 milyon liralık makine yatırımı gerçekleştirdiğini söyleyen Adnan Erdan, geçen yıl ise 1.5 milyon liralık makine yatırımı yaptıklarını, bu yıl da yatırımlarının hızlı bir şekilde devam ettiğini aktardı.yaptığımız yatırımların sonucunda yüzde 35’lik bir artışla ciromuzu 24 milyon liraya çıkarmayı hedefliyoruz” diye konuştu. “Metal ambalaj, plastik ve cama göre daha sağlıklı” Metal ambalajın, plastik ve cam ambalaja göre daha sağlıklı saklama imkanı sunduğunu belirten Adnan Erdan, şöyle konuştu: “Gıda, ışık ve hava aldığı zaman kanserojen madde içeriyor. Metal ambalajın fiyatı, diğer ambalajlara göre dezavantaj olmasına rağmen sağlık ve hijyen söz konusu olduğunda tercih sebebi olarak görülüyor. Teneke ambalaj, plastik ambalaja göre daha sağlıklı.” Rekabetin her sektörde olduğu gibi ambalaj sektöründe de oldukça fazla olduğuna dikkat çeken Adnan Erdan, özellikle merdiven altı üretim yapan kişilerin piyasayı olumsuz etkilediğini söyledi.
BALIKESİR&ÇANAKKALE 23 FUAR 13Misyem,yılda60bintonyem üretimkapasitesineulaştıBiga’da faaliyet gösteren Misyem, yılda 60 bin ton yem üretme kapasitesi ile başta Çanakkale olmak üzere yurtiçi pazara satış gerçekleştiriyor. Firmanın 2003 yılından bu yana büyükbaş ve küçükbaş yem üretimi yaptığını belirten Misyem Yönetim Kurulu Başkanı Zekai Baş, pazar payını artırarak büyümeyi hedeflediklerini söyledi. Baş, “Yapılan sanayi yatırımlarıyla devamlı olarak büyüyen Biga bölgesi, diğer bölgelere göre daha canlı bir ticaretin yaşandığı bölge konumuna geldi. Ancak, şu anda hem ağır sanayinin Biga bölgesinde yoğunlaşması hem de barajlar, göletler gibi tarımsal yatırımların aynı zamanda hayvancılığın büyüyerek gelişmesi kafalarda soru işareti bırakmaktadır. Şu anda baraj ve gölet yatırımlarının çoğunun bitirilmesi sayesinde sulanabilir arazilerin artması sebebiyle buğday ve arpa ekiminden kaçış olduğu, çeltik ekiminin arttığını gözlemlemekteyiz. Oysa ki hayvancılığın artması ve günde 300 ton sütün üretildiği bir bölgede hayvansal gıdaların teşvik edilerek desteklenmesi gerekmektedir” dedi. “Satışlarımız her yıl artıyor” Üretimin yüzde 60’ını Çanakkale’de satışa sunduklarını anlatan Baş, kalan bölümü ise Adapazarı, Yalova, Bursa, Balıkesir ve Trakya bölgelerinde değerlendirdiklerini söyledi. Zekai Baş, “Satışlarımız her yıl artarak devam ederken, yılda 55-60 bin ton arası yem üretimine ulaşmış bulunuyoruz. Üretim artmasına rağmen hammadde temininde dışa bağımlı olunması sebebiyle dolardaki kur farklılığı hammadde fiyatlarında çok sık değişkenliğe sebep olmakta. Yem sektörü ve yem sektörünü etkileyen diğer ürünlerde teşvik olmaması hammadde alımlarında dışa bağımlılığı beraberinde getiriyor. Dolar endeksli olarak hammadde fiyatlarının yükselmesi sebebiyle yem fiyatları da etkileniyor. Yem fiyatlarının yükseldiği bir ortamda süt fiyatlarının ve et kesim fiyatlarının yerinde sayması üreticilerin sıkıntıya düşmesine sebep olmaktadır. Bu da tahsilatların biraz daha uzun vadelere yayılmasına sebep oluyor. Bu fiyat makası bu şekilde devam edemez. Bu nedenle üreticinin düzenli olarak teşvik alması gerekiyor” açıklamasını yaptı.Üretimin yüzde 60’ını Çanakkale’de satışa sunduklarını kaydeden Zekai Baş, kalan bölümü Adapazarı, Yalova, Bursa, Balıkesir ve Trakya bölgelerinde değerlendirdiklerini söyledi. Baş, “Yılda 55-60 bin ton arası yem üretimine ulaşmış bulunuyoruz” dedi
24 l BÖLGE lBALIKESİR&ÇANAKKALEBeyköy,ikinciyarıda ihracatahazırlanıyorÜretim kapasitelerinin günlük 150 bin yumurta olduğunu ve yurtiçinde satışlarını İstanbul olmak üzere Balıkesir, Bursa, Çanakkale ve Akhisar’a gerçekleştirdiklerini söyleyen Ertan Güngör, bu yıl ilk ihracatlarını da temmuz sonunda yapmayı planladıklarını dile getirdiBandırma’da yumurta üretimi yapan Beyköy Yumurta, gerçekleştirdiği yeni araç ve kümes yatırımıyla ihracat yapmaya hazırlanıyor. Bu yıl ihracat belgesi almayı planladıklarını belirten Beyköy Yumurta firma sahibi Ertan Güngör, “Dünyadaki birçok ülke yumurta talebinde bulunuyor. Özellikle İran ve Irak’tan ciddi teklifler geliyor. Bulgaristan kapısı açıldığı takdirde ihracat rotamızı kesinlikle bu bölgeye çevirmeyi planlıyoruz” dedi. Güngör, ilk ihracatlarını temmuz sonunda yapmayı planladıklarını dile getirdi. Beyköy Yumurta’nın yumurta sektörüne 2004 yılında girdiğini ve şirket merkezinin bin 100 metrekare alanda faaliyet gösterdiğini anlatan Güngör, aile şirketi olarak başladıkları faaliyetlerine bugün kurumsal kimliğe kavuşarak devam ettiklerini ifade etti. Yurtiçinde satışlarını başta İstanbul olmak üzere Balıkesir, Bursa, Çanakkale ve Akhisar’da gerçekleştirdiklerini söyleyen Ertan Güngör, bölgelerde bayiler kanalıyla satış gerçekleştirdiklerini iletti. Üretim kapasitelerinin günlük 150 bin yumurta olduğunu açıklayan Güngör, diğer üreticilerden de aynı sayıda yumurta aldıklarını kaydetti. “Yumurtanın kümesten çıkış fiyatı 20 kuruşun üzerinde olmalı” Geçen yıl 1 milyon liralık yatırımla kümes ekipmanlarını genişlettiklerini söyleyen Güngör, “Soğuk hava depolarına yatırım yaptık. Araç filosunu yenileyerek bütün araçları frigofrik kasalı araçlara çevirdik. Yaklaşık 500 bin liralık yatırımları araçlarımıza yapmış olduk. Yakın zamanda yeni çiftlik yatırımıyla daha da büyüyeceğiz” diye konuştu. Çiftliklerin toplamının 16BU YIL 1 MİLYON LİRALIK ÇİFTLİK YATIRIMI YAPACAKYaptığı 1 milyon liralık yatırımla geçen yıl kümes ekipmanlarını genişleten firma, bu yıl yapacağı çiftlik yatırımı için 1 milyon liralık bütçe ayırdı.bin metrekare olduğunu söyleyen Güngör, bu yıl yapacakları çiftlik yatırımı için 1 milyon liralık bütçe ayırdıklarını bildirdi. Küçük firmaların haksız rekabet ortamı yaratarak düşük fiyattan piyasaya ürün sürdüğünü belirten Güngör, bu durumun kendilerine ve sektörde iş yapan diğer firmalara ciddi zarar verdiğini söyledi. Yumurta adet fiyatı ve kümesten çıkış fiyatının 20 kuruşun üzerinde seyretmesinin doğru olacağını savunan Güngör, düşük fiyattan piyasaya ürün sunma sorununun çözümü için ise şunları söyledi: “Devlet, belli bir kapasitenin üstünde üretim yapan firmalara ihracata yönlendirmeli. Bu şekilde küçük üreticiler yurtiçinde malları daha iyi fiyata satarak, rant sağlayacak. Bu durum bölge ekonomisi içinde faydalı olacak. Bu bölgede bu sektörde faaliyet gösteren yaklaşık 50 bin kişi bulunuyor.”
BALIKESİR&ÇANAKKALE 25 FUAR 15Özkul, yeni yatırımıyla kapasite artıracakSon iki yıl içinde halat ve kaytan üretimi tesisi için 1 milyon dolarlık yatırım yaptıklarını belirten Özkul İplik Sanayi firma sahibi İzzettin Özkul, yeni makine yatırımı ile kapasite artıracaklarını söyledi. Halı ipliği üretimi ile sektöre 1959 yılında İstanbul’da adım atan Özkul İplik Sanayi, daha büyük yer için 1984 yılında Balıkesir’e geldi. Kaytan satışını yurt genelinde tüm mobilyacılara yaptıklarını dile getiren İzzettin Özkul, “Halat satışını Türkiye genelinde özellikle İstanbul ve ihracat yaptığımız ülkelerde gerçekleştiriyoruz. Rusya, Romanya ve Arabistan başta olmak üzere sekiz ülkeye ihracat yapıyoruz” dedi. Aylık üretimlerinin yaklaşık 200 ton olduğu bilgisini veren Özkul, iki yeni makine için 400 bin TL’lik yatırım yaptıklarını ifade etti. Aldıkları iplik örme ve halat örme makineleri ile kapasite artırmayı hedeflediklerini söyleyen Özkul, ihracat payını daha da artırmak istediklerine işaret etti. Yurt genelinde sektörde ilk beş firma arasında olduklarını belirten İzzettin Özkul, “Ürünlerimizin kalitesini özel laboratuvarda gerçekleştiriyoruz. Gelecek yıl TSE belgesi almak için hazırlıklarımızı tamamladık. Kaliteyi artırmak için ithal polyester kullanıyoruz. İnşaat sektöründe iş güvenliğini artırmak için özel ağların üretimini yapıyoruz ve bu özel ağların hammaddesini Hollanda’dan getirtiyoruz” açıklamasını yaptı. Toplamda 2 bin metrekare alanda faaliyet gösterdiklerini belirten İzzettin Özkul, çalışan sayısının 35 kişi olduğunu söyledi. Kale ve pota ağı üretiyor Özellikle büyük futbol kulüplerine renkli kale ağları üretimi yaptığını söyleyen İzzettin Özkul, basketbol potası ağı ürettiğini ifade etti. Özkul, “Türkiye Süper Ligi’nde mücadele eden birçok takımın kale ağlarında imzası bulunan Özkul İplik, basketbol sahalarında da pota ağları üretiminde bulunuyor” dedi.Safir Üçeldaş, laboratuvar kuracakGüney Marmara’da zemin etüdü, yeraltı suyu araştırmaları ve su sondajı gibi faaliyetler yürüten Safir Üçeldaş, beton ve zemin laboratuvarı kurmaya hazırlanıyor. Balıkesir’de 2006 yılında kurulan firmanın Balıkesir, Çanakkale, Bursa ve çevresine maden sondajı, zemin etüdü ve zemin iyileştirme, jeofizik etüd, imar esaslı jeolojik –jeoteknik çalışma, jeolojik ve hidrojeolojik danışmanlık, yeraltı su aramaları, su sondajları, Devlet Su İşleri (DSİ) kuyu ruhsatları, jeotermal sondajlar, inşaat taahhüt ve mühendislik hizmetleri verdiklerini belirten Safir Üçeldaş firma sahibi Kerem Üçeldaş, geçen yıl araç parkına eklemeler yaptıklarını dile getirdi. Üçeldaş, “Bir adet su sondaj makinesi, iki adet zemin etüt makinesi ile çalışmalara hızla devam ediyoruz . 2012 son yarısı ve 2013 yılında yaklaşık olarak 200 bin TL’lik yatırımla zemin ve beton laboratuvarı kuracağız‘’ dedi. Belirli bir fiyat standardının olmamasının sektörün en büyük sıkıntısı olduğunu söyleyen Kerem Üçeldaş, “Zemin etütlerinde standart belirlendi fakat su sondajlarındaki denetimlerin daha sağlıklı hale getirilmesi gerekiyor” ifadesini kullandı. Su sondaj çalışmalarının DSİ tarafından ruhsatlandırıldığını ve bu görevin kurumsal şirketlere ait olduğunu belirten Üçeldaş, kaçak su sondajı yapıp fiyat açısından rekabet yaratanların sektörü zarara uğrattığını anlattı. Yetersiz araştırmayla veya uygun olmayan bölgelerde yapılan su sondajlarının o bölgenin tarım için elverişliliğini kaybetmesine sebep olduğunu ifade eden Kerem Üçeldaş, görevini ve raporlandırmasını eksik yapan firmaların varlığına dikkat çekti.
26 l BÖLGE lBALIKESİR&ÇANAKKALEAsilNakliyat,yılsonunda araçsayısını220’yeçıkaracakKanatlı ve büyükbaş havyan sektöründe kullanılan yem hammaddelerinin taşıma işlerini bugün 200 araçlık filolarıyla yaptıklarını söyleyen Nadir Arısoy, bu sayıya yıl sonunda 20 yeni araç daha ekleyerek, 220’ye çıkaracaklarını dile getirdiNakliyat sektöründeki faaliyetlerine 10 araç ile başlayan Asil Nakliyat, ithalatçı ve ihracatçı firmaların ürünlerini taşıyarak büyüdüğü sektörde bugün, 200 araçlık filoya ulaştı. Firma, yıl sonunda filosuna ekleyeceği 20 yeni araçla bu sayıyı 220’ye çıkarmayı planlıyor. Asil Nakliyat’ın Bandırma’da faaliyet gösterdiğini ve Bandırma Limanı’na ithal gemilerden gelen çeltik, mısır, buğday ve çekirdek gibi hammadde ürünlerinin taşıma işlerini yaptığını anlatan Asil Nakliyat Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Arısoy, fabrikadan çıkan ürünleri yurt geneline nakliye ettiklerini dile getirdi. Özellikle son dönemde canlı hayvan geldiği için limana artık hayvanları da taşıdıklarını bildiren Arısoy, “Ürünleri limandan bize ait depolara veya firma depolarına taşıma işlemlerini gerçekleştiriyoruz. Firmaların her türlü ürünlerini taşıyacak araç filosuna sahibiz. Faaliyetlerimize 10 araç ile başladık. Bugün 200 araçlık filoya ulaştık” dedi. Genel anlamda taşıdıkları ürünlerin kanatlı sektörü ve büyükbaş havyan sektöründe kullanılan yem hammaddeleri olduğunu aktaran Arısoy, ürünleri istifleyerek ve yükleyerek taşıdıklarını dile getirdi. Firmalarının yılda ortalama 2 milyon ton taşıma işlemi gerçekleştirdiğini kaydeden Arısoy, bunların 1 milyon tonunun limana gelip, buradan tesise girdiğini ve 1 milyon ton olarak da üretimden çıktığını aktardı. Geçen yıl 35 aracını yeniledi Firmalarının geçen yıl 35 araçlarını yenilediğini söyleyen Nadir Arısoy, bu yıl için araç filosuna 20 adet yeni araç eklemeyi daha hedeflediğini açıkladı. Arısoy, “Elimizdeki ekipman ve personel ile her türlü ürün taşımacılığı içinCANLI HAYVAN DA TAŞIYORSon dönemde Bandırma Limanı’na gelen canlı hayvanları da taşımaya başladıklarını duyuran Asil Nakliyat Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Arısoy, “Ürünleri limandan bize ait depolara veya firma depolarına taşıyoruz” dedi.mevcut kapasitemiz bulunuyor. Batı’dan Doğu’ya kadar her yere her türlü nakliye işlerini taahhüt ederek, işler alıyoruz. Bizler için müşterinin mağdur durumda kalmaması için verilen söz önemlidir” diye konuştu. Devletin R ve K Belgeleri’ni zorunlu hale getirdiğini vurgulayan Arısoy, kamyonlarında otobüsler gibi nakliye paralarının belirlenmesi gerektiğine dikkat çekti. Böylece haksız rekabet ortamının yaratılmayacağını ileten Arısoy, devletin sektörü ele alıp disiplin etmesi gerektiğini ifade etti.