DÜNYA l BÖLGETasarımdan Üretime Mobilya KentiİnegölMobilyaİhtisasOSB sanayininyükünü azaltacakİnegöl Kaymakamı ve İnegöl 2. OSB Yönetim Kurulu Başkanı Durmuş Gencer, 51 mobilya ve mobilya yan sanayi firmasının, 1.437 dönüm arsa tahsisinde bulunduğu Mobilya İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde, 2010 yılı Nisan ayından itibaren inşaat ruhsatlarının verilmesinin öngörüldüğünü söyledi. k 6’daHedef,Türkiye’nin mobilyabaşkentiolmakİÇİNDEKİLER08 İNEGÖL BELEDİYE BAŞKANI Alinur AktaşTürkiye’deki birçok ilden büyük olan, hep birlikte gerçekleştirdiğimiz atılım ve yatırımlarla daha da modernleşen, gelişen ve yeniden şekillenen İnegöl, markaları ile dikkat çekiyor. Bu markaların başında kentimizin Türkiye’ye ve dünyaya açılan kapısı İnegöl mobilyası geliyor.08İNEGÖL TİCARET VE SANAYİ ODASI BAŞKANI Metin Anılİnegöl Ticaret ve Sanayi Odası olarak ortaya bir hedef koyduk. Bu hedefimiz; On yıl içinde İnegöl’ü Türkiye’nin mobilya başkenti yapıp, İtalya ve Almanya’yı tahtından indirmek. İnegöl’ün dünyanın mobilya merkezi olması için bütün koşullar hazır. Çünkü sektör için gerekli hammadde ve yetişmiş işgücü İnegöl’de var.10İNEGÖL MOBİLYASI TANITIM GRUBU BAŞKANI Ahmet Güleçİnegöl, Türkiye’nin mobilya başkenti olmak istiyor. Kolay olmayan bu hedefe ulaşmak için hepimize büyük sorumluluklar düşüyor. İlçemizde üretilen mobilyalar, kalitesi ve estetik özellikleri ile sadece ülkemizde değil, dünyanın her yerinde pazar payını sürekli artırıyor.Türkiye’nin mobilya üretiminin yüzde 35’ini ve mobilya ihracatının yüzde 16’sını gerçekleştiren İnegöl, tasarımda da dünyada söz sahibi olma iddiasını taşıyor.12İNEGÖL OSB YÖNETİM KURULU BAŞKANI Erdoğan ŞeremetBölgemiz, 3 milyon metrekarelik bir alan üzerine kurulmuş, her türlü altyapı çalışmaları tamamlanmış ve sanayicilerin tüm ihtiyaçlarına cevap verebilecek durumda. Bölgemizde bugün itibariyle 107 parselde, 85 kuruluş faaliyet gösteriyor, toplam çalışan sayısı ise 13 bin civarında bulunuyor.
4 l BÖLGE lTASARIMDAN ÜRETİME MOBİLYA KENTİ: İNEGÖLHedef,2015yılındaTürkiye’nin mobilyabaşkentiolmakTürkiye’nin mobilya üretiminin yüzde 35’ini ve mobilya ihracatının yüzde 16’sını gerçekleştiren İnegöl, 2015 yılında Türkiye’nin ‘mobilya başkenti’ olma hedefine kilitlendi. İnegöl mobilyasını marka haline getirmek için kurulan ‘Mobilya Tanıtım Grubu’ ve altyapı çalışmaları devam eden Mobilya İhtisas OSB, hedefe ulaşma yolunda süreci hızlandıran en önemli girişimler.Zengin orman varlığı sayesinde ekonomisi mobilya sanayii ile şekillenen İnegöl, 2015 yılı hedefini, Türkiye’nin mobilya başkentliği olarak belirledi. Türkiye’deki mobilya üretiminin yüzde 35’ini, mobilya ihracatının ise yüzde 16’sını gerçekleştiren mobilya sanayii, bu rakamları artırma ve İnegöl mobilyasını marka haline getirmek için çalışmalarını hızlandırdı. İnegöl mobilyasının iki temel sorunu olarak nitelendirilen üretim ve pazarlama konuları, bu yolda yapılan girişimlerle çözülme yolunda. İnegöl mobilyasını marka haline getirmek için oluşturulan ‘Mobilya Tanıtım Grubu’, bu girişimlerden biri. Üretimdeki sorunu çözmek, çok katlı ve dağınık üretim atölyelerini entegre üretim tesislerine dönüştürebilmek için ise bir Mobilya İhtisas OSB’si kuruluyor. Ekonomik krizi, KDV indirimi sayesinde görece az hasarla atlatan İnegöl mobilya sanayii, son yıllarda ihracata ağırlık veriyor. 104 milyon dolarlık ihracatını yaklaşık 70 ülkeye gerçekleştiren mobilya üreticisi, kalitesiyle dünya pazarlarında adından söz ettiriyor. İnegöl’ün bu doğrultudaki bir başka hedefi ise Almanya ve İtalya’yı tahtından indirerek, ‘dünyanın mobilya merkezi’ olmak… Sanayiden kültüre, markalar ilçesi İnegöl Bursa’nın en büyük ilçesi olan İnegöl, coğrafi açıdan Bursa ilinin güneydoğusunda yer alıyor ve bir bakıma Marmara Bölgesi’nin güney sınırını belirliyor. Anadolu’nun önemli ulaşım yolları üzerinde bulunan ilçe, en eski çağlardan beri bu özelliği sayesinde canlılığını korumayı başarırken, bugün de İstanbul, İzmir ve Ankara üçgeninde önemli bir ulaşım ağına sahip bulunuyor. Toplam nüfusu 220 bin olan ilçe, 4 belde ve 91 köy ile Türkiye’nin 40’ıncı büyük kenti konumunda. İnegöl, 5000 yıllık köklü bir tarihe sahip. Tarihi kaynaklara göre İnegöl’deki yaşam M.Ö. 3000 yıllarına uzanıyor. Ekonomi, zengin orman varlığıyla şekillendi İnegöl’ün ticaret hayatı 1904’te Hocaköy’de Ömer Bey ve arkadaşlarının kurduğu dokuma fabrikası ile başladı. Daha sonra Cuma Mahallesi’nde Kasapzade Emin, Yenice Mahallesi’nde Ayazzade Efendi’ye ait tahin imalathanesi, Kemalpaşa Mahallesi’nde İsmail Zühtü Efendi’nin sandık imalathanesi ve Orhaniye Mahallesi’nde İlyas Usta’nın araba tekerleği başlığı imalathaneleri ile ticaret ve zanaat faaliyetleri devam etti. 1927 yılında ise üç dokuma fabrikası, iki tahıl fabrikası, bir kereste fabrikası, iki tereyağı, yoğurt ve peynir imalathanesi, Romanya göçmeni Salih Anıl’ın mısır kırma makineleri ve yün tarakları ile çorap ve fanila imalathaneleri kurularak gelişme devam etti. 1927 yılında Ticaret Odası’nda 10 adet birinci sınıf, 15 adet ikinci sınıf, 60 adet üçüncü sınıf ve 285 adet dördüncü sınıf esnaf olmak üzere 370 üye kayıtlıydı. Ayrıca 102 adet de küçük esnaf ve sanatkar tescil edilmişti. İnegöl ve yakın çevresi zengin orman varlığına sahip olduğundan, başlangıçtan itibaren ağaç ve kereste işletmeciliği üzerine faaliyet ön planda oldu. 1922 yılında İbrahim Bosnalı, Şakir Lakşe ve Zihni Efendi gibi ortaklar tarafından Kemalpaşa Mahallesi’nde kurulan Uludağ ve Karabel Ormanları Kereste İşletmesi adlı şirket, uzun yıllar varlığını sürdürdü. Yine Hasan Mutlu ve çocuklarının Cerrah’ta, Cafer ve Abdülselam Cumhur kardeşlerin Paşabey Çıkmazı’ndaki fabrikalarında dönemin en sağlam sandalyelerinin üretildiği rivayet ediliyor. O yıllarda ayrıca makineli tarım öncesinde çiftçinin en önemli araçlarından biri olan döğen imalatı da yapılıyor, İnegöl’de üretilen döğenlerin büyük bir kısmı ülkenin değişik yörelerine gönderiliyordu. İlyas Usta’nın ürettiği araba başlıkları, Şamlı Hasan Usta ve diğer birçok araba imalatçısının Ankara Caddesi’ndeki imalathanelerinde yaptıkları at arabaları da ülkenin her yerinde beğeni ile alıcı buluyordu. Hasan Mutlu’nun 1943’ten sonra yaptığı girişimle İnegöl’de artık mobilya imalatına geçilmiş oldu. O yıllara kadar at arabası, tahta kaşık, sandalye ve sandık imal eden İnegöl’deki zanaatkarlar artık mobilya imal etmeye başladılar. 1945 yılında ise Mehmet Güryıldız kendi dizaynı olan ilk mobilyayı üretti. O yıllarda İnegöl’de üretilen ve ilçe dışına satışı yapılan başlıca ürünler tütün, tahıl, kereste, koza, yaş sebze ve kuru meyveden oluşuyordu. İlçede fabrika olarak adlandırılabilecek ilk tesis150 girişimcinin bir araya gelerek kurdukları ve 4 Ağustos 1957’de günlük 24 bin kapasiteyle üretime başlayan tuğla fabrikası oldu. O tarihten sonra hızlı bir kalkınma süreci içine giren İnegöl’de irili ufaklı özel sanayi yatırımları yapılmaya başlandı. 1967 yılında İnegöl ve çevresinin tütün üreticisinin elindeki tütünü işlemek amacıyla Gümrük ve Tekel Bakanlığı bünyesinde Tekel Yaprak Tütün ve İşletme atölyesi kuruldu, Cerrah yolu üzerindeki Tekel’e ait tütün depolarının olduğu yerde 1990’lı yılların başında Tekel’e bağlı Kibrit Fabrikası faaliyete geçirildi. Tütün İşletme Atölyesi, Kibrit Fabrikası birlikte faaliyetini sürdürdükten sonra, önce tütün işletme atölyesi, ardından da 2001 yılında Kibrit Fabrikası faaliyetine son verdi. Bugün Tütün İşletme Atölyesi’nin Atatürk Bulvarı üzerindeki bi-Ekonomik krizi, KDV indirimi sayesinde görece az hasarla atlatan İnegöl mobilya sanayii, son yıllarda ihracata ağırlık veriyor. 104 milyon dolarlık ihracatını yaklaşık 70 ülkeye gerçekleştiren mobilya üreticisi, kalitesiyle dünya pazarlarında adından söz ettiriyor. nası İnegöl Meslek Yüksekokulu olarak hizmet veriyor. Kibrit Fabrikası’nın bulunduğu yer de Uludağ Üniversitesi’ne tahsis edilerek, burada üniversiteye bağlı bazı bölümlerin açılması çalışmaları hızla devam ediyor. İlk ilçe OSB’si İnegöl’de kuruldu 1976 yılından sonra ilk ilçe organize sanayisine sahip olan İnegöl, bu sayede bugüne kadar devam eden bir sanayileşme ve şehirleşme sürecine girmiş oldu. Sabancı, Sanko Holding, Küçükçalık, Starwood gibi ekonominin büyükleri ile OSB kısa sürede bir cazibe merkezine dönüştü. Bunun yanı sıra döküm, gıda, oto yan sanayi, cam sanayi, mobilya yan sanayi, ambalaj sanayi ile İnegöl, güçlü ve zengin bir sanayiye sahip durumda. İnegöl’ün en çok istihdam sağlayan sektörü ağaç ürünleri, mobilya ve tekstil. Bugün sadece OSB merkezli yaklaşık 200 sanayi tesisi bulunuyor. İnegöl’ün 2. OSB’si , “Mobilya İhtisas Sanayi” olarak yine Türkiye’de bir ilk oluşturuyor. Sistem ve teknolojisi Avrupa da üçüncü, Türkiye’de ilk olan, 22 milyon dolarlık yatırımla yenilenen, OSB arıtma tesisleri de İnegöl sanayicisinin gururu durumunda. İnegöl tarım sektöründe de geri kalmadı, başta Avrupa ülkeleri olmak üzere birçok ülkeye sebze ve meyve ihraç ederek önemli bir tarım şehri olduğunu kanıtladı. İlçe, İnegöl Ay Çekirdeği adı ile tarım borsasında yerini aldı. İnegöl Fen Lisesi, il merkezinden sonra aynı ilin ilçesinde kurulan ilk fen lisesi olarak tarihe geçti. Bugün İnegöl’de toplam 12 lise ve 65 ilköğretim okulunda, 50 bine yakın öğrenci okuyor. Bursa Uludağ Üniversitesi’nin yaklaşık 10 branşta eğitim veren 1700 öğrencili en büyük yüksek okulu da İnegöl’de bulunuyor.Şubat 2010Dünya Süper Veb Ofset AŞ adına imtiyaz sahibiAraştırma Servisi Müdürü: Gürhan DEMİRBAŞ Danışman: Talip AKTAŞ Araştırma Servisi Şefi: Yıldız BARS Editöryal Hazırlık: Nuray BELBEK PINARLI Tasarım ve Uygulama: Okay LAFÇIOĞLU Hazırlayan: Bursa Bölge Temsilcisi Ömer Faruk ÇİFTÇİ - Esra ÖZARFAT G Reklam Müdürü: Meral ÖGAT Reklam Planlama Müdürü: Barbaros DARUGA Reklam Müdür Yardımcısı: Alev KOYAŞ YETGİN G Merkez: “Globus” Dünya Basınevi, Balamir Sokak No:7 34810 Kavacık-Beykoz-İSTANBUL Telefon: (0216) 681 18 00 Fax: (0216) 680 39 75 e-posta: dunya@dunya.com web: www.dunya.com Dizgi ve Baskı: Dünya Süper Veb Ofset A.Ş. 100. Yıl Mah. 34440 Bağcılar-İSTANBULGBÖLGETasarımdan Üretime Mobilya Kenti: İnegölDidem DEMİRKENTGenel Yayın Yönetmeni Hakan GÜLDAĞAraştırma Servisi (0216) 681 19 40-681 18 66 arastirma@dunya.com G Bursa Bölge Temsilciliği (0224) 223 24 80-81 bursa@dunya.com G Ücretsiz Danışma Hattı: 0 800 219 20 24-25
6 l BÖLGE lTASARIMDAN ÜRETİME MOBİLYA KENTİ: İNEGÖLGenç girişimciler, mobilyanın modasına İnegöl’den yön veriyorTürkiye’nin ihracatının yüzde 1’ini, mobilya ve ağaç ürünleri ihracatının ise (104 milyon dolarla) yüzde 16’sını gerçekleştiren İnegöl, dış ticaret fazlası veren ender ilçelerden biri. İlçenin lokomotif sektörü mobilya. Hemen her aileden en az bir kişi bu sektörde istihdam ediliyor. Geçtiğimiz yüzyılın başında Cerrah’a yerleşen bir Ermeni ustanın ‘hezeran’ adını verdiği sandalye üretimi ile başladığı belirtilen mobilya serüveni bugün üçüncü kuşak genç girişimcilerin yönetiminde Türkiye’nin mobilya başkentliğine doğru emin adımlarla yürüyor. Mobilyada önemli bir marka haline gelen Çilek’in ilçede açtığı çığır, yakın zamanda yeni markaların da en az Çilek kadar tanınırbilinir konuma geleceğini gözler önüne seriyor. Bayrağı devralan genç girişimciler yaptıkları tasarımlarla mobilyanın modasına İnegöl’den yön vermeye başladılar. Moda ve tasarım konusunda sınır tanımayan genç girişimciler, Avrupa’da düzenlenen uluslararası fuarlarda da boy göstermeyi ihmal etmiyor. Hedefini mobilyanın başkentliği olarak belirleyen sektör temsilcileri, bu konuda kararlı olduklarını da yaptıkları çalışmalarla ortaya koyuyor. İnegöl’de Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Metin Anıl ve sivil toplum kuruluşlarının bir araya gelerek adeta tek yumruk halini almaları, sektörün geleceği açısından son derece umut veriyor. İlçede kurulmakta olan Mobilya İhtisas OSB, sektörün önünü açacak önemli bir adım olarak görülüyor. Bunun yanında ilçede yılda iki kez düzenlenen fuarlara ilgi her geçen gün artarak devam ediyor. Yurtiçi ve yurtdışından gelen binlerce ziyaretçi mobilyanın merkezini yerinde görme fırsatı yakalıyor. Sektörün Türkiye’deki en önemli fuarı İMOB’a da en fazla katılım İnegöl’den geliyor. Bu yıl İMOB fuarına 60’ın üzerinde üretici katılarak ürünlerini sergileyecek. Tüm bu gelişmelere rağmen İnegöl mobilyası hak ettiği yerde mi sorusuna verilen yanıt ise ‘hayır’. Bunu, geçtiğimiz aylarda bir piyasa araştırma şirketinin düzenlediği anketin sonuçları da ortaya koyuyor. Buna göre İnegöl mobilyasının tanınırlığı yüzde 2 civarında. Sonuca içerleyen İnegöllü mobilyacılar, aldıkları bir kararla İnegöl mobilyasını tanıtmak amacıyla atağa geçti. İnegöl Belediyesi ve İnegöl TSO’nun öncülüğünde oluşturulan İnegöl Mobilya Tanıtım Grubu, Ahmet Güleç başkanlığında çalışmalara başladı. Gelinen noktada bütçe oluşturuldu ve önümüzdeki günlerde tanıtım çalışmaları gerek yazılı, gerekse görsel mecralarda görülmeye başlanacak. DÜNYA Gazetesi olarak İnegöl Mobilyası’nın tanıtımına katkı koymak adına çıktığımız yolda, yaptığımız birebir görüşmelerde, sektörün nabzını tutma fırsatı yakaladık. Tüm dünyada yaşanan küresel krizin İnegöl’ü ciddi anlamda etkilemediğini görmek umut verici. Sektör 2009 yılında ciddi bir büyüme yaşadı. Hükümetin mobilyada KDV oranlarını aşağı çekmesi, sektörün önünü açmış görünüyor. Bu sayede bir yandan satışlarda belirgin bir artış yaşanırken, diğer yandan indirimle birlikte sektör mali açıdan terbiye edilmiş durumda. Bazı firmalar KDV indiriminin kayıtdışı çalışanlara yaradığı görüşünü ortaya koysa da genel kanı bu indirimin sektörün krizden etkilenmemesinde büyük rol oynadığı yönünde. Dikkat çeken bir başka konu ise hemen her firmanın ihracat kapısını aralamış olması. Firma yöneticileri söze ihracat bilgisiyle başlıyor. Bu durum, Türkiye’nin mobilya konusunda önünün son derece açık olduğunu gösteriyor. İnegöl de bu konuda başarılı çalışmaları ile dünya pazarlarından önemli pay almaya başladı. İlçede öne çıkan 10-12 firmanın markalaşma yolunda emin adımlarla ilerlediği görülüyor. Firmaların ortaya koydukları bu kararlılık devam eder, bir aksilik yaşanmazsa gelecek beş yıl içinde İnegöllü yeni markalar önemli birer oyuncu olarak sektörde adından söz ettirecek. 2015’de ‘Mobilya Başkentliği’ hedefi ile yoluna devam eden İnegöl’ün belirlenen tarihten önce bu unvanı alacağına inanılıyor. İnegöl mobilyacısının gözündeki ışık, heyecan ve kararlılık da bunun mümkün olduğunu gösteriyor.MobilyaİhtisasOSB sanayininyükünüazaltacakYeni İnegöl’e paralel olarak mevcut sanayinin yükünü azaltmak için İnegöl Kaymakamlığı, İnegöl Belediyesi ve İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası ile ortak planlanan Mobilya İhtisas OSB’nin birinci etap altyapı çalışmaları sürüyor. 51 adet mobilya ve mobilya yan sanayi firmasının bin 437 dönüm arsa tahsisinde bulunduğu bölgede nisan ayı itibariyle fabrikalar yükselmeye, sanayi yeni bölgede gelişmeye başlayacak. İnegöl Kaymakamı ve İnegöl 2. OSB Yönetim Kurulu Başkanı Durmuş Gencer, projeyle İnegöl’ün artık ovaya ya da mevcut kente ilave olarak büyümesinin önüne geçtiklerini belirterek şunları söyledi: “İnegöl Mobilya Ağaç İşleri İhtisas Organize Sanayi Bölgesi, yer seçimi 24 Haziran 2005 tarihinde yapılarak, 650 hektar büyüklüğündeki alan Organize Sanayi Bölgesi yeri olarak uygun görüldü. 1. OSB artık büyüyemediği için yerleşim alanları içine sıkışmış sanayi kuruluşları var. Amacımız bunları planlı bir alana taşımak. Hatta mevcut alana kirli havayı çekmesi için bir kent ormanı planladık. Fabrikalar artık ikinci OSB’de kurulacak. Mevcut OSB; 2 bin 800 dönüm. İkinci OSB ise 4 bin dönüm alana sahip. İnegöl Mobilya Ağaç İşleri İhtisas OSB projesi, İnegöl’ün Hamzabey ve Tokuş köyleri ile Yenişehir’in çayırlı ve Akçapınar köyleri arasındaki 6 bin 500 dönüm, düşük verimli arazi üzerinde, iki etap halinde yapılacak şekilde kurulmuş ve 11 Mayıs 2006 tarihinde Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nca onaylanmıştır. İnegöl’de mobilya ihracatı her geçen gün artıyor. Genel ihracat rakamları düşmesine rağmen, mobilya daha başarılı. İnsanların ihtiyaçlarını gidermek, tarlalardan mobilya fabrikalarının yükselmesini önlemek için bu planlamayı yaptık” dedi. Bağlantı yolu ve enerji çalışmaları sürüyor Birinci etapta yer alan 4 bin dönüm arazinin kamulaştırma çalışmalarının yüzde 95 oranında tamamlandığını ifade eden Gencer; sosyal ve teknik altyapı alanları, arıtma tesisi, yeşil alan, park, yol gibi düzenlemelerin ardından yaklaşık 2 bin 500 dönüm altyapısı tamamlanmış arsanın sanayiye kazandırılacağını dile getirdi. Durmuş Gencer şöyle devam etti; “Arsaların tahmini 20 TL/m2 bedelle sanayicimize ön tahsisi yapılıyor. Bu bedelin biri peşin kalanı dört taksit olacak şekilde ödenmesi planlanmış ve şimdiye kadar yüzde 20’si peşin alınmıştır. Bu gün itibarıyla mobilya, ağaç işleri ve yan sanayi dallarında faaliyet gösteren 51 adet firmaya bin 437 dönüm civarı arsa ön tahsisi yapıldı. Ön tahsis yapılan sanayicilerimiz kriz ortamına rağmen arsa bedellerini tam olarak ödüyor.” Halen bağlantı yolu, kullanma suyu ve enerji temini çalışmalarının sürdüğünü, bölgeyi Yenişehir-İnegöl Karayolu’na bağlayacak bağlantı yolu için gerekli olan projelendirme çalışmalarının altyapı projeleriyle birlikte hazırlandığını ifade eden Gencer, “Hazırlanan projeler doğrultusunda bağlantı yolu ile bölge içi yolların bir kısmının toprak ve alt temel serme işleri ihaleİnegöl Kaymakamı ve İnegöl 2. OSB Yönetim Kurulu Başkanı Durmuş Gencer, 51 mobilya ve mobilya yan sanayi firmasının, 1.437 dönüm arsa tahsisinde bulunduğu Mobilya İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde, 2010 yılı Nisan ayından itibaren inşaat ruhsatlarının verilmesinin öngörüldüğünü söyledi.edilmiş, en uygun teklifi veren Remzi Sütçü İnşaat Taahhüt firması ile anlaşılarak yol çalışmaları başlatılmış ve halihazırda bitme aşamasına gelmiştir. Enerji ile ilgili proje keşif çalışmaları devam ediyor. Önümüzdeki günlerde elektrik temini için ihale yapılması planlanıyor. Jeofizik etüdler neticesinde tespit edilen 15 adet su kuyusu yerinden biri açtırıldı ve su bulundu, diğer kuyu yerleri için de sondaj çalışmaları devam ediyor. Ayrıca 2010 yılında su deposu ve isale hatları yapım çalışması planlanıyor. Ruhsata esas olacak parselasyon çalışması bitirilme aşamasında. Bütün bu çalışmalar neticesinde yatırımcı firmalara 2010 yılı Nisan ayından itibaren inşaat ruhsatı verilebileceği tahmin ediliyor” dedi.
8 l BÖLGE lTASARIMDAN ÜRETİME MOBİLYA KENTİ: İNEGÖLTürkiye’nin yükselen yıldızını markalarıyla geleceğe taşıyoruzTürkiye’deki birçok ilden büyük olan, hep birlikte gerçekleştirdiğimiz atılım ve yatırımlarla daha da modernleşen, gelişen ve yeniden şekillenen İnegöl, markaları ile dikkat çekiyor. Bu markaların başında ilçemizin Türkiye’ye ve dünyaya açılan kapısı İnegöl mobilyası geliyor.İnegöl, mobilya diyarı, köfte şehri ve doğa harikası Oylat Kaplıcaları ile bir turizm cenneti. Uludağ’ın eteklerine kurulmuş bir nazlı gelin. Organize sanayi bölgesi ile Türkiye ekonomisi için aktif bir değer. Verimli tarım alanları ile zengin bir ürün bahçesi. Coğrafi konumu, geniş istihdam potansiyeli, çok renkli sosyo-kültürel mozaiği ile bir cazibe merkezi. Kısacası İnegöl’ümüz tüm dinamikleriyle Türkiye’nin yükselen yıldızı… İnegöl’ümüz Anadolu tarih ve kültürünün önemli kentlerinden biri. Eski çağlardan beri İnegöl’den geçen ulaşım yolu bugün de İstanbul, İzmir, Ankara üçgeninde canlılığını koruyor. İlkçağlardan beri önemli bir yerleşim yeri olan İnegöl, Osmanlı gibi bir cihan devletinin kuruluşuna ve yükselişine de sahne olmuştur. İnegöl denilince; Osmanlı sarayının meşhur içeceği Çitli maden suyu, kaplıcaların efsanesi; Oylat kaplıcası ve Osmanlı gemilerine malzeme üreten kereste imalathanelerimiz akla gelirdi. Ağaç işleri konusundaki köklü altyapımız Marangoz Zihni Usta’nın emeğinde, bir dünya markası olma yolunda hızla ilerleyen İnegöl mobilyasını doğurmuştur. Biz de yüreğimizde insan sevgisi, hayallerdeki İnegöl’ü kurmaya çalışıyoruz. Bunun yanı sıra bu kenİnegöl’ün en azından gelecek asrını kurtaracak bir proje. Yapılaşma olarak şehir merkezi itibariyle İnegöl, dolmuş durumda. İnegöl güneyinde verimli tarım arazileri olan ve imar yapılanması mümkün olmayan bir yapıya sahip. Kuzeyinde ise Bursa-Ankara (D-200) Karayolu ve Türkiye’nin ilk ilçe Organize Sanayi Bölgesi bulunuyor. Bu koşullara rağmen İnegöl, her gün ülkenin dört bir yanından göç almaya devam ediyor. Sanayi noktasında yaptığı atılımlarla ilçe artık kabına sığmıyor ve gün geçtikçe genişliyor. Özetle kentsel dönüşüm çalışmaları ile mevcut İnegöl’ü boşaltıyor, sıkışıklıktan kurtarıp yeniliyor ve kentimizin geleceğini dikkate alarak yeni bir İnegöl kuruyoruz. Biz tüm projelerimizi 3 başlık altında topluyoruz: 1-Mevcut İnegöl’ün projeleri 2-Yeni İnegöl’ün projeleri 3-Alan Yurt’un projeleri… Bu projelerin hepsini adım adım gerçekleştiriyoruz. Türkiye’deki birçok ilden büyük olan, hep birlikte gerçekleştirdiğimiz atılım ve yatırımlarla daha da modernleşen, gelişen ve yeniden şekillenen İnegöl’ümüz markaları ile dikkat çekmekte. Bu markaların başında; kentimizin Türkiye’ye ve dünyaya açılan kapısı; İnegöl mobilyası geliyor. Her yıl üç defa düzenlediğimiz MODEF mobilya fuarlarımız ile mobilyamızı artık dünyaya pazarlıyoruz. Bu kente dair sevdamız, bize atalarımızın bir mirasıdır. Bu sevda ve değerlerin sadece bize ait olmadığının bilinci ile tarih ve kültürümüzü gelecek kuşaklara taşıyoruz.tin kültür ve tarihinin yaşatılarak en güzel şekilde gelecek nesillere miras bırakılması en büyük hedefimiz. İnegöl’ü geleceğe taşıyan proje: Yeni İnegöl Yeni İnegöl bu anlamda en büyük projemiz. Yeni İnegöl’ün ilk adımını TOKİ konutları ile attık. Bu proje fiziksel şartlar sebebi ile sıkışan kente nefes aldıracak bir proje.“Kentsel dönüşüm çalışmaları ile mevcut İnegöl’ü boşaltıyor, sıkışıklıktan kurtarıp yeniliyor ve kentimizin geleceğini dikkate alarak yeni bir İnegöl kuruyoruz.”Mobilya başkenti olup, İtalya ve Almanya’yı tahtından indirebilirizİnegöl Ticaret ve Sanayi Odası olarak ortaya bir hedef koyduk. Bu hedefimiz; On yıl içinde İnegöl’ü Türkiye’nin mobilya başkenti yapıp, İtalya ve Almanya’yı tahtından indirmek. İnegöl’ün dünyanın mobilya merkezi olması için bütün koşullar hazır.iki temel sorunu var. Acımasız rekabet ortamında, çok katlı ve dağınık üretim atölyelerinin hızla, entegre üretim tesislerine dönüştürülmesi gerekiyor. İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası olarak bu sorunun çözümüne köprü olmak için Mobilya İhtisas OSB’yi hızla sonuçlandırmaya çabalıyoruz. İnegöl mobilyasının bugünlere gelmesinde pazarlamanın çok büyük etkisi var. Pazarlama konusunda birlikte atılan ilk adım ise mobilya fuarlarıdır. Fuarlar ile yapılan tanıtımların İnegöl mobilya sektörüne katkıları inkâr edilemez. Ama artık İnegöl mobilyasının markalaşması gerekiyor. Odamızın Mobilya Komitesi birkaç aydır çok önemli çalışmalar yaptı. İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu olarak, başlatılan çalışmaların tamamlanması için işin sekretaryasına talip olduk. Böylece İnegöl Mobilyası Tanıtım Grubu ortaya çıktı. Odamız Meclis Üyesi Ahmet Güleç İnegöl Mobilyası Tanıtım Grubu’nun Başkanı olurken, Odamızın Genel Koordinatörü Mustafa Şentürk Genel Sekreter oldu. İnegöl mobilyasının geleceği için çok büyük öneme sahip olan bu oluşumun kendi ayakları üzerinde duracağı gün çok yakındır. İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası olarak bu oluşum belirli bir noktaya gelene kadar her türlü desteği veriyoruz. Gelecekte de desteğimiz sürecek. Çünkü Mobilya İnegöl’ün lokomotif sektörüdür. Katma değeri çok yüksektir. Tanıtım açısından da büyük bir role sahiptir.İnegöl’de mobilyacılığın geçmişi, yüzyıl öncesine dayanır. Geçmişte çevresi ormanlarla kaplı olan İnegöl’den elde edilen ağaçlar, kereste atölyelerinde işlenip yurtiçinde ihtiyacı olan yerlere naklediliyordu. Cumhuriyetin kurulduğu yıllarda da ilçemizde kereste, yumurta sandığı ve at arabası üretimi yapılıyordu. Süreç içinde bu üretimler, sandalyecilik ve koltuk imalatlarına dönüştü. Günümüzde ise, İnegöl’de en son teknoloji kullanılarak birbirinden güzel mobilyalar üretiliyor ve bütün dünya pazarlarına satılıyor. Türkiye’nin toplam mobilya pazarında İnegöl’ün payı, yüzde 35’lere ulaşmıştır. Bu oran ihracatta da yüzde 16 düzeyindedir. Mobilya katma değeri çok yüksek bir sektör. Mesela, otomotivde yerlilik oranı yüzde 5 ile yüzde 40 aralığındadır. Mobilyada ise, yüzde 85 ile yüzde 100 aralığındadır. İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası olarak; mobilya sektörüne her zaman katkı yapmayı görev biliyoruz. Bu kapsamda; İnegöl Belediyesi ile uyumlu çalışmalar yapıyoruz. İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası olarak ortaya bir hedef koyduk. Bu hedefimiz; On yıl içinde İnegöl’ü Türkiye’nin mobilya başkenti yapıp, İtalya ve Almanya’yı tahtından indirmektir.“Sektör için gerekli hammadde İnegöl’de üretiliyor, yetişmiş işgücü, Ar-Ge alt yapısı, ulusal ve uluslararası pazarlama tecrübesi ve dünyanın her bölgesine ulaşan nakliye ağının merkezi olmak gibi avantajlara sahibiz.” İnegöl’ün dünyanın mobilya merkezi olması için bütün koşullar hazır. Çünkü; sektör için gerekli hammadde İnegöl’de üretiliyor, yetişmiş işgücü, Ar-Ge alt yapısı, ulusal ve uluslararası pazarlama tecrübesi ve dünyanın her bölgesine ulaşan nakliye ağının merkezi olmak gibi avantajlara sahibiz. İnegöl mobilyasının üretim ve pazarlama olmak üzere
10 l BÖLGE lTASARIMDAN ÜRETİME MOBİLYA KENTİ: İNEGÖLHedefimiz İnegöl mobilya sektörünü tanıtmakİnegöl, Türkiye’nin mobilya başkenti olmak istiyor. Kolay olmayan bu hedefe ulaşmak için hepimize büyük sorumluluklar düşüyor. İlçemizde üretilen mobilyalar, kalitesi ve estetik özellikleri ile sadece ülkemizde değil, dünyanın her yerinde pazar payını sürekli artırıyor.sına yönelik faaliyetlerde bulunmak, İnegöl mobilya sektörünün vizyon ve misyonunu belirlemek. Reklam, tanıtım politikalarını şekillendirmek. Üretim ve sonrasındaki süreçlerde ürün kalite standartlarının belirlenmesine katkı sağlamak. Mesleki yeterliliğin geliştirilmesine destek vererek, sektör istihdamının standardizasyonunu desteklemek. Bu amaçla ilk önce; faaliyet komisyonlarını belirleyerek vakit kaybetmeden çalışmalarımıza başladık. Bu komisyonlar, İnegöl mobilyası tanıtımı ve imajının yükseltilmesi çalışmalarına destek verecek firmalar ile temaslar kurdular ve kurmaya da devam ediyorlar. Daha sonra MODEF fuarında mobilyacılarımızı ziyaret ederek onların da görüşlerini aldık. Kurumsal kimlik ve reklam tanıtım faaliyetlerimizi profesyonel şekilde yapabilmek için dokuz ajansla görüşüp çalışmalar hazırlattık. Yaptığımız değerlendirme sonrasında bu ajanslardan üçünü belirledik. Son olarak da Ajans Gusta ile faaliyetlerimizi gerçekleştirmek üzere anlaşma yaptık. Biz, yapacağımız işin stratejik öneminin ve hassasiyetinin farkındayız. Bundan dolayı ince eleyip sık dokuyarak 12 toplantı sonrasında bu noktaya geldik. Bundan sonraki süreçte kurumsal kimliklerimizi hazırlayıp, tanıtım çalışmalarımızı şekillendireceğiz. Son olarak medya ve mecra satın almalarını yapıp güçlü bir PR desteği ile yola çıkacağız. Hedefimiz baştan beri belirttiğim gibi İnegöl mobilya sektörünün bütün ülkede ve bütün dünyada hakkı olan tanınırlık ve bilinirliğini sağlamak. Çünkü İnegöl, Türkiye’nin mobilya başkenti olmak istiyor. Kolay olmayan bu hedefe ulaşmak için hepimize büyük so-Mobilya sektörü, İnegöl’de katma değeri en yüksek sektördür. İnegöl mobilya sektörü iyi analiz edildiğinde sürekli ileriye doğru gittiği kolayca görülür. Sektör 100 yıllık bir geçmişin birikimini sürekli yenileyen, geliştiren bir yapı içinde bugünlere geldi. Özellikle son yıllarda ihracatta yakaladığımız potansiyel, mobilya sektörünün İnegöl için ne kadar stratejik bir sektör olduğunu gösteriyor. Moda, tasarım sağlamlık, değişen teknolojilere ve çağa ayak uydurma konusunda İnegöl mobilya sektörü son derece başarılıdır. Ne var ki geçmişten gelen bir takım sıkıntılar, ticari çıkarlar uğruna yapılan yanlış yönlendirmeler nedeniyle İnegöl mobilyasının ulusal pazardaki imajı zedelenmiş, sektör temsilcilerimizin ticaretine ve ilçemizin imajına zarar vermeye başlamıştır. Bu noktadan hareketle; İnegöl Belediyesi ve İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası’nın büyük destekleri ve diğer sivil toplum kuruluşlarının da katkılarıyla İnegöl Mobilyası Tanıtım Grubu kuruldu. İnegöl Mobilya tanıtım grubunun kuruluş amacı şunlar; İnegöl’deki neredeyse bütün sektörlere katma değer yaratan, ülkemiz mobilya üretiminde ve ihracatında önemli bir paya sahip olan, İnegöl mobilyasının hem yurtiçi hem de yurtdışında tanınırlığının ve bilinirliğinin artırılmasını sağlamak. Oluşturulacak markanın farkındalığının artırılma-“Geçmişten gelen bir takım sıkıntılar, ticari çıkarlar uğruna yapılan yanlış yönlendirmeler nedeniyle İnegöl mobilyasının ulusal pazardaki imajı zedelenmiş, sektör temsilcilerimizin ticaretine ve ilçemizin imajına zarar vermeye başlamıştır.” rumluluklar düşüyor. İlçemizde üretilen mobilyalar, kalitesi ve estetik özellikleri ile sadece ülkemizde değil, dünyanın her yerinde pazar payını sürekli artırıyor. Bunun nedeni İnegöl’de sadece kaliteli ve estetik üretim yapılması değil. Pazarın gelişmesinde İnegöl’ün bütün dinamiklerinin bir araya gelerek düzenlediği İnegöl mobilya fuarları da öncü rol üstlendi. Ama markalaşabilmek için sadece fuar düzenlemek yetmiyor. Bütün tanıtım mecralarında etkili bir tanıtım da yapılması gerekiyor. Tanıtım yapmak için de maddi kaynak gerekli. İnegöl bugüne kadar olduğu gibi bundan sonraki süreçte de gerekli kaynağı bulabilecek potansiyele ve işbirliği kültürüne sahiptir.Mobilya, ilçemizin lokomotif sektörü durumundaİnegöl Marangozlar ve Mobilyacılar Odası olarak odamıza kayıtlı bulunan 1008 üyemizle birlikte İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası’na kayıtlı 700 civarında olan sanayicimiz, tüm dünyada yaşanan küresel krize inat, teknolojiyle beraber makineleşme dönemini tamamlamıştır.Tasarımı, garantili satış ve satış sonrası hizmet anlayışı beraberinde oluşan markalaşma neticesinde, müşteri memnuniyeti bizleri dünyada iddialı konuma getirdi. Oda olarak yurtiçi ve yurtdışı sektör fuarlarına sanayicimizi ve üyelerimizi, katılımcı veya ziyaretçi olarak götürerek gelişimlerine katkı sağladığımızı düşünüyoruz. Yine sektörümüzde satış sonrası hizmet anlayışının ne kadar önemli olduğunun bilincinde olarak yapmış olduğumuz çalışmalarla, oldukça önemli sayıda firmamıza TSE belgesi, hizmet yeterlilik belgesi, marka, patent ve ISO 9001:2000 belgeleri konusunda yapmış olduğumuz çalışmalar neticesinde firmalarımızı belgelendirerek sektörümüzün gelişimine ve tercih edilir olmasına önemli oranda katkı sağladığımızı ifade etmek isterim. Genç iş adamlarımızın yanında sektörümüz içinden gelen genç belediye başkanımız Sayın Alinur Aktaş ve ticaret ve sanayi odamızın ortak çalışmaları sonucu mobilya ihtisas organize sanayimiz çok yakında hizmete girme aşamasına getirildi. Böylece 4 bin 500 dönüm arazi üzerinde bulunan mobilya sanayisi ve iki organize sanayi bölgesi ile İnegöl mobilyasının ne kadar iddialı olduğu görülüyor. Yapılan tüm çalışmalar, İnegöl’ün en büyük hedefi olan 2015 yılında, Türkiye’de mobilyanın başkenti olmak adınadır. İnegöl Marangozlar ve Mobilyacılar Odası olarak odamıza kayıtlı bulunan 1008 üyemizle birlikte İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası’na kayıtlı 700 civarında olan sanayicimiz, tüm dünyada yaşanan küresel krize inat, teknolojiyle beraber makineleşme dönemini tamamlamış ve seri üretimlerle birlikte ilçemizde yılda iki kez düzenlenen MODEF ve MODEF EXPO fuarlarının yanında İstanbul’da düzenlenen İMOB fuarlarının katkıları ile ihracatçılarımızın beğenisine sunduğu ürünleriyle çok ciddi oranlarda ülke ekonomisine katkı sağlamakta. İMOB fuarında 65 birbirinden değerli İnegöl patentli firmayla fuara ayrı bir renk katacağımızı düşünüyorum.İnegöl, mobilyada yüz yıllık geçmişe sahiptir. Dönemin ustaları üçüncü kuşak eğitimlerini tamamlamış ve sektörümüzü artık genç girişimci iş adamlarına bırakmış durumdalar. Bayrağı alan genç iş adamlarımız yapmış oldukları akılcı yatırımlarla İnegöl’de üretilen mobilyanın kalitesini dünyanın gelişmiş ülkeleri olan başta Yunanistan, Almanya, Fransa, İspanya, İtalya olmak üzere birçok ülkeye kabul ettirdi ve yaklaşık 70 ülkeye ihracat yapılma aşamasına gelindi. Günümüzde 104 milyon doları aşan ihracatıyla iller sıralamasında ilçemizi üst sıralara taşıyan mobilya üretimi, ilçemizin lokomotif sektörü olma özelliğine sahip. Kalitemiz ve çizgimiz sayesinde yurtiçi ve yurtdışı showroom’larında ilçemizde üretilen mobilya, koltuk ve aksesuarlarımız talep gören ürünler haline geldi.
12 l BÖLGE lTASARIMDAN ÜRETİME MOBİLYA KENTİ: İNEGÖLTürkiye’nin ilk ilçe OSB’siyizBursa-Eskişehir karayolunun 43’üncü kilometresi üzerinde kurulu bulunan İnegöl Organize Sanayi Bölgesi, ülkemizin üç büyük şehrine ulaşımın kolaylıkla sağlanabildiği bir konumdadır. Bölge, Mudanya Limanı’na 76 km, Gemlik Limanı’na 75 km mesafede olduğundan deniz ulaşımı yapılabildiği gibi, bölgeye 22 km mesafede olan Yenişehir Hava Limanı ile hava ulaşımı da yapılabiliyor. İnegöl Organize Sanayi Bölgesi’ni kurma çalışmaları, 1970‘li yıllara dayanıyor. Bölge, dönemin Ticaret Bakanı Ahmet Türkel’in İnegöl Belediyesi ve İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası’nın girişimleriyle Bakanlar Kurulu’nun 24 Aralık 1973 tarihli kararı ile kuruldu. İlk müteşebbis heyet 1977 yılında oluştu. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın kredi desteği ve kontrolü ile altyapısı kısa zamanda tamamlanan İOSB aynı zamanda Türkiye’nin ilk ilçe Organize Sanayi Bölgesi unvanını da elinde bulunduruyor. Ticaret ve Sanayi Bakanlığı’nın Sicil Defterinde 187 Sicil numarasıyla kayıtlı İnegöl Organize Sanayi Bölgesi, 4562 sayılı organize sanayi bölgeleri kanunu hükümlerine göre kurulmuş, bir özel hukuk tüzel kişiliğidir. Organize Sanayi Bölgemiz, 3 milyon metrekarelik bir alan üzerine kuruldu. Her türlü altyapı çalışmaları (yol, su, elektrik, kanalizasyon, doğalgaz, içme ve kullanma suyu tesisleri, PTT, sosyal tesisler, atıksu arıtma tesisi) tamamlanmış olup, sanayicilerin tüm ihtiyaçlarına cevap verilebiliyor. Bölgemizde bugün itibariyle 107 parselde, 85 kuruluş faaliyet gösteriyor, toplam çalışan sayısı ise 13 bin civarında bulunuyor. Organize Sanayi Bölgesi’nin elektrik dağıtım hattı tamamen yer altı kablosuna dönüştürüldüğünden, sanayi kuruluşları kaliteli enerji temin ediyor, elektrik enerjisi TEİAŞ’a ait ana trafo merkezinden direkt alındığı için de ucuz enerji kullanılıyor. Organize Sanayi Bölge Müdürlüğümüz 1995 yılında doğalgaz dağıtım hattı projesi çalışmalarına başladı; çalışmaları 1996 ikinci yarısında tamamlayarak, alt yapı işine girişti. A tipi istasyon çalışmaları tamamlandıktan sonra, Haziran 1997’den itibaren bölgemizde üretim ve ısıtma amaçlı olmak üzere doğalgaz kullanımına geçildi. Organize Sanayi Bölgesi ve İnegöl Belediyesi ortak evsel ve endüstriyel atıksu arıtma tesislerinin 1998 yılı Ağustos ayında temelleri atıldı, 2000 yılı Kasım ayından itibaren işletmeye alındı. Türkiye’de endüstriyel ve evsel nitelikli atıksuların birlikte arıtıldığı ilk uygulama olan tesisin kapasitesi; 135 bin m3/gün atıksu arıtabiliyor. 160 bin metrekarelik bir alan üzerine kurulu olan arıtma tesisi; biyolojik arıtma, difüzör ve aeratör havalandırmalıdır. Ayrıca tesisten çıkan atık çamurun azaltılması teknolojisi olan Cannibal sistemi Amerika’dan satın alınarak ülkemizde ilk defa uygulanıyor. Yaklaşık 30 milyon dolara mal olan tesis, Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan sanayicilere ön arıtmasız deşarj imkanı sağlıyor. Arıtma sırasında hiçbir kimyasal katkı yapılmadan tesis çalıştırıldığı için, ortaya çıkan atıksu, sulama amaçlı yapılıyor ve inşaatı devam etmekte olan Boğazköy barajına da rahatlıkla verilebiliyor. Ayrıca kurulan çamur kurutma tesisleri sayesinde çıkan atık çamurları susuzlaştırılarak geri dönüşümlü olarak kullanılabilecek hale getirilecek. Bu hali ile Türkiye de bir ilk olma özelliğini taşıyan atıksu arıtma tesisleri, kojenerasyon sayesinde kendi enerjisini üreterek egzost gazlarından faydalanarak çamur ku-“Bölgemiz, 3 milyon metrekarelik bir alan üzerine kurulmuş, her türlü altyapı çalışmaları tamamlanmış ve sanayicilerin tüm ihtiyaçlarına cevap verebilecek durumda. Bölgemizde bugün itibariyle 107 parselde, 85 kuruluş faaliyet gösteriyor, toplam çalışan sayısı ise 13 bin civarında bulunuyor.” rutma işlemi yapacak. Tesiste hedeflenen Avrupa Birliği standartlarına uygun deşarj kriterlerine ulaşıldı, arıtma maliyeti olarak da benzer tesislere göre çok daha ucuz işletme yapılabiliyor. Tesisin TSE Belgesi bulunan laboratuvarında günlük atıksu analizleri yapılabiliyor ve çevre kuruluşlara da hizmet verebilecek kapasitede bulunuluyor. Arıtma tesisinde işletme açısından da bir ilk başlatıldı; Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu özelleştirme yaparak tesisin işletmesini özel bir şirkete verdi. Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu, sanayici ve İnegöl Belediyesi tarafından el ele verilerek tamamı öz kaynakla bitirilen tesislerin işletme masrafları da bu kuruluşların özverileri ve çabaları ile karşılanıyor.Donat,50konseptmağazaaçacakPanel ve modüler mobilya ürünlerini Donat, Hall ve Dodi markalarıyla pazara sunduklarını belirten Yerekonmazlar Mobilya Genel Müdürü İrfan Aydınlı, 20 bölgede konsept mağaza arayışında olduklarını ve bu sayıyı yıl sonunda 50’ye çıkaracaklarını belirtti.Donat markasıyla modüler mobilya üreten Yerekonmazlar Mobilya, 2010 yılında yurtiçi ve yurtdışında 50 konsept mağaza açmayı hedefliyor. Yerekonmazlar Mobilya Ticaret Sanayi 1985 yılında Adnan Yerekonmaz’ın önderliğinde 150 metrekarelik bir alanda, İnegöl’ün meşhur parmaklı vitrinlerini üreterek mobilya sektöründe faaliyetlerine başladı. 2002 yılına kadar kurumsallaşma ve yatırım çalışmalarını sürdüren firma aynı yıl “Donat” markasıyla evlerdeki yerini de aldı. Yapılanmasını sürdüren firma son teknoloji makinelerle panel mobilya üretimini yüzde 500 oranında artırmayı başararak, 2006 yılında ekonomik ürünlere hitabeden Hall markasıyla, 2007 yılında da genç odasına yönelik Dodi Genç Odası markasıyla bir konsept oluşturdu. Gelinen bugünkü süreçte İnegöl Yenice’de panel mobilya üretimi yapılan toplam 28 bin metrekare alanda kurulu tesis ile Cerrah Sanayi Bölgesi’nde yer alan ve yumuşak grup denilen koltuk, çekyat, oturma grubu üretimlerinin yapıldığı 32 bin 500 metrekarelik alanda faaliyet gösteriliyor. 410 çalışanın bulunduğu firmada, 44 idari personel yer alıyor. “Türkiye’de mobilyacılık yapıp da Yerekonmazlar Mobilya’yı tanımayan görmedim” diyen Yerekonmazlar Mobilya Genel Müdürü İrfan Aydınlı, “Panel mobilya üretimiyle belli bir yol alan firmamız bununla yetinmeyip Donat markasıyla modüler mobilya, koltuk, oturma grubu, baza, yaylı yatak, portmanto çeşitleri, Dodi markasıyla genç odası ve Holl markasıyla da daha ekonomik mobilyalar üretiyor. Yurtiçinde 550’ye yakın satış noktamız var. Müşterilerimizi showroom’laşmaya götürüyoruz. Mobilya mağazalarının hakim olduğu yaklaşık 20 bölgede tabelalı mobilyacıların olduğu şekilde konsept mağaza arayışındayız. Bu sayıyı yıl sonunda 50’ye taşımayı hedefliyoruz. Üretim kapasitemiz tek vardiyada aylık 5 bin 200 takım modüler mobilya üretimi. Bin 500 takımı oturma grubu, 500 takımı çekyat - kanepe ve bin takımı da klasik yataklı olmak üzere koltukta aylık 3 bin takım üretiyoruz. Koltukta sipariş üzerine çalışıyoruz ve stok bulundurmuyoruz. Panel mobilyada da siparişlerin öngörüsü üzerine üretim yapıyoruz. Ayrıca günlük 250 yatak üretme kapasitesine sahip tesisimizde şu anda 120 adet/gün üretim yapılıyor” dedi. İstanbul İhracatçılar Birliği’nin 2008 verilerine göre, geçen yıl birliğe üye firmalar arasında ilk ona girdiklerini hatırlatan Aydınlı, 2008’de 3 milyon 256 bin dolara yakın ihracat yaptıklarını, 2009 sonu itibariyle de Türk Lirası bazında yüzde 60’lık artışla 4 milyon 110 bin dolara ulaştıklarını açıkladı. KDV oranlarının indirilmesiyle iç pazarda hareketlilik yaşandığına da vurgu yapan İrfan Aydınlı, 2009 yılı sonunda yurtiçi satışlarda yüzde 5’lik bir artış yaşandığını dile getirdi. Yüzde 85 iç piyasa ve yüzde 15 ihracat dengesiyle çalıştıklarını anlatan Aydınlı, “Ağırlıklı ihracat pazarımız; İran, Fransa, Almanya, Belçika ve Balkan ülkeleri. Son üç dört dönemdir Güney Afrika’da birkaç müşteriyle mal alışverişimiz oldu. Özellikle Ürdün ve Yemen tarafından otel tefrişatına yönelik taahhüt ve proje işleri almaya başladık. Onlar üretim ve maliyet dengesi açısından bizim için daha avantajlı. Bugün için ağırlıklı marka yönlendirmelerimizi Donat üzerinden yapıyoruz” diye konuştu. Genel Müdür İrfan Aydınlı, 2010 yılı hedefleri arasında 50 showroom’a ulaşmak olduğunun altını çizerek, “En azından on showroom da yurtdışında açmayı düşünüyoruz. İran, Belçika, Almanya’da olabilir. Fas ve Tunus’ta da ciddi çalışmalarımız var. Bunun yanı sıra ihracatımızı en az yüzde 10 artırarak yüzde 25’lere çıkarmayı hedefliyoruz. Ülkelere has renk ve desenlerde tasarım yapmaya başladık. Örneğin, İran’da en çok kırmızı, pembe, sütlü kahve renkleri tercih ediliyor” diye konuştu. İstanbul Mobilya Fuarı’na (İMOB) düzenli katıldıklarını kaydeden Aydınlı, “Fuara ilk yıldan bu yana 4. holde 450 metrekarelik alanımızla katılıyoruz. Bu yıl da 34 parça ürün sergileyeceğiz. 2009 senesinde 1. Uluslararası Avrupa Kalite Zirvesi’nde AB standartlarında mal ve hizmet ürettiğimiz için Tüketici Akademisi tarafından Avrupa Kalite Ödülü’ne layık görüldük” dedi.
TASARIMDAN ÜRETİME MOBİLYA KENTİ: İNEGÖL l 13Saloni,2010’da4milyon dolarlıkihracathedefliyorKoltuk ve oturma gruplarının yanı sıra konfor ve yatak mekanizmaları üretiminde iddialı olan Saloni, yurtiçi satış ağını franchising ile genişletiyor. 2009 sonu itibariyle beş yarı ortaklı franchise mağazaya ulaşan firmanın 2010 sonu hedefi ise yedi yarı ortaklı mağaza açmak. Firma aynı zamanda 2009 yılında Suriye – Halep’te de bir mağaza açtı. Kendine ait mekanizma tasarımları da bulunan Saloni, 2009 yılında yüzde 50 büyüyerek 2010 ihracat hedefini 4 milyon dolar olarak belirledi. Mobilya sektöründe 10 yıldır faaliyet gösteren ve 2009 yılında yüzde 50 büyüme oranına ulaşarak büyük başarı yakalayan Saloni, aylık 700 takım koltuk üretim kapasitesine sahip. İnegöl’deki 7 bin metrekarelik alana kurulu tesislerinde 165 çalışan ile 2007 yılından bu yana faaliyet gösterdiklerini belirten Saloni Mobilya Genel Müdürü Haluk Özbek, “Kendisini, tedarikçisini ve müşterisini düşünen, bu üçlü sacayağını düzgün kuran ve kazan kazan mantığıyla ilerleyen bir firma olmak istiyoruz” dedi. Özbek, koltuk ve oturma grupları segmentinde iddialı olduklarını kaydederek, üretimlerinin yüzde 35’ini ihraç ettiklerini söyledi. 2010 hedeflerini ‘ihracat oranını yüzde 40’a çıkarmak’ olarak açıklayan Özbek, 2008’de 3.5 milyon dolar olan ihracat rakamını 2010 yılında 4 milyon dolara çıkarmayı planladıklarını aktardı. Haluk Özbek, “Koltuk ihracatında İnegöl’de ilk sırada, Türkiye’de ise 16. sırada yer aldık. Firma olarak dört stratejimiz var. İhracat, mekanizma satışımız, yurtiçi toptan ve yurtiçi kurumsal mağazacılık. Kendi mağazalarımız, marka yatırımımızı yaparken tüketicilerimizi daha iyi tanımamızı sağlıyor. Komşu ülkeler ağırlıkta olmak üzere 26 ülkeye Saloni markasıyla ihracat yapıyoruz. ABD’ye de beş yıldır ürün yolluyoruz. İhracat yaptığımız AB ülkeleri arasında Avusturya, Yunanistan, Belçika gibi ülkeler bulunuyor. Şu an beş olan franchise mağaza sayımızı 2010 sonunda 7 yarı ortaklı franchise mağazaya çıkaracağız. Ayrıca Suriye- Halep’te 2009 yılında bir mağaza daha açtık. Bütün mağazalarımız yarısı fabrikaya, yarısı da yatırımcıya ait olmak üzere yarı ortaklıdır. Özellikle fonksiyonel, akıllı ürünler üretmeye çalışıyoruz” diye konuştu. Koltuk ve oturma grubunda özgün tasaKoltuk ve oturma grupları segmentinde iddialı olduklarını ve üretimlerinin yüzde 35’ini ihraç ettiklerini kaydeden Saloni Mobilya Genel Müdürü Haluk Özbek, 2010 hedeflerini ‘ihracat oranını yüzde 40’a çıkarmak’ şeklinde açıkladı. Özbek, 2008’de 3.5 milyon dolar olan ihracat rakamını, 2010 yılında 4 milyon dolara çıkarmayı planladıklarını aktardı. rımlarla öne çıktıklarının altını çizen Özbek, altı kişilik Ar-Ge ekibiyle tasarımı yüzde yüz kendilerine ait olan mekanizmalar da ürettiklerini ifade etti. Konfor ve yatak segmentinde 2006 ve 2008’de toplam dört mekanizma geliştirdiklerinin altını çizen Haluk Özbek şunları söyledi; “Bir yatak sistemimiz İstanbul’daki İMOB Fuarı’nda birincilik ödülü aldı. Bu yıl iki ayrı mekanizma ile yarışmaya katılacağız. Bu mekanizmaları Boydak Grubu başta olmak üzere, Yataş, Doğtaş, Aldora, Alfemo gibi Türkiye’nin en büyük gruplarına gönderiyoruz. Tasarım tescili aldığımız dört mekanizmamız var. Beşincisini de önümüzdeki dönemde alacağız. Markalaşma adına 2010 sonu itibariyle reklam yatırımına gireceğiz.”
14 l BÖLGE lTASARIMDAN ÜRETİME MOBİLYA KENTİ: İNEGÖLÇilekMobilya,yurtdışı mağazasayısını135’eçıkardıErtekin Uzİberba,ilk10 markaarasına girmekistiyorGenç kuşakla birlikte üretim ve pazarlama stratejilerini de revize eden İberba, 2010 yılında Rusya pazarına girmeye hazırlanıyor. Firma ayrıca Türkiye’de bilinen ilk 10 marka arasına girmeyi de hedefliyor Uzkardeşler Mobilya olarak 1960 yılında temelleri atılan İberba, 1965 yılında koltuk üzerine seri üretime giren İnegöl’deki ilk firmalardan biri olma özelliğini taşıyor. İbrahim Uz tarafından Uzkardeşler Mobilya olarak kurulan firma ayrıca 1977 yılında TRT’de ilan veren ilk mobilya firması olarak hatırlanıyor. Önce toptancılık, ardından da perakende sektöründe faaliyet gösteren firma, yıllar içinde toptan satış oranını yüzde 20’lere düşürerek mağazacılık alanında çalışmalarını sürdürdü. Ailenin genç kuşak yöneticilerinin sektöre adım atmasıyla birlikte yapısal bir değişime giden firma, 2005 yılında Baba İbrahim Uz, Ertekin Uz ve Batu Uz’un isimlerinden kısaltılan İberba markasıyla ahşap mobilya üretimine ağırlık verdi. Uzkardeşler firmasının perakende sektöründe faaliyetlerini sürdürdüğünü belirten İberba Yönetim Kurulu Başkanı Ertekin Uz, “İberba Mobilya’yı Türkiye’de sektörde bilinen ilk 10 marka arasına sokmayı hedefliyoruz” dedi. İnegöl Yenice’deki 7 bin 500 metrekare kapalı alana sahip tesislerinde 60 çalışanla üretim gerçekleştirdiklerini kaydeden Uz, 13 ülkeye ihracatları bulunduğunu aktardı. Yıllık 1,5-2 milyon dolarlık ihracat yaptıklarına değinen Ertekin Uz, “Buradaki hedefimiz de mevcut kapasitemizin yüzde 30 kadarının ihracata yönelik olması. Ağırlıklı olarak ihracat yaptığımız ülkeler arasında İran, Azerbaycan, Suriye, Hollanda, Portekiz, Dubai ve Fransa yer alıyor. Avrupa krizden ciddi oranda etkilendiği için son dönemde özellikle Rusya pazarı için çalışmaya başladık. Genel olarak Rusya pazarını inceledik ve 2010 yılında Rusya pazarına ciddi bir giriş yapmayı planlıyoruz” diye konuştu. Türkiye genelinde 45 satış noktasında ürünlerinin bulunduğunu belirten Uz, 2010 yılından itibaren her yıl bir mağaza açmayı planladıklarını ve bu doğrultuda ilk mağazanın nisan ayında İzmir’de açılacağını söyledi. Aylık ortalama 200 takım mobilya üretimi yaptıklarını ifade eden Ertekin Uz, 2010’da ihracat oranlarını yüzde 60’a çıkarmayı istediklerini belirtti. 2009’da karlılık ve ciro anlamında yüzde 22 büyüme yakaladıklarının altını çizen Uz; “Yüzde 10’luk düşüş beklerken büyüdük” dedi. Ertekin Uz, İstanbul Mobilya Fuarı (İMOB)’a 210 metrekare alanda, üç yeni grupla girecekleri bilgisini vererek, iki yeni ürünle de tasarım yarışmasına katılacaklarını sözlerine ekledi.Üretiminin yüzde 52’sini 68 ülkeye ihraç eden Çilek Mobilya, 2010 yılında ihracat oranını yüzde 90’a çıkarmayı hedefliyor. Çilek Mobilya Genel Müdürü Muzaffer Çilek, geçen yıl yurtdışında açtıkları 34 mağaza ile bir önceki yıla göre yüzde 21 büyüme kaydettiklerini ve yurtdışı mağaza sayısını 135’e yükselttiklerini hatırlattı. Çilek, 2009 yılında tüm dünyada toplam 200 milyon TL perakende ciro gerçekleştirdiklerini belirtti. Çilek Mobilya’nın ‘belirli bir yaş grubuna özel mobilya ve aksesuarlar üretmek’ amacıyla yola çıktığını belirten Çilek A.Ş. Genel Müdürü Muzaffer Çilek, “Çağdaş çizgileri ve yenilikçi anlayışıyla büyük beğeni kazanarak sektörde önemli bir konum edinen Çilek, montajı ve taşınması kolay, yüksek kaliteli ve kullanışlı ürünleriyle çocuk ve gençlere sesleniyor. Çilek, tüm dünyada, belirli bir yaş grubuna özel tasarım ve üretim fikrini hayata geçiren kendi sektöründeki ilk ve tek markadır” dedi. Genç Türk tasarımcıları tarafından tasarlanan Çilek Odası ürünlerinin İnegöl’de 33 bin metrekare kapalı alana sahip tesislerinde 600 çalışanla yapıldığını belirten Çilek, yıllık oda üretimlerini yaklaşık 150 bin olarak açıkladı. Türkiye’nin yanı sıra, Almanya, ABD, İsviçre, İngiltere, Avusturya, Japonya ve Rusya başta olmak üzere dünyanın 68 ülkesine çağdaş çizgileri, yenilikçi anlayışı, yüksek kalitesiyle ürünlerini ihraç ettiklerini kaydeden Muzaffer Çilek, “15 yıl içinde Türkiye ve dünyada kendi mağazacılık sistemi ile planlı ve istikrarlı şekilde büyüyen Çilek, yurtiçinde 150, yurtdışında 135mağazaya, dünya genelinde toplam 440 satış noktasına sahiptir. Ayrıca, Çilek’in Bosna Hersek, Almanya, Amerika ve Japonya’da doğrudan yatırım yaptığı şirketleri, depoları, mağazaları ve ofisleri var. Çilek ürünleri içinde, bebek, çocuk ve genç mobilyalarının yanı sıra oda atmosferini tamamlayıcı perde, halı, yatak örtüsü, nevresim takımı, sandalye, puf, aydınlatma ürünleri, yatak, yorgan, yastık gibi ürünlerden oluşan geniş bir aksesuar grubumuz da bulunuyor. Ayrıca bu ürünler kız ve erkek çocuklar için ayrı ayrı tasarlanmakta ve birden fazla alternatif ile konsept odalar şeklinde sunulmaktadır” diye konuştu. Firmanın yaşanan global krize rağmen, 2009 yılı hedeflerini gerçekleştirdiğine dikkat çeken Çilek, 12 aylık dönem içinde, yurtdışında açtıkları 34 mağaza ile bir önceki yıla göre yüzde 21 büyüme kaydettiklerini ve yurtdışı mağaza sayısını 135’e yükselttiklerini hatırlattı. Muzaffer Çilek, üretiminin yüzde 52’sini 68 ülkeye ihraç eden Çilek Mobilya’nın, bu ihracatla 2009 yılında tüm dünyada toplam 200 milyon TL perakende ciro gerçekleştirdiğinin altını çizdi. İhracat oranlarını yüzde 90’a çıkarmayı hedeflediklerini aktaran Çilek, kız ve erkek çocuklar için tasarladıkları farklı konseptlere sahip ürünlerin dünyanın her ülkesinde farklı serilerde kabul gördüğünü ifade ederek dünyanın 68 ülkesine ürün yolladıklarını dile getirdi. 2009 yılında Japon kültürünü ve teknolojisini yakından incelemek için Tokyo’da bir mağaza ve bir ofis açtıklarını anlatan Muzaffer Çilek, “Mağaza ve internetten satış yaparakMuzaffer Çilek pazarı tam olarak anlamaya çalışıyoruz. Ayrıca üretimde tüm dünyada örnek alınan Kaizen Sistemi’ne geçtik. Yalın yönetim anlayışı ile birlikte yalın üretim ve yalın ofis uygulamalarımız devam ediyor. Japonya’yı bu konuda yakından takip ediyoruz ve sık sık mühendislerimiz ile araştırma gezileri yapıyoruz” ifadesini kullandı. Muzaffer Çilek firmanın ‘ilk’lerini ise şöyle sıraladı; “Genç odası kavramı ile uluslararası arenada fikir lideri olduk. Turquality Belgesi’ni ve Süpermarka Ödülü’nü aldık. Sektörde ilk kez beş yıl garantiyi Çilek verdi. 2008’de ihracat şampiyonu olduk. Japonya’da mağaza açan ilk Türk markası Çilek oldu.”“OdamMobilya’nınenbüyükgücütasarım”Baba mesleğini sahiplenerek beş yıl önce birlikte yola çıkan iki kardeş, bugün Odam markasıyla ürettikleri mobilyaları komşu ülkeler başta olmak üzere pek çok ülkeye gönderiyor. Yeni kuşağın heyecanı ve bilgi birikiminin başarılarında önemli bir payı olduğunu kaydeden Odam Mobilya Genel Müdürü Mustafa Akyol, kuruluşlarından bu yana her yıl yüzde 30 ile 40 arasında büyüdüklerine dikkat çekti. İnegöl OSB’deki 5 bin metrekarelik kapalı alana sahip tesislerinde 85 çalışanla yatak, yemek odaları ve duvar üniteleri üretimlerini sürdürdüklerini belirten Akyol, Odam markasıyla Türkiye genelinde satış ve komşu ülkeler başta olmak üzere pek çok ülkeye ihracat yaptıklarını kaydetti. rüşmelerimiz neticesinde ürün göndermeye başlayacağız.” Aylık ortalama 500 takım üreterek modüler mobilya alanında önemli markalar arasına girmeyi başardıklarına değinen Akyol, tasarımda da ilk üç firma arasında yer aldıklarını belirtti. “Odam mobilyanın en büyük gücü tasarımdır” diyen Mustafa Akyol, 2010 yılında servis ve altyapı yapılanmasına ağırlık vererek tasarım güçleriyle de daha fazla gelişmeyi planladıklarını ifade etti.“Mobilya İhtisas OSB doğru bir proje” İnegöl’’ün ikinci organize sanayi bölgesi olacak olan Mobilya İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde 50 dönüm arsa aldıkları bilgisini veren Mustafa Akyol Mustafa Akyol, mart ayında inşaata başlayacaklarını da dile getirdi. Akyol, Mobilya İhtisas OSB 2010’da altyapıya ağırlık verecek projesinin doğruluğuna inandıklarını vurgulayarak, şunları söyÜretimden ihracat oranlarının yüzde 20 olduğuna vurgu yaledi: “İnegöl mobilya sanayisi için ciddi bir atılım olacak. İnepan Mustafa Akyol, 2010 yılında bu oranı yüzde 40’a çıkarmagöl’deki temel sorunlardan biri ayrışamama psikolojisi. Kendini yı hedeflediklerini aktardı. Akyol şunları söyledi; “Fuarların ihayrıştırmayı başarabilen firmalar başarıya ulaşırken, standart içeracatımızın artmasında büyük etkisi oldu. Özellikle komşu ülrisinde kalan firmalar taklit gibi etkenlerle engellenerek küçülmeye keler ve Arap ülkelerine ihracat yapıyoruz. Gürcistan, Azerbaygidiyor. Bugün en büyük sorunlardan biri de taklit. Pazarın bücan, İran, Irak, Suriye, Kuzey Kıbrıs, Yunanistan, Bulgaristan, yümesini engelliyor. Ayrıca orta ölçekli firmalar için çek yasasında Ürdün, Fas, Suudi Arabistan gibi ülkeler sürekli ürün gönderdeğişiklik yapılması büyük önem taşıyor. Öte yandan KDV indidiğimiz ülkeler arasında yer alıyor. Çevre ülkelere düzenlenen riminin sektöre ciddi faydası oldu. Mobilya sektörünün geleceği iş gezilerine katılıyoruz. Hükümetin yürüttüğü ‘komşularla sıçok parlak. Her şeyden önce istihdam dostu bir sektör. Ayrıca bizfır problem’ hamlesinin çok faydasını gördük. Özellikle Suriye ler üreticiler olarak mobilyalarımızı destekleyen ürünleri dışarıve Kuzey Irak’ta. Bu bölgelerde Türk malına ciddi talep var. Aldan alarak diğer üreticilere de fayda sağlıyoruz.” manya, Fransa, Belçika gibi Batı Avrupa ülkelerine de süren gö-
TASARIMDAN ÜRETİME MOBİLYA KENTİ: İNEGÖL l 15Ndesign,İtalya’yakoltukgönderiyorNdesign markasıyla koltuk üretiminde markalaşma yoluna giden Nurhas Mobilya, 2010 yıl sonuna kadar 20 olan mağaza sayısını 40’a çıkarmayı hedefliyor. Kendi markasıyla başta moda merkezi İtalya olmak üzere 40 ülkeye ihracat yapan firma, önümüzdeki yıl ihracat hedefini 10 milyon Euro olarak belirlemiş durumda. Türkiye’nin önemli mobilya üretim merkezlerinden biri olan İnegöl’de faaliyet gösteren Ndesign markalı koltukları 2006 yılına kadar sadece belli mağazaların çözüm ortağı olarak sergileyen firma, marka bilinirliğinin artmasıyla kendi mağazalarını oluşturma ihtiyacı duydu. Firma, koltuk konseptini tamamlayıcı ürünlerin üretimine de yönelerek Ndesign ile birlikte oturma grubuna yönelik Newton ve sehpa, duvar ünitesi gibi mobilya aksamları üreten NliveN markalarıyla kendi konsept mağazalarını kuruyor. Ndesign, Newton ve NliveN’i oluşturdu 1983 yılına kadar her türlü ev mobilyası üreten bir firma olduklarını kaydeden Ndesign Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Güleç, 1998 yılında başlattıkları yeniden yapılanma sürecinin ardından dünyadaki gelişmelere paralel olarak teknoloji yatırımlarına giderek koltuk üretiminde uzmanlaştıklarını söyledi. 2002 yılında ise markalaşma ihtiyacı duyduklarını ve Nurhas’ın N’sini dizayn çalışmalarının başına getirerek Ndesign markasını oluşturduklarını kaydetti. 2006 yılına kadar sadece belli markaların çözüm ortağı olarak üretim yaptıklarını aktaran Güleç, “Müşterilerimiz kendi mağazalarında Ndesign koltukları satmaya başladılar. Ancak kendi konseptimize uygun ürünlerle markamızın bir arada olmasını istediğimizden kendi mağazalarımızı açmaya başladık. Bu aşamada da koltuk üretimimizi, tamamlayıcı ürünlerle desteklememiz gerekti. Bu da bize yeni markaların kapısını açtı. Oturma grubuna yönelik Newton ve sehpa, duvar ünitesi gibi mobilya aksamları üreten NliveN markalarımızı oluşturduk ve Ndesign mağazaları açmaya başladık” dedi. Mağaza sayısı 40’a çıkacak Türkiye genelinde 20 yerde Ndesign mağazası bulunduğunu ve 2010 yıl sonu hedeflerinin bu sayıyı 40’a çıkartmak olduğunu belirten Ahmet Güleç, toplam üretimin yüzde 30’unu İtalya, Fransa, Belçika, Dubai, Suriye, Lübnan, İran, Yunanistan, Bulgaristan, Afrika ülkelerine ihraç ettiklerini dile getirdi. “Fransa, İtalya ve Belçika’da önce bizim ürünlerimizi koleksiyonlarına koyan markalar oluşmaya başladı. Ardından bu yerlere ihracat hızlandı” diyen Güleç, Avrupalı tüketicilere ölçü ve farklı desenlerde özel döşemelik kumaş alternatifleri sunabildikleri için tercih nedeni olduklarını vurguladı. 20 bin metrekare kapalı alanda 300 çalışanla üretim yaptıklarını belirten Güleç, 2002 yılından bu yana İtalya dahil olmak üzere pek çok farklı yerden özel tasarımcılarla çalıştıklarını ifade etti. Güleç; “Tüm ağırlığımızı tasarıma verdik ve ismimizle müsemma bir firma olmak istiyoruz. Hedefimiz tasarım odaklı yapılanmamızı dünyaya taşımak. Firma olarak günlük 100 takım modern salon koltuğunu termini şaşmadan üretme kapasitesine sahibiz” ifadesini kullandı. Döşemelik deri ve kumaş ile mekanik ve elektronik mekanizmalar ithal ettiklerini belirten Ahmet Güleç, üretimlerinin yüzde 90 oranında yerli olduğuna da vurgu yaptı. 2008 yılında 5 milyon Euro değerinde ihracat yaptıkları bilgisini de veren Güleç, 2010 yılında bu rakamı ikiye katlayarak 10 milyon Euro seviyesine ulaşmayı planladıklarını söyledi.Ahmet Güleç
16 l BÖLGE lTASARIMDAN ÜRETİME MOBİLYA KENTİ: İNEGÖLMobipan,UzakDoğu’damarkaolduOrman ürünleri ve kerestecilik alanında üç kuşaktır faaliyet gösteren ve yumuşak ağaç alanında son 10 yılda en çok ithalat yapan firma olan Şahinoğulları, 2001 yılından bu yana Mobipan tescilli markasıyla Türkiye’de pazarı yeni oluşan masif levha üretimini de sürdürüyor. Mobipan, yumuşak ağaç grubundan olan çam ve ladin ağaçlarını bünyesinde işleyerek, boy eklemeli ve boy eklemesiz masif panel, kapı sereni dolguluk panel üretirken, 2005 yılında yapılan Ar-Ge çalışmaları sonucu sert ağaç grubundan olan kayın, sapelli ve ıroko ağaçlarını da bünyesine katarak üretimini geliştirdi. Üretilen masif levhaların yüzde 20’sinin mobilyada, geri kalanının da iç mimaride kullanıldığını ve bu ürünün yurtdışında ciddi bir pazarı olduğunu belirten Şahinoğulları Orman Ürünleri İmalat ve Sanayi Genel Müdürü Zeki Şahin, ihracata ağırlık vererek Türkiye’de yeni oluşmaya başlayan masif levha üretiminde başarı sağladıklarını belirtti. Şahin; “2000 yılına kadar hiç ihracatı olmayan bir firmaydık. 2007’de 3 milyon dolar ihracat rakamına kadar çıktık. 2007 yılına kadar üretimin yüzde 40’ını dış pazara, yüzde 60’ını ise iç piyasaya satıyorduk. Bizden sonra başka firmalar da masif levha üretimine girdi. İç piyasada bilinirliğimizi artırmak için bayilik ve dağıtım ağımızı geliştirdik. İhracat rakamımız düştü fakat ciromuz düşmedi. Şu anda yüzde 80 iç piyasa, yüzde 20 ihKriz nedeniyle kaybettikleri Avrupa pazarını 2010’da yeniden kazanmaya çalışacaklarını vurgulayan Zeki Şahin, “Ancak Uzak Doğu’da marka olduk. Bizim malımız ‘Türk malı’ olarak adlandırılıyor ve Çin ve Vietnam’dan yüzde 20 oranında daha pahalı olmasına rağmen Avrupa malıyla eşdeğer tutuluyor” dedi. racat dengesiyle çalışıyoruz. Üretimimizi yüzde 25 artırarak ihracat oranımızı yüzde 35’e yükseltmeyi, iç piyasayı da yüzde 65’e çekerek dengelemeyi düşünüyoruz” dedi. Çocuk ve genç odalarında tercih ediliyor Mobilya sektörüne ve iç dekorasyona yönelik satış yaptıklarını ifade eden Şahin, aylık bin metreküp üretim kapasitesine sahip olduklarını söyledi. Avrupa’yla kıyaslandığında bu oranın ortalamanın üzerinde bir kapasiteyi gösterdiğinin altını çizen Zeki Şahin, özellikle Almanya’daki sektör fuarlarını sürekli takip ettiklerini kaydetti. “Yurtdışındaki firmalar bizi Türkiye’dekilerden daha iyi tanıyor artık” diyen Şahin şöyle devam etti; “Buradaki üretimimiz sayesinde özellikle Avrupalı üreticilerin pazara girmesini engellemiş oluyoruz. Ürünlerimiz mobilyada yüzde 10 oranında kullanılıyor. Özellikle de doğal ahşap olması ve sağlıklı bir ürün olması nedeniyle çocuk ve genç odalarında tercih ediliyor. Bir diğer özelliği de MDF ve suntaya alternatif olması. Üretimde kanserojen madde içermeyen çok az miktarda tutkal ve su bazlı boya kullanıyoruz. Bu nedenle ucuz bir ürün olmamasına rağmen tercih ediliyor.” “Avrupa pazarını geri kazanacağız” 10 bin metrekaresi kapalı, toplam 20 bin metrekarelik alanda üretim yaptıkları bilgisini veren Şahin, 80 olan çalışan sayısını 2010 yılında yapılacak olan yüzde 15’lik üretim artışıyla yükselteceklerini bildirdi. Son 1.5 yıldır kriz nedeniyle Avrupa pazarını kaybettiklerine dikkat çeken Zeki Şahin, “Ancak Uzak Doğu’da marka olduk. Bizim malımız ‘Türk malı’ olarak adlandırılıyor ve Çin ve Vietnam’dan yüzde 20 oranında daha pahalı olmamıza rağmen Avrupa malıyla eşdeğer tutuluyor ve tercih ediliyor. İnegöl’de bulunan tesisimizin bugünkü yatırım değeri yaklaşık 10 milyon dolar. 2010 yılında Avrupa pazarını geri kazanmak için çalışacağız” diye konuştu.Severler 28yıllık deneyimle ağaçkaplama üretiyorAğaç kaplama çeşitleri ve orman ürünleri sektöründe 1982 yılında faaliyet göstermeye başlayan Severler Kaplama, yurtiçinde MDF mobilya üretimi yapanların tedarikçisi konumunda. Aylık 450 bin metrekare ağaç kaplama üretimi yapma kapasitesine sahip olan Severler, modüler mobilyanın ön plana çıkmasıyla bugün aylık 150 bin metrekare ağaç kaplama üretimi yapıyor. Farklı ağaç türlerinden istenilen çeşitlerde üretim yapma kabiliyetine sahip olduklarını belirten Severler Kaplama Sanayi Genel Müdürü Erhan Sever; ağırlıklı olarak İstanbul ve İzmir’de faaliyet gösteren mobilya firmalarına üretim yaptıklarını söyledi. 13 bin metrekaresi kapalı toplam 37 bin metrekarelik fabrikada 35 çalışan ile imalatçılara tedarik sağlayan firmalara üretim yaptıklarını belirten Sever, kaplama sektörünün modüler mobilya üretimine adapte olduğunu, ancak boya aşamasında halen sıkıntılar yaşandığını kaydetti. Erhan Sever, modüler mobilyanın ön plana çıkmasıyla ağaç kaplama sektörünün sekteye uğradığına dikkat çekerek, yurtiçindeki belli başlı MDF mobilya üreticilerinin kısmen de olsa taleplerini sürdürdüklerini aktardı. 2005 yılından sonra sektör değiştirerekCamstore,Mobilyaİhtisas OSB’yiyatırımplanınaaldıİnegöl mobilya sanayiinde faaliyet gösteren üreticilerin endüstriyel işlenmiş cam ve ayna ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla 2004 yılında markalaşan Camstore, altyapı çalışmaları süren Mobilya İhtisas OSB’de yatırım yaparak büyümeyi hedefliyor. “Her alanda olduğu gibi cam sektöründe de bir ihtisaslaşma söz konusu. Dolayısıyla işletmemiz, mobilya camcılığı alanında söz sahibi olmak için teknoloji ve bilgi açısından hatırı sayılır yatırımlar yaptı” diyen Camstore Cam ve Ayna İşleme Tesisleri Genel Müdürü Ümit Çayır, 1991 yılından bu yana sektöre hizmet verdiklerini, 2004 yılından bu yana ise Camstore markası ile faaliyetlerini sürdürdüklerini belirtti. Mobilya camcılığına odaklanan Camstore’un sadece yerelde değil bölgesel pazarlarda da mobilya, aksesuar, banyo dolabı, kapı ve mutfak dolabı üreticileri ile iş birliği içinde bulunduğunu kaydeden Çayır, “Elbetteki hedefleri olan bir firmayız. 2010 yılı bizim için segment yılı olacak. Kalite, hizmet, istikrarlı fiyat politikası ve ürün çeşitliliği noktasında da ciddi mesafeler kat etmiş bulunuyoruz. Genç, dinamik ve aynı zamanda arzulu bir işletmeyiz. Eksik yanlarımızı iyi görüyor ve sürekli gelişim gösteriyoruz. Bu yıl hedeflerimiz arasında sevkiyat kolaylığı ve geniş stok alanı olan, ölçeği büyük bir fabrikaya geçme düşüncemiz var. Yeni kurulan İnegöl Mobilya İhtisas Sanayi Bölgesi de değerlendirme alanımızda. Ayrıca üç yeni makine takviyesine ihtiyaç duymaktayız ve şimdiden iki tanesinin siparişi verilmiş durumda” dedi. İnegöl’ün Türkiye’nin sayılı mobilya üretim merkezlerinden biri olduğuna dikkat çeken Ümit Çayır, şöyle devam etti: “İnegöl bereketli bir şehirdir. Her zaman bir çıkış kapısı bulabiliyor. Ancak gelişiminin fitilini ateşleyen hep bir dönüm noktası oldu. Örneğin el işçiliğinden, seri üretim mantığına geçmesi, ilkel yöntemlerden son teknoloji kullanımına başlaması, pazarlamanın önemini hayata geçirmesi, fuar, katalog gibi tanıtım argümanlarına önem vermesi, sunum kalitesini artırması, tasarımın gücünü hissettirmesi ve bu alanda mimar mühendis ve yabancı destekler alması, ihracatı hayatının bir parçası haline getirmesi birer devrimdir. Ayrıca İnegöl’de her platformda bir araya gelen insanların konuyu mobilyaya getirerek mobilya üzerine yapılan tartışmalarla insanlara katkılar sağladığı bir gerçek. İnegöl’de mobilya konuşulur.”Erhan Sever Hera Eğlence ve Yaşam Merkezi projesi üzerinde çalışmaya başladıklarını aktaran Erhan Sever, eğlence ve yaşam merkezinin İnegöl’deki ciddi bir eksikliği giderdiğini belirtti. Erhan Sever şu bilgileri verdi; “5 bin metrekare kapalı alanda kurulu tesisimizde bir VİP salon, iki toplantı salonu bulunuyor. Ayrıca bahçe organizasyonları ve yemekli organizasyonlar için dış mekan düzenlememiz de var. Bin kişilik servis imkanına sahip olan büyük salonumuz seçkin ve şık dekorasyonu, özel dizayn edilmiş asansörlü sahnesi, son teknoloji ışıklandırma ve ses üniteleri ile düğün, sünnet, şirket toplantıları ve yemekleri, bayii toplantı ve lansmanlarına ev sahipliği yapıyor. Örneğin 2009 yılında Mobilyacılar Odası tarafından her yıl düzenlenen Başarılı Mobilyacılar Ödül Töreni tesisimizde yapıldı.” 500 kişi kapasiteli küçük salon ile bin kişilik kır düğünü bahçesi de bulunan tesisin 2009 yılı mart ayında faaliyete geçtiğini hatırlatan Sever, “O tarihten bu yana 42 toplantı yapıldı. Aynı zamanda ahşap kaplama tesisimizdeki üretimleri buradaki döşeme ve dekorasyonda sergileme imkanı bulduk. 10 kişilik ekibimizle çalışarak İnegöl’ün sosyal alandaki ciddi bir açığını kapattığımızı düşünüyoruz” dedi.Ümit Çayır
TASARIMDAN ÜRETİME MOBİLYA KENTİ: İNEGÖL l 17KastamonuEntegreyurtdışında büyümeyeöncelikverecekTürkiye panel pazarında yaklaşık yüzde 30 paya sahip olan Kastamonu Entegre, bu yıl kuruluşunun 41’inci yılını kutluyor. 2.2 milyon metreküp toplam panel üretim kapasitesiyle, dünyanın en büyük ağaç bazlı panel üreticilerinden biri konumunda olan Kastamonu Entegre’nin önümüzdeki birkaç yıl içinde yurtiçinde ve yurtdışında yeni MDF, yonga levha, OSB ve bunları tamamlayıcı yeni yatırımlar planladığını kaydeden Kastamonu Entegre Ağaç Sanayi Genel Müdürü Haluk Yıldız, Rusya ve Romanya’da düşünülen MDF ve yongalevha tesisi yatırımı ile Adana’da planlanan yongalevha, Antalya’da planlanan MDF tesisi yatırımlarının dünyadaki genel global krizin seyri ile şekillendirileceğini söyledi. Haluk Yıldız, sektörde ürün çeşidi olarak yonga levha, MDF, laminat parke ve kapı paneli üretimini aynı anda yapan tek firma olduklarına dikkat çekerek, “Katma değerli ürün üretiminde tek sınırımız, müşterilerimize rakip olmamaktır. Bu konuda gerekli hassasiyeti göstermeye gayret ediyoruz” diye konuştu. Ağaç sektöründe Balkanlar, Rusya, Ukrayna, Türk cumhuriyetleri, Ortadoğu, Kuzey Afrika pazarlarında bilinen bir marka olduklarını vurgulayan Yıldız, “Bu da uzun vadeli düşünen, müşteri odaklı, pazardaki konumunu iyi bilen, rakiplerimize göre üstünlük sağlayabilecek özelliklerimizi, fark yaratacak şekilde geliştiren yönetim ekibinin başarısıdır” ifadesini kullandı. Levha sektörünün en önemli sorununu; ‘kaliteli, yeterli ve uygun fiyatlı odun hammaddesi temininde yaşanan sıkıntılar’ olarak açıklayan Haluk Yıldız, Türkiye’de doğal ormanlardan temin edilen odun hammaddesinin kalite ve fiyat açısından Avrupalı üreticilere göre kendileri için dezavantajlı bir duruma neden olduğunu ve ithalatı körükleyerek yerli sanayiciyi zor durumda bıraktığını anlattı. Türkiye’deki odun fiyatlarının Avrupa’daki fiyatların iki misli, Rusya – Ukrayna – Amerika gibi ülkelerden dört misli daha pahalı olduğuna dikkat çeken Yıldız, “Ayrıca mobilya sektörünün Türkiye’de yeterince gelişememesi, uluslararası pazarda etkin olmamasından dolayı, levha pazarı yeterince büyüyemiyor. Panel sektöründe yapılan modern yatırımların yanında mobilya sektöründe modern yatırımlara devam edilmeli ve Türkiye’nin, Avrupa ve komşu ülkelerin panel ve mobilya üssü olması için tasarım, pazarlama ve marka stratejileri geliştirilmelidir” dedi. Kastamonu Entegre’nin Türkiye panel pazarında yaklaşık yüzde 30 paya sahip olduğunu dile getiren Yıldız, bundan sonra, sürdürülebilir büyümeyi temin etmek için, Türkiye’de pazar paylarını kısmen artırma düşüncesinde olsalar da temel hedeflerinin ‘yurtdışında büyümeye öncelik vermek’ olduğunu ifade etti. Kastamonu Entegre’nin 48.3 milyon dolar ihracat tutarı ile kendi segmentinde birinci olduğunu aktaran Yıldız, şöyle devam etti: “Kastamonu Entegre olarak Akdeniz ve Karadeniz havzasında sektörümüzdeki etkinliğimizi artırmak istiyoruz. Balkan ülkeleri, Ukrayna, Rusya, Türk cumhuriyetleri, İran, Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinin bir kısmında üretim ve satış pazarlama olarak, diğer bir kısmında ise satış pazarlama olarak varız. Türkiye’de üretilen ürünlerin yüzde 10 -15 kadarı bu bölgelere ihraç ediliyor. Romanya’da ikinci kapı paneli hattının devreye girmesiyle Avrupa’nın ikinci, dünyanın dördüncü büyük kapı paneli kapasitesine ulaştık. Şu anda yaklaşık 45 ülkeye ihracatımız devam ediyor. Yine Bulgaristan fabrikamız tarafından üretilen yonga levha ve melamin kaplı yonga levhalar, Bulgaristan iç pazarının yanı sıra Balkan ülkelerine ve diğer ülkelere ihraç ediliyor.”Türkiye panel pazarında yaklaşık yüzde 30 paya sahip olduklarını dile getiren Kastamonu Entegre Genel Müdürü Haluk Yıldız, Türkiye’de pazar paylarını kısmen artırma düşüncesinde olsalar da temel hedeflerinin ‘yurtdışında büyümeye öncelik vermek’ olduğunu ifade etti.
18 l BÖLGE lTASARIMDAN ÜRETİME MOBİLYA KENTİ: İNEGÖLYılmazSünger,2010’da pazarlamayaağırlıkverecekErdinç VarlıkTüzün, gardırop kapaklarını yavaşlattıİnegöl’de küçük bir nalbur dükkanı olarak temelleri atılan Tüzün Ticaret, ticaret firması olarak başladığı faaliyetini bugün Samet, Sistem Kurgu ve Hafele gibi firmaların bölge bayilikleri ve mobilya sektörünün ihtiyacı olan tüm ürünlerin satışını yaparak sürdürüyor. 2006 yılından bu yana Alu-style markasıyla müşterilerine alüminyum çerçeve kapak ve raylı gardırop sistemleri de üreten Tüzün Ticaret, alüminyum profilde aylık 20 bin kapak üretme kapasitesine sahip. Tüzün Ticaret Alüminyum Bölümü Genel Müdürü Erdinç Varlık, şu anda yüzde 70 kapasiteyle çalıştıklarına dikkat çekerek kendi tasarımlarının yanı sıra mobilya üreticilerine özel tasarımlar yaptıklarını kaydetti. Varlık, firmaların kendi Ar-Ge departmanlarıyla da çalıştıklarını ve aylık 80 ton alüminyum kullandıklarını vurgulayarak, “Toplam 40 çalışanımız var. Alüminyumda doğrudan ihracat yapmak zor, Azerbaycan ve İran’a dolaylı ihracatımız var. Üretim yerimizin İnegöl’ün içinde olmasının avantajını yaşıyoruz. Çalıştığımız firmalara yakın olmamız nakliyede avantaj sağlıyor” diye konuştu. 2009 yılını geliştirdikleri yenilikçi ürünlerle başarılı bir şekilde geçirdiklerini aktaran Erdinç Varlık, Alu-Style markasıyla yavaşlatıcılı mekanizmalar ürettiklerine dikkat çekerek “Bunlar patentli, kendi tasarımlarımız ve tamamen yerli olan ürünler. Bu yavaşlatıcıları büyük gardıroplara uygulayan ilk firma biziz” dedi. Yatırım 3 milyon Euro’yu bulacak 2010 yılı içinde alüminyum üretim ve satış bölümlerini birbirinden ayırarak daha sistematik bir yapılanmaya gideceklerini dile getiren Varlık, makine yatırımı da yapacakları bilgisini verdi. Varlık, 2010 yılında yapılması planlanan toplam yatırımı 3 milyon Euro olarak açıkladı. Alüminyum alanında büyümeyi hedeflediklerine dikkat çeken Varlık, İnegöl mobilya sektöründe yaşanan hareketlilik nedeniyle firmaların ürünlerinin 3-4 ayda bir değiştiğini, bu hıza yetişmek için kendilerini sürekli geliştirmeye çalıştıklarını dile getirdi. Mobilya sektöründe yaşanan sıkıntıların, finans kaynaklı olduğunun altını çizen Erdinç Varlık, “Tüzün’ün büyümesinin sebebi, finans ve bakış açısının çok ileride olmasından kaynaklanıyor. Son yıllarda alüminyum üretim alanında da yenilikleri kendisi yapmaya başlamıştır. Üretim, alüminyumla başladı. Onun öncesinde alım satım vardı. Şu an üretim toplam cironun yüzde 60’ını kapsıyor” ifadesini kullandı.Faaliyet alanını genişleterek üretimlerini çelik yay, yatak ve tekstil olarak ayrıştıran Yılmaz Grup, 2 yılda 6 milyon TL’lik yatırım yaptı. Grubun amiral gemisini Yılmar Yay oluştururken, firma Yılmaz Sünger, Duralli Yatakları, Yılsay Tekstil ve Yılmar Dış Ticaret ile de sektörde adından söz ettiriyor. Grubun kurulan ilk şirketi olan Yılmaz Sünger’in tüm koltuk üreticilerine iskelet hariç, mekanizma, döşemelik kumaş, koltuk, çekyat kumaşları, sünger gibi ihtiyaç duydukları her ürünü temin ettiğini kaydeden Yılmaz Sünger İnegöl Bölge Sorumlusu Erdinç Koç “Firmalara Avrupa’daki döşeme teknikleriyle ve modayla ilgili Ar-Ge yardımlarımız oluyor. Biz de müşterilerle beraber fuarlara giderek, ihtiyaç duydukları malzemeleri beraber görüp değerlendiriyoruz” dedi. Yılmaz Grup’ta 450, Yılmaz Sünger’de ise 100 kişilik bir kadroyla üretim ve hizmet sağladıklarını belirten Koç, İnegöl’deki 4 bin metrekare alanda kurulu bölge müdürlüğünün ağırlıklı olarak pazarlama ve Ar-Ge alanında faaliyet gösterdiğini söyledi. İhracatta 40-60 dengesi Denizli, İzmir, Balıkesir, Manisa, Çanakkale, İstanbul, Adapazarı, Düzce, Bursa ve çevre ilçelerine servis hizmeti verdiklerini aktaran Erdinç Koç, yurtdışında ise İran, Azerbaycan, Gürcistan, Suriye, Kosova, Arnavutluk, Bosna Hersek gibi ülkelere kumaş, deri ve malzeme gönderdiklerini ifade etti. Yılmaz Grup içinde ihracatın yüzde 40-60 şeklinde dengelendi-Erdinç Koç ğini dile getiren Koç, Yılmar Dış Ticaret’in yüzde 70, Yılmaz Sünger’in ise yüzde 15 oranında ihracat yaptığını belirtti. Yılmaz Sünger’in yılda 1.5- 2 milyon metre kumaş sattığını açıklayan Koç, bazı deri çeşitlerini ise farklı yerlerden aldıklarını kaydetti. Hettich’in Türkiye temsilciliğini yürüttüklerini ve Pfaff dikiş makinelerinde de Bursa ve İnegöl temsilciliğini sürdürdüklerini vurgulayan Erdinç Koç, Fransız CNC kesim makineleri markası Lectra ile de işbirliği içinde olduklarını aktardı. Koç, 2009 yılı değerlendirmesini ve Yıl-maz Sünger’in 2010 yılı hedeflerini şöyle açıkladı; “2009 yılına karamsar girdik, ama KDV indirimi ile sektörde hareketlenme yaşandı. Genel olarak yüzde 20 ile 40 arasında büyümeler oldu. İşletmeler Ar-Ge’ye daha çok ağırlık verdiler. Bu da sektöre ciddi bir ivme kazandırdı. İhracata yönelme de hareketlendirdi. Üretim atölyeden çıkıp, profesyonel bir hale dönmeye başladı. Biz grup olarak 2009’da yatırımlarımızı bitirdik. Bursa’daki fabrikamızda Duralli yatakları ve tekstil üretimimiz için ek 15 bin metrekarelik tesis yatırımı yapıldı. 2010 yılı bizim için yatırım değil de pazarlama ve satış ağırlıklı bir yıl olacak. Yabancı temsilcilikler olarak Almanya ile çalışmayı hedefliyoruz. Ayrıca sektör adına verdiğimiz eğitimler de devam edecek. Öte yandan İnegöl 2. Organize Sanayi Bölgesi’nde 100 bin metrekarelik yer aldık. Buradaki yatırım da ileride şekillenecektir.” Türkiye’nin Milano’su: İnegöl ‘İnegöl’ü Türkiye’nin Milano’su yapmak gibi hedefimiz var’ diyen Erdinç Koç, mobilya ve koltuk grubunun geleceğini çok parlak gördüklerine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı; “Buradaki mobilyacılar çok meraklı, araştıran ve gezen insanlar. Kışın genelde sektörlerde işler dursa da İnegöl ve İnegöllüler durmaz. Mobilya üretiminin olduğu yerler ziyaret edilir, fuar katılımları sağlanır. Burada koltuğa aşık olan insanlar var. Mobilyaya sadece ürün olarak bakmıyor İnegöllüler. Sonuçta da ortaya çıkan şey hep heyecan veriyor.”Sülekler,kriziOrtadoğupazarıylaaştıOrman ürünleri sektörüne 1960’lı yıllarda dede İbrahim Sülek’in yumuşak ağaçtan kereste üretmeye başlamasıyla giren Sülekler, ardından baba Salih Sülek ve kardeşlerinin deneyim ve bilgisiyle kapasitesini artırdı. Bugün üçüncü kuşağın yönetiminde büyümesini sürdüren firma, İnegöl’deki 42 bin metrekarelik alan üzerinde 20 bin metrekare kapalı alana sahip tesisinde 70 çalışanıyla birlikte faaliyet gösteriyor. Aylık 1 milyon metrekare kaplama üretme kapasitesine sahip olan Sülekler, 2010 yılında İstanbul’daki tesisinde de yatırım yapmaya hazırlanıyor. Kaplama ve kereste üretimi alanında geniş bir ürün yelpazesine sahip olduklarını vurgulayan Sülekler Orman Ürünleri Dış Ticaret Müdürü Sariye Sülek, “40’a yakın değişik Avrupa ve Afrika ağacıyla çalışıyoruz. Egzotik kaplamalar gibi kendi ürünümüz olmayan bazı ürünleri de ithal ediyoruz. Sadece yurtiçi değil, başta Ortadoğu, Kuzey Afrika ve AB ülkeleri olmak üzere ihracata yönelik de faaliyet gösteriyoruz. Ağırlıklı çalıştığımız ülke sayısı 10, ama 20’den fazla ülkeye ihracat yapıyoruz. Sülekler olarak 2008 yılında 1 milyon 300 bin dolarlık ihracat yaptık” dedi. Kriz döneminde Avrupalı müşteriden azalan talebi doğudaki müşterilerine yönelerek kapattıklarına dikkat çeken Sülek, “Kriz döneminde yönümüzü biraz daha Ortadoğu ve Mısırlı müşterilerimize çevirerek, onların talepleri doğrultusunda üretimimizi düzenleyip krizi aştık. Kriz döneminde yurtiçi müşterilerimizin taleplerinde azalma olmadı ancak bu dönemde ciddi ödeme sıkıntıları yaşandı” diye konuştu. Mobilyacılara tedarik merkezi kuracak İstanbul’da bulunan 15 bin metrekarelik mağazalarının, sektörün en büyük satış mağazalarından biri olduğuna değinen Sülek, İstanbul pazarına oradan hizmet verdiklerini aktardı. Sariye Sülek, 2010 yılında İstanbul satış mağazalarında yeni bir yapılanmaya gidecekleri bilgisini de verirken şunları söyledi; “İstanbul mağazamıza yönelik projemiz, mobilyayla ilgili her türlü hammaddeyi karşılayabilecek, üreticilere yönelik profesyonelleşmiş bir market geliştirmek. Mobilyayla ilgili her türlü aksesuarın, hammaddenin satıldığı bir tesis üretmeyi hedefliyoruz. 2010 yılında bunun çalışmalarına başlanacak. Sektörel olarak genişlemeyi, kaplama dışındaki hammaddeyi de tedarik ederek üreticilere sunmayı hedefliyoruz. Tek bir yerden birden fazla ihtiyacı karşılayabilmek, üreticiler için de avantajlı olacaktır. Hepsinden öte, maliyet, zaman tasarrufu ve ödeme düzenleme kolaylığı sağlayacak.” Sektördeki en büyük sıkıntının doğal kaplamadan, hazır malzemeye geçiş olduğunu ifade eden Sülek, “Hazır malzemeyle tek tip desen ve istenilen ebatlarda kesim yapılabiliyor ama kaplama doğal bir malzeme olduğu için daha fazla uzmanlık gerektiriyor. Bu nedenle üreticiler, doğal kaplama yapmaktan kaçınıyor. Bu, sektörü en çok etkileyen faktörlerden biri” şeklinde konuştu.Sariye Sülek
TASARIMDAN ÜRETİME MOBİLYA KENTİ: İNEGÖL l 19Nevbahar,profesyonelfason üretimmerkezikurduProfesyonel fason üretim merkezinin İnegöl’de bir ‘ilk’ olduğunu belirten Nevbahar Mobilya Genel Müdürü Yalçın Kötek, ilk etapta gerçekleştirilen 500 bin liralık yatırımın, iki üç yıl içinde 1 milyon TL’ye çıkarılmasının öngörüldüğünü söyledi.Mobilya başkenti olma yolunda ilerleyen İnegöl, sektörde farklı oluşumlara da sahne oluyor. Mobilyacıların üretim süreçlerinde çözüm ortaklığı yapmak için yola çıkan Nevbahar Mobilya da İnegöl’ün ilk profesyonel fason üretim merkezini kurarak sektörü işbölümü ve çözüm ortaklığı kavramlarıyla tanıştırıyor. Firmanın ileri dönem hedefleri arasında yurtdışına fason üretim yapmak yer alıyor. Nevbahar Mobilya Genel Müdürü Yalçın Kötek, ‘Profesyonel Fason Üretim Merkezi’ kurma fikrinin çıkış noktasını şöyle özetledi; “Profesyonel Fason Üretim Merkezi İnegöl’de bir ilk. Türkiye’nin değişik yerlerindeki büyük mobilya üreticisi firmaların, üretimlerinin bir kısmını fason olarak yaptırdığını biliyoruz. İnegöl’de henüz böyle bir yapılanma yok, ancak ihtiyaç var. Mobilya sektöründe bugün finans, iyi bir ekip, Ar-Ge çalışmaları, pazarlama satış teknikleri gibi üzerinde hassasiyetle durulması gereken pek çok parametre var. Firma sahipleri ise bunların hepsini takip edemiyor. Zamanla firmalar, bu kalemlerin hepsinde sıkıntı yaşayabiliyor. Böyle olunca da firma gerilemeye başlıyor. Biz şöyle bir iddia ile yola çıktık: ‘Bırakın bu parametreleri biz kontrol edelim. Siz bu kadar konuyla ilgilenmeyin. İş bölümü yapalım. İşleri kolaylaştıralım.’ Sektörde rakip firmalar birbirine destek olsunlar. Örneğin bir marka makine parkına yatırım yapmasın da sadece montaj ve ambalaj yapsın. Pazarlamasına önem versin. Daha güvenli noktalara ürün yollamaya, dünya pazarlarına ulaşmaya ağırlık versin.” Bir vardiyada 50 takım, panel bazında ise 200 tabaka kesim yapma kapasitesine sahip oldukları bilgisini veren Yalçın Kötek, “3 vardiya olursa tabaka 500’e çıkabilir. Biz bu fikri sektörde böyle bir ihtiyaç olduğunu gördüğümüz için geliştirdik. Ayrıca ilerde böyle bir temayül olacağını da biliyoruz. İş bölümü ve uzmanlaşma olacak. Belli firmalar sadece tasarım, pazarlama ve satış yaparken, belli firmalar da sadece fason üretime yönelecek. Şu an mevcut talepler de var. Şubat ayı itibariyle faaliyetlerimize başlayacağız” diye konuştu. Sonraki hedef yurtdışına üretim yapmak Nevbahar Mobilya’nın İnegöl’de faaliyet gösteren önemli tedarikçilerden biri konumundaki Şirin Orman Ürünleri firması ile birlikte Profesyonel Fason Üretim Merkezi’ni kurduğunu belirten Kötek, modüler mobilya üretiminde firmalara çözüm ortağı olacaklarının altını çizdi. Dünyanın farklı ülkelerinden mobilya üreticilerinin Türkiye’de bir fason üretim merkezi olup olmadığını sormaları üzerine sektörde bu tip bir ihtiyacın olduğunu düşündüklerini anlatan Kötek, şöyle devam etti: “Buradaki bazı firmalar üretim süreçlerine malzeme alındığı takdirde kesim ve bantlama yapılması gibi amatör bir mantıkla yaklaşıyorlar. Ancak biz bu işi profesyonel olarak üretim merkezimizde sürdüreceğiz. İlk etapta 500 bin TL’lik bir yatırım olsa da iki üç yıl içinde 1 milyon TL’ye çıkarmayı düşünüyoruz. Üretim alanımız 1.500 metrekare. Bu alan da iki üç yıl içinde 6 bin 500 metrekareye çıkacak. Ortağımız Şirin Orman Ürünleri’nin de tedarikçi olması, orman ürünlerinin satışını yapması üretim merkezimiz için bir avantaj. Burada ilk etapta 15 kişi çalışacak. Sadece İnegöl’le sınırlı kalmayıp Türkiye’de profesyonel anlamda aranılıp sorulan fason üretim merkezi olmak istiyoruz. İleri dönem hedeflerimizde ise yurtdışı var.”
20 l BÖLGE lTASARIMDAN ÜRETİME MOBİLYA KENTİ: İNEGÖLNill’s,mağazacılıkkonseptini 4kıtada,40ülkeyeihraçedecekAhşap işleme ve boyama konusundaki 40 yılı aşkın tecrübesini 2006 yılında firma çatısı altında kurumsallaştıran Nill’s, üç kıtada 30’u aşkın ülkeye ulaşarak, ürün ve hizmet sunuyor. “İnegöl’de 1960’lardan bu yana, ikinci kuşak olarak içinde olduğumuz ahşap boyama işindeki sürekli gelişimimiz, tecrübemizin çok net biçimde ifade edileceği ve dünya çapında tanınma hevesi taşıyan markamızın teşkilinin de altyapısını oluşturmuştur” diyen Nill’s Genel Müdür Yardımcısı Erkan Atalayın, marka ve ürün lansmanını ilk olarak 2007 yılında İMOB fuarında yaptıklarını hatırlattı. ‘Nill’s furniture design’ın buradan aldığı pozitif enerji, yoğun ilgi ve yeni ürün konseptine olan yaklaşımlar ışığında mevcut modern-ahşap koleksiyonunu yenilediğini belirten Atalayın, 15 bin metrekare kapalı alanda kurulu, modern tesislerinde standart, demonte ve modüler özelliklerle başkalaştırarak, doğal ahşap ve highgloss gerçek lake kombinasyonlarıyla oturma grupları tasarladıklarını söyledi. Kurum kimliğini ifade edebilmek adına hissedilen ihtiyaç üzerine 2007 yılı sonunda ürün gamına koltuk, sandalye gibi döşenmiş mobilya imalatını da eklediklerini belirten Atalayın, “Kısa zamanda, mevcut ahşap ve gerçek lake kombinasyonunda hazırlanmış olan kompozisyonlarımızın tasarım ve imalatında da aynı başarıyı yakaladık. Bugüne kadar olduğu gibi, İMOB 2010 fuarı, yenilenen Nill’s ürün ve hizmetinin lansmanının yapılacağı mecra olacak. 300 metrekareyi aşan fuar standımızda, yeniliklerimizi, hizmetlerimizi ve tüm yeni fikirlerimizi, iş ortaklarımız ve nihai kullanıcılarıyla buluşturacağız” dedi. Nill’s furniture design’ın 2009 sonuna kadar, Türkiye çapında seçkin satış noktaları ve Nill’s konsept mağazalarında yerini aldığını ifade eden Atalayın, ihracat hedefleri ile ilgili şunları söyledi; “2009 yılı sonuna kadar, üç kıtada 30’u aşkın farklı ülkeye ulaşarak, ürünlerimizi ve hizmetlerimizi bu noktalara taşımayı başardık. Halihazırda bu ülkelerden bazılarına Nill’s mağazacılık konseptini de ihraç etmeye başladık ve ülkemizde deneyip tekamül ettirdiğimiz yöntemleri buralarda da uygulama fırsatı yakaladık. 2010 hedeflerimizi Türkiye genelinde, 20 konsept mağaza ve 50’yi aşkın satış noktasına ulaşmak, buralarda kimlikli ve zengin içerikli sunumlar yapmak şeklinde açıklayabiliriz. İhracatta ise 4 kıtada 40’tan fazla ülkeye ulaşarak, konsept mağazacılık anlayışını adım adım buralarda da uygulamak ve başarılı olmak hedefindeyiz.”Türkiye genelinde 20 konsept mağaza ve 50’yi aşkın satış noktasına ulaşmayı planladıklarını vurgulayan Nill’s Genel Müdür Yardımcısı Erkan Atalayın, “İhracatta ise dört kıtada 40’tan fazla ülkeye ulaşarak, konsept mağazacılık anlayışını buralarda da uygulamak ve başarılı olmak hedefindeyiz” dedi.MuzafferMobilya,kendi markasıylamüşteriyeulaşacakİnegöl’de 11 yıl önce faaliyete başlayan Muzaffer Mobilya, 2010 yılı planları çerçevesinde markalaşmaya ve ihracata ağırlık verecek. Mobilya tüketicilerini ‘Akılcı ve ekonomik’ ürünlerle tanıştırmak için kurulduğu yıldan bu yana ahşap mobilya üretiminden vazgeçmeyen Muzaffer Mobilya, İnegöl’de 6 bin metrekaresi kapalı 10 bin metrekarelik tesisinde 70 çalışanıyla faaliyet gösteriyor. Muzaffer Mobilya Orman Ürünleri Dış Ticaret Müdürü Muharrem Uğurdağ, firmanın zaman içinde makineleşmeye yönelerek özgün tasarımlarıyla iç piyasada tutulmayı başardığını söyledi. 2 bin metrekarelik showroom’un yanı sıra aynı bina içinde 2 bin metrekarelik üretim hattı ve 2 bin metrekarelik boyahane bulunduğu bilgisini veren Uğurdağ, özellikle boyahane kısmında makineleşmeye önem verdiklerini, firma olarak bundan sonraki hedeflerinin ise markalaşmak olduğunu kaydetti. Yeni kurulmuş bir firma olarak daha yolun çok başında olduklarını ancak, kısa sürede ciddi bir bilinirliğe ulaştıklarını ifade eden Muharrem Uğurdağ, “Markalaşmayı başarırsak, kendi hizmet ağımızla müşterilere ulaşacağız. Bu amaçla 2010 yılında kendi adımızla en az bir bayilik açacağız” dedi. Azerbaycan, İran, Suriye, Hollanda, Almanya gibi farklı coğrafyalardaki ülkelere mobilya gönderdiklerini belirten Uğurdağ, “Asıl hedefimiz markalaşmak olsa da ihracatı da aynı derecede önemsiyor ve ihracat oranımızı yüzde 20’ye çıkarmayı hedefliyoruz. Firma olarak artık ihracat yapmama gibi bir şansımız kalmadı. Dünya çok global” ifadesini kullandı. 2009 yılını küçülmeden kapatan ender firmalardan olduklarına dikkat çeken Muharrem Uğurdağ, şunları söyledi; “Aslında 2009 yılı atılım yılımız oldu. Ürün konseptimize koltuk üretimini de ekledik. Aynı zamanda aksesuar çalışması da yaptık. Krize rağmen büyümek zor ama, en azından küçülmemek de bir başarıydı. 2010 yılı için konseptimizi tamamladığımızı düşünüyoruz. Bunları müşterilere ulaştırabilmek için, tanıtım ve markalaşmaya ağırlık vermek ve mağazalarımızı artırmak istiyoruz.”GMSMobilya ihracata odaklandıtıklarını, ihracatlarının toplam üretim içinde yüzde 75’lik paya sahip olduğunu söyledi. Firma bünyesindeki ihracat ekibiyle birlikte yeni pazar arayışında olduklarına da değinen Gürbüz, “Türk cumhuriyetleri, Kuzey Afrika gibi bölgelerde daha önce çalışmadığımız ülkelerle bağlantılar kurmaya çalışıyoruz. 2009 yılında 1 milyon 400 bin dolarlık ihracat yaptık. 2010 yılında da mevcut pazarlarımızı geliştirerek ve onlara yeni yerler ekleyerek büyümemizi sürdürmeyi planlıyoruz” dedi. Yurtiçinde satış noktaları artırılacak İnegöl’de yapımı devam eden Mobilya İhtisas OSB’deki 10 bin metrekarelik alanda tesis yatırımına 2010 yılı içinde başlayacakları bilgisini de veren Yalçın Gürbüz, yine 2010 yılında yurtiçinde satış noktalarını artıracaklarını ve en az üç şehirde üç showroom açmayı hedeflediklerini belirtti. Yaşanan küresel krizin etkisiyle ihracatta düşüş yaşadıklarına da dikkat çeken Yalçın Gürbüz, “KDV indirimi ile yurtiçi satışlarımız daha da arttı. Böylece iç ve dış satış rakamlarımızı dengelemiş olduk. 2009 yılında yatırımlarımız olsa da kapasitemizi çok artırdığımız söylenemez. KDV indirimi de satışları olumlu yönde etkiledi. 2010’dan umutluyuz ve beklentilerimiz büyük. Özellikle İMOB fuarının sektöre daha da hareketlilik katacağını düşünüyorum” diye konuştu.Yalçın Gürbüz Mobilya sektöründeki üretimlerine 1950’li yıllarda Gürbüz Mobilya olarak başlayan GMS, ikinci kuşağın yönetiminde İnegöl’deki tesisinde faaliyetlerini sürdürüyor. 8 bin metrekarelik kapalı alana sahip tesisinde 70 çalışanıyla üretim yapan GMS Mobilya, ahşap modern yatak, yemek odası ve duvar üniteleri tasarlayarak tüketicilerin beğenisine sunuyor. Aylık 400 takım üretebilme kapasitesine sahip firma, yurtiçinde kendi markasıyla corner bayii ve satış noktalarıyla büyüyor. Son olarak Yunanistan’da bir otel projesinde yer alan ve ihracat ağırlıklı çalışan firma, 2010 yılında mevcut pazarlarını koruyarak yeni yerlere de ürün gönderecek. Yurtiçine GMS, yurtdışına ise Fora markasıyla ahşap mobilya gönderdiklerini anlatan GMS Mobilya Sanayi firma sahibi Yalçın Gürbüz, ülke genelinde Marmara, Karadeniz, Akdeniz ve Ege bölgelerindeki 60’a yakın satış noktasında yer aldıklarını ve ağırlıklı olarak yurtdışına üretim yap-Muharrem Uğurdağ
TASARIMDAN ÜRETİME MOBİLYA KENTİ: İNEGÖL l 21Meltem,Weltewmarkasıyla 25ülkeyeihracatyapıyorMobilya sektöründe 1997 yılından bu yana faaliyet gösteren Meltem Modüler Mobilya ve Koltuk Sanayi, kendi markası Weltew ile 25 ülkeye ihracat yapıyor. Altyapı yatırımlarına 2010 yılında 10 milyon Euro kaynak ayıran firma güçlü, sağlam bir marka olarak öne çıkmayı hedefliyor. Meltem Modüler Mobilya ve Koltuk Sanayi Genel Koordinatörü Veysi Yaşar, mobilya kenti İnegöl’de faaliyet gösteren Meltem Modüler Mobilya’nın 1997 yılından bu yana kurumsallaşma yolunda adımlar attığını ve özellikle 2007 yılından sonra makine ve altyapı yatırımlarını tamamlayarak kendi markası Weltew ile ülke genelinde ciddi oranda büyüme sağladığını söyledi. İnegöl Yenice’deki 26 bin 500 metrekarelik tesisin 12 bin 500 metrekarelik ek yatırımının sürdüğü bilgisini veren Veysi Yaşar, 2010 yılı Nisan ayında toplamda 40 bin metrekarelik alanda üretim yapar hale geleceklerini belirtti. Weltew markasıyla kanepe, koltuk, yemek, yatak odaları, duvar üniteleri, baza ürettiklerini ifade eden Yaşar, tamamlanacak olan binada genç odası için ayrı bir marka çalışması sürdürüleceğini kaydetti. Baza üretiminin takımlara uygun konseptlerde üretildiğini dile getiren Veysi Yaşar, 2010 hedeflerini şöyle anlattı; “Modüler mobilya hattımızı genişleterek ve atıl olan kısımları başka bir yere taşıyarak mevcut yerdeki iş akışını hızlandıracağız. Aylık üretim kapasitemiz 2 bin 400 takım. Bu kapasiteyi daha da yükselteceğiz. Altyapıyı tamamladıktan sonra sağlam adımlarla ilerleyeceğiz. 2009’da krize rağmen istihdam artırdık ve yatırımımızı sürdürdük. 2009 yılında bir önceki yıla oranla yüzde 40 üretim artışımız oldu. Bunda KDV indirimi ve kampanyalarımız etkiliydi. Bina yatırımıyla başladığımız yatırım programımız dahilinde 2010 yılı içinde 10 milyon Euro’luk planlama yapıldı. Makine, tabelalaşma, showroomlaşma ve tanıtım çalışmalarıyla yatırımlarımızı sürdüreceğiz. Şu an 220 çalışan var, yeni yatırımlardan sonra 300 kişiye ulaşacağız. Türkiye’de güçlü, sağlam bir marka olarak öne çıkacağız.” “Kars’tan Edirne’ye, İzmir’den Iğdır’a kadar her bölgede bayilikler kuruldu” diyen Yaşar, 800 adet satış noktasında bulunduklarını, Türkiye genelinde beş bölge bayii, üç de bölge müdürlükBulgaristan, Romanya, Yunanistan, Belçika, Fransa, İngiltere, Almanya gibi Avrupa ülkeleri başta olmak üzere 25 ülkeye ihracat yaptıklarını belirten Meltem Mobilya Genel Koordinatörü Veysi Yaşar, satışları içinde yüzde 20 olan ihracatın payını yüzde 50’ye çıkarmayı hedeflediklerini söyledi. leri bulunduğunu kaydetti. Bulgaristan, Romanya, Yunanistan, Belçika, Fransa, İngiltere, Almanya gibi Avrupa ülkeleri başta olmak üzere 25 ülkeye ihracat yaptıklarını da belirten Yaşar, ihracata yönelme süreçlerini şöyle anlattı; “2008 yılı öncesinde ihracat oranımız yok denecek kadar azdı. Ancak ihracatta güzel bir rüzgar yakaladık. Ürünlerimizin kalitesi, tesisimizin kapasitesi ve işlem hacmimiz gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında ürünlerimize olan ilginin artmasına neden oldu. Üretimden ihracat oranımız yüzde 20. Hedefimiz yurtiçi ve yurtdışı satışlarımızı yüzde 50-50 dengelemek. Suriye ve Azerbaycan’da distribütörlüğümüz var. Türk cumhuriyetleri, İngiltere, Fransa, Almanya’da da showroom’larımız bulunuyor.”
22 l BÖLGE lTASARIMDAN ÜRETİME MOBİLYA KENTİ: İNEGÖLVira,evmobilyasında uzmanlaşmakistiyorVira Mobilya, 2010 yılında ev mobilyası alanında ilerlemeyi ve yüzde 30 büyümeyi hedefliyor. Vira Mobilya Genel Müdürü Selim Bayrakdar, yurtiçi piyasanın yanı sıra yurtdışında da büyümeyi ve tüketici odaklı ürünlerle ihracata daha fazla ağırlık vermeyi planladıklarını belirtti. Ahşap yatak ve yemek odaları üretimiyle 1997 yılında faaliyete geçen Vira Mobilya, 1998 yılında panel mobilya üretimine başladı. 2000’li yıllarda ürün gamını geliştirerek koltuk üretimine de yönelen firma, bugün yatak, yemek odaları ve oturma grupları üretimi alanında faaliyet gösteriyor. Vira Mobilya’nın gelişim süreci çerçevesinde 2005 yılında İnegöl Sanayi Sitesi’nde yeni fabrika yatırımını tamamladığını belirten Vira Mobilya Genel Müdürü Selim Bayrakdar, 100 çalışan ile 10 bin metrekarelik alanda faaliyet gösterdiklerini kaydetti. Daha çok ev mobilyasında ilerlemek istediklerini belirten Bayrakdar, 2010 yılı için yüzde 30 büyüme hedefi koyduklarını dile getirdi. Üretimlerinin yüzde 30’unu ihraç ettiklerini ifade eden Selim Bayrakdar, “Avrupa’nın neredeyse her ülkesine ihracatımız var. Ayrıca, Orta Asya’da Kazakistan, Özbekistan, Gürcistan ve Azerbaycan var. Balkanların neredeyse tamaİhracat ve iç piyasa satışlarını yüzde 50 oranında dengelemek istediklerini vurgulayan Vira Mobilya Genel Müdürü Selim Bayrakdar, 2010 yılında ev mobilyasında ilerleme ve yüzde 30 büyüme hedefi koyduklarını dile getirdi. mına ürün gönderiyoruz. Öte yandan Libya ve Suudi Arabistan ile de ilişkilerimiz var. Pazarın çok beğeneceği ürünler yapıyoruz. 2010 yılında ihracata çok daha fazla ağırlık vereceğiz. Yurtdışındaki pazarı büyütmek için de çok çalışıyoruz” dedi. İhracat ve iç piyasa dengesini yüzde 50 oranında tutturmayı planladıklarını söyleyen Bayrakdar, Vira markasıyla, yurtiçinde corner ve tabelalı bayileri bulunduğunu dile getirdi. Bayraktar şöyle konuştu; “Şu an ülke genelinde 300 noktada ürünlerimiz var ayrıca beş de tabelalı bayiimiz bulunuyor. Hedefimiz, karşılıklı istekle bu sayıyı artırmak. Aylık bin takımlık kapasitemiz var. Dönem dönem gelen siparişlerle bu rakam değişiyor. Üretim verimliliğini 12 aya yayarsak çok rahatlayacağız. Bunu da ihracatla çözeceğimize inanıyoruz.” “İMOB fuarında sürprizlerimiz var” Yeni yatırım projeleri bulunduğunun da bilgisini veren Genel Müdür Bayrakdar, “Yeni Organize Sanayi Bölgesi’nden 15 bin metrekarelik arsamızı aldık. Orada da yumuşak grup üretimi gibi farklı bir üretim düşünebiliriz. Firmaların gelişmesini sağlayan doğru ürünlerdir. Özellikle İMOB fuarında sürprizlerimiz var. Tasarım yarışması için bir ürünümüz var. İMOB’da 180 metrekarelik alanda ziyaretçilerle buluşacağız” diye konuştu. İnegöl’ün mobilyanın başkenti olma hedefinde başarıya ulaşacağına inandığını vurgulayan Selim Bayrakdar, İnegöl mobilya ve üreticisi ile ilgili şu ifadeleri kullandı; “Yeni nesil mobilya üreticilerinde paylaşımcılık bilinci var. Biz iyi yönlerimizi de kötü yönlerimizi de birbirimizle paylaşıyoruz. Bizler ne yapmak istediğini bilen insanlarız. Derdimiz daha çok tasarım odaklı, ürün odaklı firmalar olmak. Dünyadaki gelirin büyük kısmını tasarım yapan firmalar alıyor. Biz de tasarım odaklı, kendine has ürünleri olan firmalar olmalıyız. Sürekli ‘sektöre nasıl bir yenilik getirebiliriz’ diye düşünüyoruz. Dünyada öne çıkmanın şartı da budur. İnegöllü mobilyacılar olarak hem sanatçı hem de sanayici yönümüzle öne çıkmak istiyoruz. Bu anlamda Kayseri ve Ankaralı üreticilerin arasında bir yerde durduğumuzu söyleyebiliriz.”Ortakçı bombeli laminecam üretmeyi planlıyorBabasından devraldığı cam işleme tesisini bugün ailenin dördüncü kuşak temsilcileri olan oğulları Alican ve Bertan Ortakçı ile birlikte yöneten Ortakçı Cam Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Ortakçı, 2010 yılında otomotiv sektöründeki paylarını artırabilmek için bombeli lamine cam üretmeyi planladıklarını söyledi. Ortakçı, bunun için Ar-Ge çalışmalarının yapıldığını ve gerekli olan uluslararası belgeler alınarak eğitimlerin tamamlandığını belirtti. İnegöl Organize Sanayi Bölgesi’ndeki 26 bini kapalı, toplam 30 bin metrekare alan üzerine kurulu tesisinde cam işleme faaliyetlerini sürdüren firma, 210 personel istihdam ederken, 130 makineyle üretim yapıyor. İnegöl’de vergi sıralamasında ilk üç, Bursa’da ise ilk 50 arasında yer aldıklarını belirten İsmail Ortakçı, mobilya, duşakabin sanayi, davlumbaz sanayi, banyo mobilyaları, ısıtma ve soğutma sanayi, TV sehpaları ve otomotiv gibi pek çok farklı sektöre üretim yaptıklarını söyledi. Ortakçı, doğrudan ihracat düşük olsa da dolaylı olarak ciddi bir coğrafyaya ulaştıklarına dikkat çekerek “İspanya’ya doğrudan ihracat yapıyoruz.Akros,‘sertağaç’ihtiyacının yüzde40’ınıkarşılıyorKökenlerinin dayandığı Gürcistan’dan meşe ve kayın gibi sert ağaçları getirerek ilk ithalatlarını gerçekleştirdiklerini belirten Akros İmport-Export firma ortağı Mahmut Akıskali, bu süreçte İnegöl mobilya sektörü üreticilerinin ihtiyacına cevap verdiklerini söyledi. 1997 yılından itibaren Rusya’dan yumuşak ağaç ithalatına başladıklarını anlatan Akıskali Gemlik’teki 10 bin metrekarelik depolama alanını da o dönemde faaliyete soktuklarını kaydetti. Akıskali şirketin gelişim sürecini şöyle özetledi: “1994 krizi olduğu zamanlarda iç piyasada sert ağaç talebiyle ilgili ciddi bir açık vardı. Biz o dönemde piyasadaki bu boşluktan yararlanarak üç yıl boyunca Gürcistan’dan sert ağaç ithal ettik ve ağırlıklı olarak İnegöl’e tedarik sağladık. Ardından Rusya’ya yöneldik. Bugün Rusya’da ciddi bir altyapımız var. Türkiye’deki Sibirya ağacı ihtiyacının yıllık 150-200 bin metreküpünü firma olarak biz karşılıyoruz. Bu Türkiye pazarının yüzde 40’ına karşılık geliyor.” Sibirya bölgesinden kesilen ağaçların Rus çözüm ortakları tarafından Taganok’ta bulunan 30 bin metrekarelik depolama alanına demiryolu aracılığıyla getirildiğini ve burada sınıflandırılıp işlemden geçirildikten sonra limandan kendilerine ait olan Starless ithalatçı firması tarafından Türkiye’ye ihraç edildiğini belirten Akıskali, Türkiye’nin tüm bölgelerine toptan ağaç satışı yaptıklarını söyledi. Rusya’da Akros Beton ve Argill firmalarıyla da hayvan yemi ve beton sektörlerinde faaliyet gösterdiklerini aktaran Mahmut Akıskali, Rusya’nın önemli bir pazar olduğunun altını çizdi. Ağaç kesim sezonunda taşıma ve işleme operasyonunda 300’e yakın personel çalıştırdıklarını dile getiren Akıskali, bu rakamın sezon sonunda düştüğünü, sabit olarak Gemlik’te bulunan depolarında 22 kişinin istihdam edildiğini bildirdi. 2009 yılında orman ürünleri sektöründe ciddi sıkıntı hissedildiğine değinen Akıskali, sektörde yüzde 60 daralma yaşandığını ve küresel krizin de etkisiyle Rusya’da orman ürünleri imalatı yapılmadığını, bu nedenle ithalatta da zor günler geçirdiklerini kaydetti.İsmail Ortakçı Romanya ve Azerbaycan gibi ülkelerle de dönem dönem çalışıyoruz” dedi. Ağırlıklı olarak mobilya sektörüne hizmet verdiklerini belirten Ortakçı, “Üretimimizin yaklaşık yüzde 50’si mobilya sektörüne yöneliktir. Kelebek, Doğtaş, Alfemo, Konfor, Şemsioğlu, Merinos, Yataş gibi pek çok önemli markayla çalışıyoruz. İnegöl’de de mobilya sektöründe faaliyet gösteren hemen hemen bütün işletmelere ürün gönderiyoruz. Üretim kapasitemiz aylık 200 bin metrekare cam işlemedir” diye konuştu. Otomotiv sanayine yönelik olarak temperli cam tesisi kurduklarını vurgulayan Ortakçı, otomotivin üretimleri içindeki payının yüzde 20 olduğunu söyledi. Şişecam’da son on yılda ayna tüketiminde ciro birincisi olduklarını ve ayna alışında da son beş yılda ilk sırada, düz camda da ilk on beşin içinde yer aldıklarını ifade eden Ortakçı, Ar-Ge ekiplerinin müşterilerin Ar-Ge birimleriyle ortak çalışmalar yaparak inovatif ürünler ortaya çıkardığını belirtti. Ortakçı, “Biz camı, aynayı satıp ödemeyi alan kurum değil, müşterilerimizin çözüm ortağıyız” şeklinde konuştu.Mahmut Akıskali